Çürüme ve çözülme (14.04.2016)
Ergin Yıldızoğlu
Son Köşe Yazıları

Çürüme ve çözülme (14.04.2016)

14.04.2016 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bir türlü aşılamayan “uzun durgunluk”, serbest ticareti sorgulayan yorumların Wall Street Journal, Financial Times, hatta The Economist gibi medya platformlarında görülmeye başlaması, küreselleşmenin en “iyimser” deyimle duraklaması, Panama Belgeleri ile yeniden gündeme gelen yolsuzluklar, Batı merkezli küresel kapitalizmin, çürüme, çözülme sürecini sergiliyor.

Daha da durgunlaşırken...
Dünya ekonomisi 2009’daki çöküşten bu yana durgunluktan çıkamıyor. 2015 yılının ikinci yarısından bu yana veriler, merkez ülkelerin cansız büyüme oranlarının hız kaybetmeye başladığını gösteriyor. “Yükselen Piyasaların” durumu daha da vahim. Dünyanın yedinci büyük ekonomisi, bu yıl yüzde 3.5 daralması beklenen Brezilya için CNN “çöküş” kavramını kullanıyor, Goldman Sachs ise “depresyon”. Venezüella’yı yüzde 500 enflasyon, siyasi kaos sarsıyor. Dünyanın sekizinci büyük ekonomisi İtalya’da banka sistemi 360 milyar Avro’luk batık kredi yükü altında çatırdıyor. Avusturya hükümeti, batık bankalarını kurtarmakla meşgul (Snyder, Economic Collapse, 11/04/2016). Business Insider, CNBC ekonomistleri, ABD’de ekonomik büyüme hızı beklentisinin, bu yılın ilk çeyreği için sıfır noktasına gittiğini aktarıyorlar.
Snyder, sürekli çöküş olasılığını vurgulayan bir araştırmacı, aynı şeyi, Brookings Institute, Financial Times, OECD ve IMF için söylemek olanaklı değil. Brookings-Financial Times’ın ve OECD’nin “öncü göstergeler” indeksleri, IMF raporu dünya ekonomisinin yeniden yavaşlamaya başladığını (Financial Times, 10-11-12/2016) gösteriyor.
Faizler sıfır düzeyinde, geriye ekonomiyi (talebi, yatırımları) canlandırmak, istihdamı korumak için devlet harcamalarından, yatırımlarından başka bir enstrüman kalmıyor. Bu da bizi neo-liberalizmden başka bir yere, Keynesgil ekonomi modeline getiriyor.
Talebi, yatırımları, devlet eliyle canlandırabilmek için de, ekonomiye enjekte edilecek kaynakların ülke ekonomisi içinde kalması gerekiyor. Bu bağlamda, mal ve sermaye hareketlerindeki serbestlik ciddi bir sorun yaratıyor; iki kanaldan sorgulanıyor (L. Summers, Financial Times 10/04/16; G. Ip, Wall Street Journal, 11/04/16).

Serbest ticaret sorgulanıyor
(1) Ülke ekonomisine enjekte edilecek kaynakların, ithalat, sermaye hareketleri yoluyla ülke dışına kaçarak rakip ekonomileri destekleme riski var. (2) Özellikle Çin gibi ülkelerin, düşük ücretle, çevre koruma kurallarından büyük ölçüde muaf, devlet desteğinden yararlanarak üretilen mallarının, ABD, AB ülkelerinde yerli üretimi imha ederek işsizlik, vergi kaybı yoluyla ekonomiye, siyasi dengelere zarar verme riski giderek artıyor.
Bu iklimde vatandaşların büyük kısmı, küreselleşmeden, serbest ticaretten esas olarak seçkinlerin yararlandığını düşünüyor, siyasetin hâlâ neo-liberalizme sadık merkezinden uzaklaşarak, korumacılıktan yana, küreselleşmeye, AB’ye karşı tutum alan partilere yöneliyorlar. Bu nedenle de örneğin ABD’de bile yalnızca Trump değil, Clinton, Sanders, Ted Cruz, serbest ticaretin yararlarını sorguluyor (Summers).
Bu ortam da, Panama Belgeleri “yüzde 99’un”, “yüzde 1”e ve temsilcilerine ilişkin kuşkularını doğruladı. Neo-liberal dönem boyunca devletler sermayeye kaynak aktarmak, mali piyasaların istediği istikrarı sağlamak için bütçe disiplini adına, kamu işletmelerini tasfiye ettiler; sağlık, eğitim, işsizlik destekleri, emekli maaşları alanlarında harcamalarını kıstılar. Bu sırada, gerçek kaynak sahibi “yüzde 1” (büyük sermaye) vergi vermemek için içeride her türlü yasal kolaylıktan yararlanırken parasının bir kısmını da Luxemburg, Panama gibi merkezlerde gizliyordu.
Serbest piyasa, mali serbestlik, adeta sermayeye her şey serbest havasında devam ederken, Panama Belgeleri, Libor faizleri manipülasyonu, uyuşturucu kartellerinin, mafyanın paralarının banka sisteminde aklanması, siyasilerin rüşvet- komisyon yoluyla hırsızlıkları, FIFA yolsuzluğu gibi skandalların üzerine geldi. Yalnızca bir ekonomik model değil, kapitalizm çözülüyor ve çürüyor.  

