5’in 5’i yoktur eşi

5’in 5’i yoktur eşi

05.05.2024 13:44
Güncellenme:
Takip Et:

Bugün 5. ayın 5. günü.

Yüz yıl önce bugün, gazeteniz Cumhuriyet prova baskısını bitirip görücüye çıkmıştı.

İkinci gün de dağıtım ve satış için o zamanki adlarıyla “müvezzilere”.

Kafiyeli rakamların da bir büyüsü var; numeroloji bu iddiada bir “bilim”.

Ünlü Fransız modacı Coco Chanel (1883-1971) buna inananlardanmış.

Ünlü parfümü Chanel 5’i bizim cumhuriyet ilan edeceğimiz dönemde 5. ayın 5’inde piyasaya sürmesi bu yüzdenmiş.

Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Avrupai modayı takip ettiğini giyim kuşam tarzından biliyoruz.

Cumhuriyet Halk Fırkası’nı kurmak için 9. ayın 9. gününü seçmesi, sayıların büyüsünden değil elbette, zamanın ruhu öyle gerektirdiğinden.

36 gün bekleyip 29 Ekim’de de cumhuriyeti ilan etmesi gibi.

Adında “Cumhuriyet” olan üç temel “tüzel” kişiliğin 240 günlük süre içinde hayatiyet kazanmasının da bir anlamı olmalı.

Cumhuriyet nedir?

Bu soruyu X’ten paylaşım yaparak en son yanıtlayan, en son aklınıza gelecek kişidir:

“Cumhuriyetin kuruluş gayesi, bizzat Gazi Mustafa Kemal’in ifadesiyle ‘kimsesizlerin kimsesi’ olmaktır.” 30.10.2023, R.T. Erdoğan.

Yaşasın yumuşama ve uzlaşı.

Keşke bu mesajını gününde, 29. Ekim’de yayımlasaydı falan demeyelim, o bir günlük boşlukta “boş koltuk” gibi “derin” manalar aramayalım.

Şimdi yumuşama ve uzlaşı zamanı.

Cumhuriyet kimindir?

“Cumhuriyet kimindir?”

Bu soru da artık akla gelmeyecek.

Cumhurbaşkanlığı “hükmetme” sisteminin foyası çoktan çıktı.

Bu sorunun yanıtını İlhan Selçuk yıllar önce gazetenin künyesine kazımıştır:

“Cumhuriyet okurlarınındır!”

Oktay Akbal da bu sözü şöyle tamamlamıştı:

“Okurları sürdürecektir yaşamasını. Yeri gelir satışı düşer, yeri gelir satışı bir kat artar. Ama Cumhuriyet’in yolu değişmez. Varmak istediği hedef, gerçek demokrasidir, emekten yana olmaktır, okurlarını bir güçlü aile gibi korumak, yaşatmaktır.”

31 Mart Vakası’nın sonu

TC, CHP ve Cumhuriyet, yüz yılda ülkenin iç ve dış dinamiklerinden, ekonomik, toplumsal ve teknolojik değişimlerden kaçınılmaz olarak etkilendi.

Türkiye Cumhuriyeti, kuruluş ayarları ile hoyratça oynandığı için tehlikeli bir sürece sürüklendi.

Hak, hukuk, adalet yara aldı, eğitimde ve sağlıkta hastalık emareleri çoğaldı. Daha önemlisi “halk çoğunluğu fakr u zarurete” düştü.

Her şerden bir hayır çıkar, denir. Çıktı da.

Millet gerçekten silkindi, kendine geldi, geliyor.

Yerel seçimler tarihimizin ikinci “31 Mart Vakası”.

1913’teki birinci “31 Mart Vakası” sonrasında 2. Abdülhamit 33 yıllık tahtını kaybetmişti.

Bu herkes için ders oldu.

YENİLİK MERAKI...

Daha önce dersini alan almıştı.

Reyiz’in “Yeni Türkiye”si ne kadar tuttu ise...

Kemal Bey’in “Yeni CHP”si de o kadar tuttu.

“Yeni Cumhuriyet” girişimi gibi de öyle...

