Duvar Yazıları

Binali Bey’in konuşması yasak mı?

24 Haziran 2016 Cuma

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın günde 5 kez konuşmasına ve bütün konuşmalarında en az 20 televizyondan canlı yayımlanmasına alışkınız.

Sonra Ahmet Davutoğlu da ondan aşağı kalmıyordu. Onun kadar olmasa da Davutoğlu da günde bir iki çıkıp dakikalarca konuşuyordu. Binali Yıldırım ise sessiz. Neredeyse sesini hiç duymuyoruz. Selefinin çok konuştuğu için gittiğini bildiğinden sükût altındır diyor herhalde.

Haklı da. Sadece salı gecesi yarısı sürpriz bir şekilde TBMM’ye gelip, çalışmaları izlemiş. Sonra AKP ve CHP milletvekilleriyle ayakta sohbet etmiş, bir de Devlet Bahçeli ile selamlaşmış.

 

İftar konuğuna büyük ayıp

Yeni Akit gazetesi, iftar vermiş. Ethem Sancak’tan Sedat Peker’e pek çok kişiyi davet etmişler. Davetli listesinde Mustafa Karaalioğlu da var. Karaalioğlu malum Karar gazetesinin kurucu patronu. Ancak davetli listesinde, Karaalioğlu için “NTV eski yayın danışmanı” diye yazmışlar.

Galiba, Karaalioğlu’nu bu eski görevi için davet etmişler ve yeni görevini tasvip etmiyorlar. Çünkü bir iki sayfa sonra, kocaman bir fotoğrafıyla kendisini alaya alan bir yazı yazıp, şöyle demişler:

“Daha düne kadar üst aklın varlığını işaret eden manşetler döşeyen Karaalioğlu, kimden ‘akıl’ aldıysa, bugün ‘karar’ değiştirdi, ‘Tek üst akıl kendi aklımızdır, gerisi manasızdır’ diye yazdı.” Karaalioğlu bunu okuyunca, “Keşke bu iftara gitmeseydim” demiştir ama son pişmanlık fayda etmez.

 

‘Yerde iftarı’ görmüştük şimdi de ‘Yersen iftarı’ çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Hanım’ın, konuk olduğu ailenin masadaki iftar sofrasını yere indirip öyle fotoğraf çektirdiğini biliyorsunuz.Cumhuriyet’te fotoğrafları da yayımlanmıştı

. Şimdi de Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin, çat kapı bir aileye iftar konuğu olmuş. Ancak bu çat kapının adı çat kapı. Çünkü Fatma Hanım’a kapıyı TRT kameramanı açmış. (Kameramana malum olduysa, kendisinden özür dileriz.)

Ama hazırlık bu kadar değilmiş, önceden yemekler getirilmiş, tabaklar hazırlanmış, sonra da hep birlikte güzel güzel pozlar verilmiş. Bir ibadet olan oruç ve iftarın şov unsuru olarak kullanılması eminiz ki hoş karşılanmaz dinde. Rahmetli Yaşar Nuri Öztürk sağ olsa, bunun nasıl göründüğünü de anlatırdı. Ancak sağ olsun bizim politikacıların böyle şeylerden etkilendiği filan yok. Emine Hanım’ınki, “Yerde iftardı”, Fatma Hanım’ınki ise “Yersen iftar” oldu.

 

Belediye çalışanlarına övgü

Ümraniye’de benzin istasyonu işleten Akgül Onur, tam bir hayvansever. Bu yıl sokağa atılmış 50 köpeği kısırlaştırıp sahiplendirdi. Halen de 15 köpeğe baktığını yazmış. İşinden gücünden çok, “Kadın başına” köpekler için koşturduğunu söylüyor.

Dün şu e-postayı atmış: “Cumhuriyet’in Duvar Yazıları aracılığıyla Ümraniye Hekimbaşı Köpek Barınağı’nın Müdürü Osman Tangüner’e teşekkür etmek istiyorum.

Tangüner ve ekibi, büyük bir özveri ile metro inşaatından dolayı toplanan 50 köpeği kısırlaştırarak bize teslim etti veya sahiplendirdi. Ayrıca aynı ekip, 4 yıldır Dudullu Organize Sanayii bölgesinde yaralı ya da tinercilerin işkencesine maruz kalmış, otomobil çarpış tüm sahipsiz köpeklere sahip çıktı. Kurtardığımız köpek sayısı 200’ün üzerinde.” Biz de hem hayvansever Akgül Hanım’ı, hem de Osman Tangüner ve ekibini kutluyoruz.

 

Cem Yılmaz’ın turizme katkısı

Turizmde ne kadar kötü bir sezon geçirdiğimizi söylemeye gerek yok. Allah’tan komedyen Cem Yılmaz, Bodrum’a tatile çıktı da, Bodrum biraz para yüzü gördü.

Eskiden pek tatil yörelerinde görülmeyen Cem Bey, tatildeyken otomobilini de özledi. Haber yollattı ve bir çekici, Cem Bey’in 600 bin Avro’luk üstü açılabilen Bentley’ini Bodrum’a getirdi. Çekici üzerinde Bentley’i görenler, “Ah be Cem abi, bu araç böyle mi taşınır, bize söylesen biz onu Bodrum’a kadar zevkle kullanırdık” dediler. Her neyse, şimdi Cem Yılmaz uzattığı tatiliyle Bodrum’da turizme katkı sağlamayı sürdürüyor.

 

Deniz Baykal, Prof. Öztürk’ü anlattı

Bir gazeteci dostumuz dün “Deniz Baykal’ın, çok eğlenceli Yaşar Nuri Öztürk anıları vardır” dedi ve anlattı:

Seçim otobüsünde giderken yolda acıkmışlar, durup simit almışlar. Deniz Bey, Yaşar Nuri Bey’e ikram etmiş. Hoca, “Ah be, bunun içinde bir de kaşar eritseydik var ya” demiş. Hayatı güzel yaşamayı severdi rahmetli. Frithjof Schuon hayranıydı, eserlerinin yeterince bilinmemesinden yakınırdı, kara kuşak judocuydu. Gönül hayatı da hareketliydi.


Yazarın Son Yazıları

Gargaraya getirmek 28 Haziran 2016
Bir velinin hatıra defteri 25 Haziran 2016
Tirajlar da hormonluymuş 14 Haziran 2016