Yazarın Son Yazıları

250 yaşında, hasta adam

Amerika’da başkanlar görevi devralırken hemen her zaman John Winthrop’un ünlü, “Yeni Kudüs”, “istisna ülke”, “aşikâr yazgı” (manifest destiny) vaazını (1630) anarlar.

Devamını Oku
02.07.2026
NATO zirvesi-genel çerçeve denemesi

NATO Ankara Zirvesi, ittifakın stratejik yöneliminde yapısal bir değişimi yansıtıyor.

Devamını Oku
29.06.2026
Caligula, Trump, Musk üzerine spekülatif düşünceler

Amerikan toplumunda Roma İmparatorluğu’nun çürüme, çöküş aşamasını anımsatan bir dönüşüm yaşanıyor.

Devamını Oku
25.06.2026
Versay’dan sonra yeni jeopolitik

7 Haziran 2026’da Versay Sarayı’nda ve Tahran’da eşzamanlı imzalanan 14 maddelik İslamabad Mutabakatı, İran-ABD savaşını resmen durdurdu

Devamını Oku
22.06.2026
Apartheid şimdi küresel

Sonuçta yeni Apartheid, duvarlarla değil, yaşamın dolaşımını düzenleyen görünmez mekanizmalarla kuruluyor. Bir tarafta sermaye, veri, mineraller ve su için sınırsız hareket; diğer tarafta insan için sınırlı hareket, sınırlı hak, sınırlı nefes. Küresel düzenin hakikati şu: Artık-değer çevrede üretiliyor, fakat yaşamın güvenliği merkezde korunuyor. Bu yüzden Apartheid artık küresel; sermayenin düzeni ise hem ekonomik hem biyopolitik hem de biyo-ırkçı.

Devamını Oku
18.06.2026
Buradan nereye?

Tren bu istasyona, Gezi Parkı, gar katliamı, “darbe”, mühürsüz oy pusulaları, İstanbul Belediye seçimleri hezimeti, tutuklamalar, gizli tanıklar, uydurma kanıtlar, büyük kitlesel mitinglerin yarattığı korku duraklarından geçerek geldi.

Devamını Oku
15.06.2026
Yaklaşan fırtınaya hazır mıyız?

Türkiye’de ağaçlar kesilmeye, ormanlar yakılmaya, su havzaları kurutulmaya gıda krizi derinleşmeye devam ediyor; toplumsal dokusunun örüntüsü çözülüyor. Bir yanda iklim sistemi çökerken öte yanda uluslararası düzen sarsılıyor. İki kriz aynı anda, aynı hızda derinleşiyor. Önümüzdeki 2-3 yol çok ama çok kritik! Bu gidiş içinde iyimser olmak olanaksız. Ülke adeta intihar ediyor!

Devamını Oku
11.06.2026
Süper El Nino’ya hazır mıyız?

İklim krizini hâlâ “gelecek kuşakların sorunu” sananları acı bir sürpriz bekliyor.

Devamını Oku
08.06.2026
Biraz da komplo teorisi

Çok garip zamanlarda yaşıyoruz.

