Savaş-4: Sanatların temeli barış
Öner Yağcı
Son Köşe Yazıları

Savaş-4: Sanatların temeli barış

11.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Barış, insandan yana olan tüm çabaların, tüm üretimin, yasama sanatını da içermek üzere tüm sanatların temelidir” diyen Bertolt Brecht, oyunları, şiirleri, yazılarıyla bunu kanıtladı.

“Yazarlar, hükümetlerin savaş yaptıkları kadar hızlı yazamazlar çünkü yazmak düşünmeyi gerektirir” diyen Bertolt Brecht, savaşta taraf olmak ve analık duygusu çatışmasıyla Carrar Ana’nın Silahları’nda sıcağı sıcağına oyunlaştırdığı İspanya İç Savaşı’ndan sonra yazdığı oyunlarla savaşa karşı çığlık attı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında, izleyiciye sorular yönelten ve onu düşünüp harekete geçmeye yönlendiren oyunlar yazdı.

TİYATRO SAVAŞA KARŞI

Hitler’in yönetimi ele geçirmesini gangster çevrelerine uyarladı: Hitler Rejiminin (III. Reich’in) Korku ve Sefaleti.

Savaş alanlarında dolaşarak ticaret yapan, ekmeğini çıkarmaya çalıştığı savaşa“iş” gözüyle bakan bir annenin savaşta iki oğlunu yitirmesini anlattı: Cesaret Ana ve Çocukları.

Savaşla hesaplaştı: Lukullus’un Sorgulaması (opera).

Nazilerin Fransa’yı işgalinde Jeanne d’Arc olmayı düşleyen bir kızın dış düşmana ve işbirlikçilerine karşı direnişini anlattı: Simone Machard’ın Görüleri (Lion Feuchtwanger’le).

Jaroslav Haşek’in Aslan Asker Şwayk romanından yola çıkarak sabotajlar düzenleyen, ordudan kaçan, saflığa vurarak yöneticileri alaya alan Şwayk’la meydan okudu: Şwayk Hitler’e Karşı.

ŞİİR SAVAŞA KARŞI

Ülkemizde toplumsal muhalefetin sloganı haline gelen “Kurtulmak yok tek başına/ Ya hep beraber ya hiçbirimiz” dizelerinin yaratıcısı Brecht, içinde yaşanan düzende iyi insan olmak, insan onuruna yaraşır bir biçimde yaşamak için savaşın getirdiklerine ve savaşa karşı barışa çağrısını şiirleriyle sürdürdü:

“Bir başına savaşmayansa öldürülen/ daha kazanmamış demektir düşman...” (Bir Barış Savaşçısının Ölümü Üzerine)

“Tankınız ne güçlü generalim,/ Siler süpürür bir ormanı,/ Yüz insanı ezer geçer./ Ama bir kusurcuğu var;/ İster bir sürücü./ Bombardıman tuzağınız ne güçlü generalim,/ Fırtınadan tez gider, filden zorlu./

Ama bir kusurcuğu var;/ Usta ister yapacak./ İnsan dediğin nice işler görür, generalim,/ Bilir uçurmasını, öldürmesini, insan dediğin./ Ama bir kusurcuğu var;/ Bilir düşünmesini de.” (Generalim Tankınız Ne Güçlü)

“...‘Savaş istiyoruz!’/ En önce vuruldu/ Bunu yazan.” (Duvara Tebeşirle Yazılan)

“Bu gelen savaş ilk değil./ Çok savaş oldu bundan önce./ Bittiği gün en son savaş/ bir yanda yenilenler vardı gene,/ bir yanda yenenler vardı./ Yenilenlerin yanında/ kırılıyordu halk açlıktan./ Yenenlerin yanında/ halk açlıktan kırılıyordu.” (Gelen Savaş)

“Bir pilottu kardeşim./ Güzel bir günde emri geldi./ Hazır etti çantasını,/ güneye doğru koyuldu yola./ Bir fatihti kardeşim./ Yerimiz yoktu yaşamaya./ Topraklar ele geçirmekti/ öteden beri hayalimiz./ Kardeşimin fethettiği yer şimdi/ Guadarrama dağlarında./ Boyu tam bir seksen,/ derinliği bir elli.” (Kardeşim Bir Pilottu)

“Hoş gördün, baba, askere gitmemi, anne, beni saklamadın,/ kötü öğütler verdin bana, ağabey,/ ablacığım, uyarmadın beni!” (Hitler Savaşının Tarihi)

BARIŞA ÇAĞRI

Daha onlarca şiirinde barış çığlığı atan Brecht’in “Çağrı” adlı şiirinde şu dizeler vardır:

“Doğrudur yıldırımın düştüğü, yağdığı/ yağmurun,/ Bulutların rüzgârla sökün ettiği./ Ama savaş öyle değil, savaş rüzgârla/ gelmez;/ Onu bulup getiren insanlardır...

“Sen istersen olur barış, istersen/ çiçeklenir./ Sizsiniz uluslar, kaderi dünyanın./ Bilin kuvvetinizi./ Bir tabiat kanunu değildir savaş,/ Barışsa bir armağan gibi verilmez/ insana...”

“Biz milyonlarca kişi/ Savaşı yener miyiz?/ Bunu sen bileceksin./ Bunu biz bilecek, biz seçeceğiz./ Bir de düşün ‘Yok!’ dediğini:/ Düşün ki savaş geçmişin malı/ ve barış taşıyor gelecekten.”