Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Duvar Yazıları

Bir haber saklama öyküsü

02 Haziran 2016 Perşembe

Yeni Akit gazetesinin Ankara temsilcisi Serdar Arseven dün uzun bir köşe yazmış, “Numan Kurtulmuş’tan tarihi itirafmış” diye Cumhuriyet’in manşetini eleştirmiş.

Malum Başbakan Yardımcısı ve Hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş, “Yargı Cumhurbaşkanı’na bağlıdır” demiş, Cumhuriyet de bunu “Tarihi İtiraf” diye manşet yapmıştı.

Kurtulmuş’un bu sözleri, anayasal çizginin dışına çıkıldığını gösteriyordu, çünkü anayasaya göre yargı bağımsızdı.

Arseven demiş ki, “Numan Kurtulmuş’un bu sözlerinden tarihi itiraf sonucunu çıkartanların ruh halleri hakkında değerlendirmelerinin yerinde olup olmadığına siz karar verin.”

Yani Numan Kurtulmuş sanki böyle bir şey dememiş ama Cumhuriyet yazmış demek istiyor.

Ancak ne büyük tesadüftür ki, dün aynı Serdar Arseven, Numan Kurtulmuş’un yaptığı bir toplantıya katıldığını da, yazdığı imzalı haberiyle kendi gazetesinde yazmış.

Haberde fotoğraf da var ve Serdar Arseven Bey orada oturuyor.

Aynı toplantıyı izleyen Hürriyet, Milliyet ve Yeni Şafak temsilcilerine bakınca anlıyoruz ki, Numan Kurtulmuş, “Yargı Cumhurbaşkanı’na bağlıdır” sözleri için pişman olmuş ve o toplantıda, “Bağlı demem doğru olmadı” diyerek sözlerini düzeltmiş.

Ancak Arseven, nedense imzalı haberinde bakanın bu sözlerini haberinde kullanmamış.

Kullanmadığı gibi üstte de anlattığımız gibi köşe yazısında da “Bakan böyle demedi” diye yazmış.

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

Bunları genç bir muhabir yapsa, yani bakanın söylediği bir şeyi katıldığı toplantıda fark etmeyip, başka şeyler yazsa, gazetecilik hayatı o gün biterdi.

Ama Serdar Arseven ve çalıştığı medya kuruluşunda meslek ilkesi filan yok anlaşılan.

Bakana yaranmak için, bakanın sözlerini bile sansür etmek mübah

Bari biraz zekice yapın da yakalanmayın a be şaşkınlar...

 

Poliste ‘Milli Damar’ diye gizli bir örgütlenme başlamış

“Haliç’te Yaşayan Simonlar” kitabıyla polisteki cemaat örgütlenmesini yazan eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, ilginç bir iddiada bulundu.

Avcı’nın Ankara Başsavcılığı’na şikâyetçi olup kendilerine “Milli Damar” adını veren bir grup polisin, emniyet ile devletin çeşitli kadrolarında örgütlenmeye çalıştığını iddia etti.

Haberdar.com’un haberine göre şikâyet üzerine Ankara Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu soruşturma başlattı. Savcılığın başlattığı 2016/64203 No’lu soruşturmada adı geçenlerle ilgili gizlilik ilkesine riayet ederek soruşturmayı yürüttüğü öğrenildi.

Hanefi Avcı da, soruşturma gizli diyerek konuşmaktan kaçınmış.

Poliste bu tür gruplaşmalar, her zaman tehlikelidir.

Umarız konu yakında aydınlanır.

 

13 magazin ödülü ama...

Erdoğan’ın Bakan damadının ağabeyinin yönettiği Turkuvaz Medya Grubu, Magazin Gazetecileri Derneği’nin ödül töreninde 13 ödül almış. Ödül alan arkadaşlarımızı alkışlıyoruz, kendi alanlarında en iyiler arasına girmişler. Gururlanmak da hakları. Ancak aynı gruptan Sabah gazetesinin, magazin dışındaki haberlerin ödüllendirildiği diğer listelerdeki yerlerine baktık. Mesela Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin ödül listesine. Sabah yok. Sonuç şöyle, yorum da yok.

 

TGC ödül listesi

Cumhuriyet: 5

Hürriyet: 5

Habertürk: 3

Zaman: 3

Milliyet: 2

Birgün, Taraf, Vatan gazeteleri ile yerel Pusula Gazetesi (Erzurum), Batman Çağdaş Gazetesi, İHA 1’er.

 

zete.com 5.5 yıl sonra kapandı

Gazeteci Nurcan Akad, bundan 5.5 yıl önce zete.com adıyla bir internet sitesi kurmuştu. Tabletlere yönelikti ve büyük fotoğraflar eşliğinde güncel haberleri veriyordu zete.com. Dün itibarıyla site kapandı. Türkiye’de yaşanan ekonomik krizin de etkisiyle, artık internet siteleri bile kapanmaya başlandı. Ticaret yapan internet sitelerinin çok para kazandığını biliyoruz. yemeksepeti.com ve gittigidiyor. com’un satışları, sahiplerini zengin etmişti. Ancak arkasında büyük medya kuruluşları olmayan haber siteleri öyle değil. Çok az kazanıp, zar zor geçiniyorlar. Her kapanma, daha fazla işsizlik demek.

 

Bayram tatili 9 gün olacak

Ramazan bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasını turizmciler istiyor. Çünkü kan ağlıyorlar. Tek Rus turist gelmiyor. Temmuz başında bayram tatili 9 gün olursa, biraz yüzleri gülecek. Bizce siz de planlarınızı buna göre yapın. Saray’ın emriyle Binali Yıldırım tatili şak diye ilan eder. Onların da başka çaresi yok.

 

Cübbeli Hoca'yı çağırsaydınız

Fatih Terim, milli takım kampına İlber Hoca’yı çağırmış. İlber Hoca da herhalde futbolculara Osmanlı tarihini, haremi, ilk futbolu filan anlatmıştır. Aslında günümüz ortamında Cübbeli Hoca’yı çağırmaları daha uygun olurdu. Hem de, cuma namazı saatlerinde neredeyse tüm devlet daireleri boşalan Ankara’nın hoşuna giderdi. Kim bilir, sırada belki de o vardır. Biz hatırlatmış olalım.

Tümü Duvar Yazıları - Son yazıları

Gargaraya getirmek 28 Haziran 2016 Sal
Arda’nın öpücüğü ve millilerin oruç mevzusu üzerine 28 Haziran 2016 Sal
Papa'nın güvercini yola çıktı 27 Haziran 2016 Pzt

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Binali Yıldırım, Serdar Arseven, Fatih Terim, Numan Kurtulmuş