Devamını Oku
04.06.2026
‘Was will Kılıçdaroğlu?’

Sevgili Prenses Marie, O kasvetli Viyana akşamındaki sohbetimizin verdiği cesaretle, bu kez İstanbul’un yapışkan (bu zamanlarda küresel ısınma diye bir şey var) bir gecesinde başka türlü uyuyamayacağımı anlayınca kalkıp bir süredir aklımı kurcalayan bir soruyu sizinle, bu kez bir meslektaşınız olarak paylaşmak istedim.

Devamını Oku
01.06.2026
‘Alea iacta est’

Sezar, Roma’ya doğru yürürken ordusunu Rubicon nehrinden geçirince “Alea iacta est” (Zar atıldı) demiş...

Devamını Oku
28.05.2026
Mutlak butlandan sonra

“O kadar da olmaz!” derken karar çıktı.

Devamını Oku
25.05.2026
‘Arkadaşlar hazır mıyız?’

Küresel düzeyde hemen her ülke için ekonomik, siyasi ve toplumsal riskler hızla artıyor.

Devamını Oku
21.05.2026
Tükidides tuzağında ‘stratejik istikrar’

Trump ve Şi Cinping, Mayıs 2026 Pekin zirvesinin ardından iki ülkenin ilişkisinin sıfırlanmasından söz ettiler.

Devamını Oku
18.05.2026
ABD ve Çin ilişkilerinde yeni dönem

Trump’ın bu hafta Pekin’e yaptığı ziyaret bir diplomatik olayın ötesinde, belki de bir büyük dönüşümün işaretlerinden biri olarak okunabilir.

Devamını Oku
14.05.2026
Neocon Melankolisi ve tuzaklar

Bu yazıları okuyan bir gözlemcinin aklına ilk anda, “Neoconlar gerçekten pes mi etti?” sorusu gelebilir. Bir yorumcu da “imana mı geldiler?” diye sorarak dalga geçiyordu.

Devamını Oku
13.05.2026
Türkiye o resmin neresinde?

Hürmüz Boğazı’nda gerilim tırmandıkça enerji ve gıda güvenliği sorunlarının kesiştiği görülüyor.

Devamını Oku
11.05.2026
IV. kriz farklı...

İran savaşının tetiklediği, enerji krizi öncekilerden farklı; yeni bir dönemin başladığını düşündürüyor.

Devamını Oku
07.05.2026
Almanya: Ya gerçekten normalleşirse?

Perşembe günü, Almanya’nın yeniden silahlanmaya başladığına dikkat çekmiştim.

Devamını Oku
04.05.2026
Kurallar çözülürken

Bir önceki yazımda ABD’nin kurduğu kurallara dayalı sistemin çözülüşünü tartışmıştım.

Devamını Oku
30.04.2026
'Önce yavaş yavaş...'

Çağımızdaki savaşlar, egemen ekonomik model, yapay zekâ, özellikle geçen hafta açıklanan Palantir “Manifesto”su üzerine tartışmalar bana Ernest Hemingway’in Güneş de Doğar romanını anımsattı.

Devamını Oku
27.04.2026
Çin şoku 3.0

“Çin şoku 2.0 ya da kriz dinamikleri” başlıklı yazımda, Çin kapitalizminin ileri teknoloji alanındaki üretim kapasitesinin Batı merkezli dünya ekonomisinin dengelerini sarsmaya başladığını vurgulamıştım.

Devamını Oku
23.04.2026
‘Çin Şoku 2.0’ ya da kriz dinamikleri

Tarihin en büyük enerji krizine, küresel bir resesyon riskine, “geçim sıkıntısı krizinin” daha da derinleşmesine yol açan İran savaşının, gerçek nedeninin (İsrail bir yana) ABD ekonomisinin finansal yapısını ayakta tutan “petro dolar” sistemini korumak olduğuna ilişkin yorumlar var.

Devamını Oku
20.04.2026
‘Adam’ gitti! Yenisi geliyor

Pazar gecesi Budapeşte sokaklarında büyük bir coşkuyla tarihsel bir kırılma anı yaşanıyor gibiydi.

