Duvar Yazıları

Eğitimde de Türkiye ligden düştü: Artık Ortadoğu ülkesi sayıyorlar

22 Haziran 2016 Çarşamba

Geçen yıllara kadar, Türkiye’den yurtdışına ve özellikle Amerika’ya okumaya giden öğrenciler şanslıydı.

Çünkü ABD üniversiteleri, Türkiye’yi Avrupa ülkeleri arasında sayıyor, Avrupa kontenjanından alıyordu. Avrupa ülkelerinde yeterince iyi okul olduğu için ve İngilizler, Fransızlar, Almanlar, İsviçreliler Amerika’ya daha az gittiği için Türklerin şansı fazla oluyordu.

Öğrenim görmek isteyen okulu hemen buluyordu. Meğer ABD üniversiteleri politika değiştirmiş, Türkiye’yi bir alt lige atarak, “Ortadoğu” ülkeleri arasına almış.

Böylece ABD’ye giden Türk öğrenciler, Irak, Suriye, Lübnan, Mısırlılarla birlikte değerlendiriliyor. Oralardan da herkes ABD’ye gitmek istediği için bizimkilerin işi bir hayli zorlaşıyor. Türkiye’yi bu ligde de küme düşüren bilumum Milli Eğitim bakanları, bakanlar, başbakanlar, Milli Eğitim müdürleri; artık kimin katkısı varsa, hepsinin kulağını çınlatalım.

Allah sizi bildiği gibi yapsın.

 

Yırtık formaya rağmen Türk tekstiline güvenmeye devam

İnsanın adı çıkacağına canı çıksın diye boşuna dememişler. Bugünlerde her açıdan dayak yediğimiz yetmezmiş gibi, bir de Fransa’daki şampiyonada Türkiye’de üretilen formalar yırtıldı biliyorsunuz. Meğer formalar Puma markasınınmış. Ve Puma Hürriyet’in sorularını yanıtlarken “Hatalı materyaller çok az sayıda forma üretiminde kullanılmıştır. Türkiye’deki üretimin kalitesinden çok memnunuz. Ayrıca Türkiye’de üretime devam edeceğiz” demişler. Puma’nın bu güveni için teşekkür etmemiz lazım.

Ve bu hemen yırtılan formaları yapanlara da "Biraz ayıp oluyor beyler" diyelim.

 

Bu hırsızlık merakı nereden çıktı?

Kocaeli’nin Gölcük ilçesinin Değirmendere ilçesindeki Yalı Camii’ndeki Sakal-ı Şerif çalınmış. Üstelik hırsızlar bunu; Ramazan ayının mübarek günlerinde yapmışlar. Ancak dün bu haberle beraber öğreniyoruz ki, İstanbul’daki 175 camiden toplam 523 kutsal emanet ve tarihi eser çalınmış. Pessss. Bu kadar hırsız yoktu eskiden. Artık camiden çalmaktan bile korkan kalmadı.

 

550 TL’lik hamburgeri duyan sunucu: Vay be, sığır olmak daha iyiymiş

 

Cumhuriyet’in yazıişleri masasında dün, tutuklu gazeteciler, özgürlük nöbetleri, yargıdaki atamalar filan konuşulurken televizyonların birinde, Cicişler’in Yunan Adası Mikonos’ta yedikleri 550 TL’lik hamburgerden söz ediliyordu. Meğer Cicişler olarak tanınan Esra ve Ceyda Ersoy kardeşler Mikonos’ta 165 Avro’luk hamburger yeyip bunu da Instagram’dan paylaşmışlar. Hamburgerin bu kadar pahalı olmasının sebebi ise içindeki kobe etiymiş.

İki sunucu Gülşen Yüksel ile Müge Dağıstanlı, ekrana çıkardıkları bir Türk şefle, bu etin özelliklerini konuştular. Kobe etinin neden pahalı olduğunu anlatıp durdular. Kobe sığırları, masaj yapılarak bakılırmış, bira içirilip müzik dinletilirmiş, gerilmesinler diye sakin ortam sağlanırmış bu yüzden etlerinde hiç sinir kalmazmış.

Bunları anlattıktan sonra Müge Dağıstanlı, “Vay be, sığır olmak daha iyiymiş” dedi. Sonra ekrandaki Türk şef, Türkiye’deki hamburgerleri anlattı. Restoranlarda 30-40 TL’ye satılan en pahalı hamburgerin maliyetinin 7 TL 10 krş olduğunu, bunun 4 veya 5 kat fiyata satıldığını açıkladı. Son bir not aktaralım: Cicişler, Mikonos’ta bir de doğum günü partisi yapmışlar, buna da 6 bin 400 Avro ödemişler, fişini de yine Instagram’dan paylaşmışlar.

Afiyet olsun

 

Her gazeteci, bir gün ambargo yer

Sonunda bunu da gördük. Fatih Terim, kendisini eleştiren birini ekrana çıkardılar diye TRT’yi boykot ettiğini açıkça söyledi. “Sizin sorularınıza da yanıt vermem, programınıza da çıkmam” dedi. Aslında normalde böyle durumlarda medya organları tehditlere pabuç bırakmaz. Ancak TRT’nin işi zor. Bir yanda Terim’i çok seven patronları var, diğer yanda da Terim’in inadı.

Bakalım nasıl aşacaklar

 

Nuyan Yiğit’i bizden okuyun

Gazeteci Nuyan Yiğit 89 yaşında öldü. Cenazesi de bugün Teşvikiye Camisi’ndeki cenaze töreninin ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verilecek. Yeni nesiller pek tanınmaz ama Nuyan Yiğit, Asil Nadir’in Türkiye’de Günaydın ve Güneş gazetelerini büyük paralarla satın aldığında sağ koluydu. Nadir, o iki gazetenin patronluğuna Nuyan Yiğit’i getirdi. O da, bundan 30 yıl önce Hürriyet’in tüm ekibini, 4-5 kat maaşla Günaydın’a transfer etti.

Gazeteciler iyi paralar kazandı. Çok etkiliydi o yıllarda. Eski bir Cumhuriyet mensubu olan Yiğit’in şu sözlerini de aktaralım: “Gazetecilik, meşakkattir, sıkıntıdır, mücadeledir. Biz gazeteciliğe girerken üç idealimiz vardı. Karnımızı doyurabilecek kadar simit, çay, bir parçada ümit. O ümidimiz olmasaydı meslekte kalmazdık. Bu mesleği sevin. Bu meslekten iyi bir meslek bulamazsınız.”


Yazarın Son Yazıları

Gargaraya getirmek 28 Haziran 2016
Bir velinin hatıra defteri 25 Haziran 2016
Tirajlar da hormonluymuş 14 Haziran 2016