Köşe Yazısı

A+ A-

Uygarlıklar Çatışması!

18 Ocak 2015 Pazar

Ünlü tarihçi Toynbee, uygarlıkların ancak bir düşman, bir meydan okuma ile karşılaştıkları ve onun üstesinden geldikleri zaman geliştiklerini söyler.
(Toynbee’nin kuramı için benim “Toplumsal Değişme Kuramları ve Türkiye Gerçeği” adlı kitabıma bakılabilir.)
Toynbee’nin takipçisi olan Huntington, “Uygarlıklar Çatışması” adlı kitabında, Sovyetler Birliği çöktükten sonra rakibini yitiren Batı Uygarlığı’nın rehavete kapılacağını, bunun için yeni düşmanlar bulması gerektiğini belirtiyor ve yakın düşman olarak İslam Uygarlığı’nı, ondan sonra da Sind (Çin) Uygarlığı’nı işaret ediyordu.
Önce 1993’te bir makale olarak yayınladığı, sonra 1996’da kitaba dönüştürdüğü bu tezini yazarken zaten İslam adına yapılan saldırılar dünyanın çeşitli yerlerindeki Amerikan üslerini vurmaya başlamıştı bile...
Ama asıl 11 Eylül 2001’de New York’taki İkiz Kulelere yapılan El Kaide saldırısı, onun bu tezlerinin bütün dünyada daha etkili olmasını sağladı.
Sovyetler’in 1991’de çöküşünden sonra başlayan “Küresel Dönemin” birinci “umut” aşaması, on yıl sonra İkiz Kuleler saldırısı ile bitmiş, artık “Uluslararası Terör” ve “Sınırların yeniden çizilmesi” aşaması başlamıştı.
Zaten Sovyetler’in çöküşünden sonra, Balkanlar, Ortadoğu karışmış, yeni devletler ortaya çıkmaya, var olanlar parçalanmaya başlamıştı...
ABD, “Kitle İmha Silahları var” yalanını kullanarak Irak’ı işgal edince Ortadoğu ve Kuzey Afrika, “Arap Baharı” aldatmacasıyla, yepyeni bir krizin içine girdi.
Elbette Avrupa ve tüm dünya da bundan etkilendi:
Bir yandan İslam adına yapılan terör eylemleri, öte yandan İslamofobi, el ele, eşzamanlı olarak gelişti, bütün Avrupa’yı ve dünyayı pençesine aldı.
İşte Paris’teki Charlie Hebdo saldırısı ve Türkiye de dahil olmak üzere, öteki ülkelerde yaşananlar bu bağlamda görülmelidir.

***

Bu “Uygarlıklar Çatışmasını” durdurmak için derhal önlemler alınmaya başlanmalıdır!
Peki ama İslamı, radikal siyasal öğelerden ayırmak olanaklı mıdır?
ABD’nin uydurduğu “Ilımlı Siyasal İslam” veya “Amerikancı İslam” modeli zaten çökmüştür.
Bunu daha önce de bu sütunda yazmıştım:
Kala kala önümüzde tek yol olarak, İslamÂleminde bir tecdid (yenileme, reform) hareketi ile laikliğin geliştirilmesi seçeneği kalmıştır.
CHP lideri Kılıçdaroğlu da, grup konuşmasında Charlie Hebdo katliamını yorumlarken gayet isabetli bir biçimde şöyle demiş:
“Bütün İslam dünyasına sesleniyoruz:
Lütfen laikliği benimseyin. İnançların güvencesidir laiklik. İnsanların inançlarına siyasetin müdahale etmemesi demektir.
Ederse ne olur? İşte Paris olur.
Laiklik, terörün de panzehiridir.

***

AKP denetimindeki medyada hasır altı edilen Kılıçdaroğlu’nun bu çağrısına, sadece ulusal çapta değil, uluslararası düzeyde de destek verilmelidir.

Tümü Emre Kongar - Son yazıları

CHP’nin stratejik başarısı neden sürecek! 23 Temmuz 2019 Sal
Cumhuriyet davasında ‘kanunsuzluk’ 21 Temmuz 2019 Paz
Kaftancıoğlu, örgütünü itiraf etti! 19 Temmuz 2019 Cum