Devamını Oku
16.04.2026
Savaştan sonra

Washington-Tahran görüşmeleri bir belirsizlik içinde koptu.

Devamını Oku
13.04.2026
Orbán: ‘Madendeki kanarya’

Demokratik sistemleri öldüren “adamlar” iktidarda kalmaya devam etmek için genelde tankları değil “sandık mühendisliğini” tercih ediyorlar ama bir yere kadar! Pazar günü, Macaristan seçimleri bu bağlamda önemli bir deney olacak.

Devamını Oku
09.04.2026
Pentagon’da ‘gleichschaltung’

ABD’de Savunma Bakanı Pete Hegseth, savaşın tam ortasında, Pentagon’da büyük çaplı bir tasfiye gerçekleştiriyor.

Devamını Oku
06.04.2026
Rastlantı ve semptom?

McKinsey araştırma şirketine göre küresel enflasyon riski, resesyon beklentisi giderek artıyor; The Economist ve Financial Times da aynı frekansta.

Devamını Oku
02.04.2026
Savaş-karbon-sermaye

Ortadoğu’da ABD-İsrail-İran hattında tırmanan savaş, çoğu zaman yalnızca jeopolitik bir kriz olarak ele alınıyor.

Devamını Oku
30.03.2026
Uygarlık intihar ederken...

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün State of the Global Climate 2025 (Küresel İklimin Durumu) raporuna göre küresel ısınma öngörülenden daha hızlı ilerliyor.

Devamını Oku
26.03.2026
Kazananın-kaybedenin ötesinde...

Kazananın kaybedenin ötesinde...

Devamını Oku
23.03.2026
İki imparatorluğun trajik yolculukları

Tarih, bazen bir trajediyi, yeni aktörlerle sahneler.

Devamını Oku
19.03.2026
Savaşta devrim’

Şimdi uygarlık şu soruyla yüz yüze: Sivil meşruiyet, hukuki hesap verebilirlik, asgari insani-etik kaygılar, bilgisayar hızında yürütülen bir savaşta anlam taşıyabilir mi? Minap’taki 175 kız öğrencinin ölümü, bu soruyu teorik olmaktan çıkardı.

Devamını Oku
16.03.2026
‘III. dünya savaşı’ değil ama...

İran’a yönelik operasyon “Epic Fury”nin başlamasının üzerinden 11 gün geçti.

Devamını Oku
12.03.2026
Savaşın bir başka boyutu

Bu savaşı anlamanın birçok yolu var. Büyük güçler rekabeti, enerji, silah, finans, teknoloji; hepsi önemli. Ancak, burası, Ortadoğu ve kültür (din) çok önemli; özellikle dinci faşizmin yükseldiği bir çağda.

Devamını Oku
09.03.2026
Savaş üzerine ek notlar

Pazartesi yazımda “büyük felakete”, kararları veren “küçük adamlara” değinmiştim.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaş üzerine kimi notlar ve spekülasyonlar

İnsanlar kimi zaman çaresizlik duyguları içinde, biraz olsun rahatlayabilmek için bir büyük aklın, önlenemez bir büyük planın kapitalizmin kaosuna bir düzen verilebileceğine inanmak isterler: “Biri düğmeye bastı!”, “Devlet aklı!”, “Büyük ... projesi”, “ABD şunu yapıyor İsrail bunu, İran onu...”

Devamını Oku
02.03.2026
Yeryüzünde bir ‘cennet’: Afganistan

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası devleti “demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti” olarak tanımlar.

Devamını Oku
26.02.2026
‘BOP’ olmadı ‘BoP’ verelim

Dahası, bu asimetrik ortamda, BoP bir taraftan, Hamas’tan tam silahsızlanma talep ediyor diğer taraftan halen Batı Şeria’da tekrarlanan yapısal işgal, yerleşim genişlemesi, pogrom ve ilhak baskılarına gözlerini kapatıyor. BoP aslında şu mesajı veriyor: İsrail’e güvenlik, Filistin’e disiplin, yoksa şiddet baskı.

Devamını Oku
23.02.2026
Münih’te uğursuz nostalji

Münih Güvenlik Konferansı’nın en tehlikeli konuşmasını ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio yaptı.

Devamını Oku
19.02.2026