Ayarlarla oynamak köklü kuruluşlara iyi gelmedi, gelmiyor.

Belki de en doğrusu gazete ve gazeteciliği Bülent Ecevit’ten dinlemek.

Hem, Tayyip Bey ile halef selef sayılırlar. İkisinin de siyasi ortağı Bahçeli. Sonları benzemez inşallah.

Ev hapsindeki son 22 Ekim 2000 genel sayımında görevli, Başbakan Ecevit’e “Mesleğiniz nedir?” diye sordu.

Ecevit “Gazetecilik” dedi.

Başbakanlık meslek değil ki.

Sahi, o sayımda Tayyip Bey meslek hanesine “ekonomist” falan mı yazdırdı?

Kıdemli gazetecilere “Basın Şeref Kartı” verilirdi.

Meclis’te bol keseden şeref üzerine and içilmesine tepki mi, yoksa gazeteciliğin düşeceği perişan haller erken fark edildiği için mi “Basın Şeref Kartları” kaldırılmıştı.

Ecevit, “gazete ve gazeteciyi” köşe yazarlığı yaptığı dönemde şöyle anlatıyordu:

“Gazete okumak, insana, şuurlu yaşama imkânını verir. (...) Yaşadığımız çağın en büyük özelliği, insanlara şuurlu yaşama, bütün dünyada olup bitenleri günü gününe bilerek yaşama (...) imkânını vermesidir.

Okuduğu gazete yalan yazar, baskı altına girip kendinden haber saklarsa, o zaman da insan, önündeki “kristal küre” çalınıp yerine gizllce bir adî cam küre konmuş bir falcı kadar zavallı ve mânasız olur.

Gazete, gerçek bir kristal küre gibi, iyi haberleri olduğu kadar kötü haberleri de, hiçbir ayrılık gözetmeksizin vermelidir. Bunu yapmayan gazete, insanların elinden, bu çağın insanı olma yetkisini almış demektir.” (23.02.1954 Yeni Ulus)

Baba dostu gazete

Cumhuriyet gazetesi okurlar için de şahsi tarihtir.

Babanızın katlayıp cebinde eve getirdiği hep baba dostu gazetedir.

Çalışanlar için daha da ötesidir. Hayatınıza anlam ve bütünlük katar.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 50. yıldönümünde Galatasaray Lisesi’nin köşesine dikilen 29 Ekim 1973 anıtının haberini yaparak İstanbul’da mesleğe adım atmıştım.

Mesleğin kıdemlileri “Bu meslek Ankara’da yapılır” diye kestirip atınca yeniden Ankara’ya döndüm.

Hürriyet Ankara Bürosu’nda Oktay Ekşi’nin yanında stajyer muhabirlik; yedi sekiz aylık Barış ve Yeni Ulus macerası.

Sonra Altan Öymen’in yönettiği dönemin en etkin habercilik atölyesi ANKA Ajansı günleri.

Bu meslek en iyi ustaların, kıdemli gazetecilerin yanında öğrenilir denir dururdu.

Oktay Ekşi de Altan Öymen de o yıllarda bile kıdemli idi. Mesleğe onlarla başlamıştım. Ama çok uzun yıllar boyunca yollarımız kesişmedi.

Oysa Çetin Altan, “Babıâli koca bir konak. Odalarında dolaşır durursun. Arada dışarıda da bulursun kendini. Ama içerideysen mutlaka yola senden önce veya birlikte çıktıklarınla karşılaşabilirsin” diyordu.

Cumhuriyet’in 100. yılının uğuruyla yıllar sonra meslek ağabeyleri ile aynı çatı altındayız.

Bu kişisel bir mutluluk. Kurumsal mutluluk ise Cumhuriyet Vakfı Genel Sekreteri Işık Kansu’nun verdiği haber:

“cumhuriyet.com.tr, günde ortalama 3.5-4 milyon ‘tık’ alıyor. Haber sitelerinde ilk 5’te yer alıyoruz.”

**

5’in bir büyüsü olmalı demiştik.

