Hiç yoktan Suriye’ye bulaştılar. Mezhepçilik yaptılar. Barış süreci deyip PKK’nin silah bırakmadan siyasallaşmasına, bir bölgede neredeyse tümüyle egemenlik ilan etmesine neden oldular.
Amerika’nın Kürecik’te radar üssü kurulmasından İncirlik Üssü’nün kullanılmasına değin her istediğine boyun eğdiler.
IŞİD’i kardeşten, PKK’yi barışçıdan saydılar.
Hepsi toplandı, başımıza yıkıldı: Suriye’deki iç savaş Türkiye sınırından içeri girdi.
Üstelik... Seçimin üzerinden yaklaşık iki ay geçti. Türkiye, seçim öncesi hükümetle idare ediliyor.
Sezon açılırken
Yeni futbol sezonunun adını “Hasan Doğan” koydular.
Hepimiz bildiği üzere, Hasan Doğan, AKP döneminde Futbol Federasyonu Başkanı yapılmıştı.
Hasan Doğan, Bodrum’da yemeğin ardından girdiği saunada kalp krizi geçirerek yaşamını yitirince AKP iktidarı tarafından bir anlamda “şehit”lik düzeyine yükseltilmişti.
Recep Tayyip Erdoğan’ın en yakın arkadaşlarından olan Hasan Doğan’ın bir önemli özelliği de, Erdoğan’ın oğlu Burak’a “gemicik” satan kişi olmasıydı.
Anısı, şikelerle, türlü dolaplarla, kinlerle, düşmanlığı körükleyen, yabancı oyunculara milyarlar döken, kendini beğenmiş yöneticileri ile kirletilmiş futbolumuzda yaşayacak.
Özkes’in istifası
Çalışkan, iyi niyetli, dürüst bir siyasetçi olan İhsan Özkes, CHP’den koptu.
Özkes’in istifa gerekçelerini okursanız, özellikle Kemal Kılıçdaroğlu tarafından yalnız bırakıldığını, hatta yanıltıldığını, aklı başında yaptığı uyarıların hiçbirinin parti yönetimince dinlenmediğini görürsünüz.
Özkes, istifa açıklamasını güle oynaya yapmadığını söylüyor. Bu ifadesinde çok içten olduğuna inanıyoruz.
CHP’yi, kimi CHP’lilerden daha fazla kucakladığını ve savunduğunu da söylüyor İhsan Özkes. Çok doğru.
Cumhuriyet ilkelerine bağlı bir din adamı olduğunu yaşam içinde kanıtlamış İhsan Özkes dışlanırken, siyasal İslam geleneğinden gelen Mehmet Bekaroğlu, Kılıçdaroğlu’nun en yakın yardımcısı olarak genel merkezde oturmaya devam ediyor.
Koalisyon görüşememeleri
İyi niyet tavrı gösteriyorlarmış. Amaç, ülkeyi hükümetsiz bırakmamakmış. Temel başlıklar varmış, ama bir de alt başlıklar varmış. Alt başlıklarda uzlaşılırsa üst başlıklara geçilecekmiş. Şimdilik heyetleri belirleme görüşmeleri yapılıyormuş, sonra heyetler arası görüşmeler yapılması gündeme gelecekmiş. Yöntem görüşmeleri bitince de son dem görüşmelerine geçilecekmiş. Temaslar zaten bugünden yarına tamamlanamazmış, 10 güne kalmaz bir şeyler belli olurmuş. O şeylerin ne olacağı şey şey çerçevelenip kamuoyuna açıklanacakmış...
CHP, AKP’nin ipine işte böyle un serpiyor.
Az kaldı, AKP, üstündeki unu silkeleyip CHP’yi de sallandıracak erken seçim ipini ortaya çıkaracak.
Cemaate karşı TÜRGEV
Recep Tayyip Erdoğan ve ailesi, birkaç yıl içinde arsa, bina ve bağış zengini olan TÜRGEV’e, özellikle ABD’ye sığınmış emekli vaizin cemaati ile kapışmadan sonra ağırlık verdi.
Asıl amaç, cemaatin öğrenciler üzerindeki etkisini kırmak ve cemaatin yöntemlerini kullanarak kendine tabi genç tabanı oluşturmak...
TÜRGEV, hedefine ulaşabilmek için İstanbul Fatih’te kurulu Eğitime Destek Programları Merkezi (EDEP) ve New York’ta kurulu Turken Vakfı ile işbirliği yapıyor.
Turken Vakfı, Erdoğan ailesinin cemaat ile kapışmasından hemen sonra 2014’te ABD’de TÜRGEV ve Ensar Vakfı’nın destekleriyle kuruldu.
Ensar Vakfı, tıpkı TÜRGEV gibi dinsel eğitim amaçları olan bir kuruluş. “Herkesin kendi dini ve felsefi inançlarına göre eğitim ve öğretim yapma hakkını kullanmasına destek ve yardım sağlamayı” temel misyonu sayıyor. İlk kurucuları arasında AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile eski Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer de bulunuyor.
Ensar Vakfı’nın şu andaki yöneticileri arasında Abdullah Gül’ün damadı Mehmet Sarımermer de yer alıyor.
TÜRGEV ile Ensar Vakfı’nın destekleriyle ABD’de kurulan Turken Vakfı’nın amacı da benzer ilkeler içeriyor.
Turken Vakfı’nın bugünkü Başkanı Halil Mutlu, büyük bir rastlantı sonucu, Recep Tayyip Erdoğan’ın Rize Güneysu’dan hemşerisi.
Turken Vakfı’nın Genel Sekreteri Haluk Gani ile Mali Sekreteri Memiş Yetim, tıpkı Recep Tayyip Erdoğan ve TÜRGEV yöneticisi oğlu Bilal Erdoğan gibi imam hatip okulu mezunu. Memiş Yetim, aynı zamanda, diğer Turken Vakfı yöneticilerinden Makedon kökenli Zulkarneyn Vardar gibi Mısır’da şeriat odaklı eğitim veren El Ezher Üniversitesi mezunu.
Öyle anlaşılıyor ki, Erdoğanlar, cemaate karşı, bir tür Türk Müslüman Kardeşler örgütü oluşturup evrensel düzeyde genç tabanlarına egemen olmak istiyorlar.
Adım
Anayasa Mahkemesi’nin dershane kararı, “paralel” dedikleri ile barışarak yeniden anlaşmalarının ilk adımı olabilir.
Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı- Abdullah Gül Başbakan sloganı ile erken seçime gidilip yeniden tek başına iktidar olma pazarlığının ilk adımı...