1980’lerde Cumhuriyet ilk 5 gazeteden biriydi.

İngilizlerin 5 gazetesiyle, yazdığımız diplomasi ve habercilik konulu doktora tezine konu olmuştu.

Haber siteleri arasında da ilk 5’teyiz.

Bugün 5. ayın 5’i.

Nice yüzyıllara Cumhuriyet’in gerçek sahipleri ile el ele.

Yazarın Son Yazıları

Terörsüz mizahın aynası

Terörsüz mizahın aynası

Devamını Oku
27.09.2026
Aşk-ı Memnu kanunu

Aşk-ı Memnu kanunu

Devamını Oku
20.09.2026
Valla billa İmralı’ya villa

Lütfen Tayyip-Devlet Beylerin günahını çok almayalım.

Devamını Oku
13.09.2026
Durum umutsuz ama ciddi değil.

Arsızlık, adaletsizlik, edepsizlik, süper çekirgelik, süper zamlar, zamlar, yoksulluk, kazalar, “Bir şey olmaz abicim” nedenli pisi pisine karada, denizde ve havada kazalar ve ölümler...

Devamını Oku
06.09.2026
Gerçek kumandan kimdir?

30 Ağustos bir milletin yalnızca vatanını değil, geleceğini ve onurunu da savunup zafere ulaştırdığı günün adıdır.

Devamını Oku
30.08.2026
Çeyrek asrın deneyimi!

Milletçe gördük, öğrendik, ezberledik.

Devamını Oku
23.08.2026
Karınca ve fil masalı...

Karınca ve fil masalı...

Devamını Oku
09.08.2026
Müdebbir serok Ahmet!

“Serok”, Öcalan sayesinde öğrendiğimiz, “başkan” anlamına gelen Kürtçe sözcük.

Devamını Oku
02.08.2026
Boynu bükük Tunceli!

Boynu bükük Tunceli!

Devamını Oku
26.07.2026
Kokteyl Parti...

Ulya üç buçuk yaşındaydı.

Devamını Oku
12.07.2026
Güldürmen ittifakı!

“İki yiğit çıkmış meydana, İkisi de birbirinden merdane.

Devamını Oku
05.07.2026
Butlanlı Paraguay sendromu

Babalar Günü’müz kutlu olsun.

Devamını Oku
21.06.2026
Mübarek butlan

Seçimin tarihi değil, tarafları belli: “dua edenler” ile “beddua edenler”.

Devamını Oku
07.06.2026
Günü gününe, elifi elifine KK

Gazetecilik fıtrat işi, hele de muhabirlik.

Devamını Oku
24.05.2026
Pişmaniyesiz bir mayıs

Bilal Erdoğan eski defterleri karıştırmış.

Devamını Oku
10.05.2026
Dijital siber ama tekinsiz

23 Nisan’a günler kala ortaokul öğrencisi 14 yaşındaki İsa Arda, okul çantasına yerleştirdiği polis müdürü babasına ait beş ayrı tabancasındaki sayısız mermiyi ateşleyip 8 öğrenci ile bir öğretmeni katletti.

Devamını Oku
26.04.2026
Kökü mazideki ati!

Değil Türkiye’nin, İstanbul’un bile başına gelmediği 32 yıl önce şunları not etmişiz...

Devamını Oku
29.03.2026
Apo’nun gidişi, RTE’nin işi

PKK kurucu önderi, “sadece Türkiye’de değil, Ortadoğu’nun bir arada yaşama sorununa çözüm bulma amacı taşıdığını” da ilan etti.

Devamını Oku
01.03.2026
Türkiye Cumhuriyeti ve cıhar mıh!

Ramazan arifesinde ve tam da TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Raporu’nun açıklamasına günler kala çok önemli ve tarihsel bir başka açıklamaya daha tanık olduk:

Devamını Oku
23.02.2026
Umut hakkı ve FETÖ

Tarih yazmak değildir her siyasi liderin işi...

Devamını Oku
15.02.2026
Oyun mu? Devlet Tiyatrosu mu?

Oyun mu? Devlet Tiyatrosu mu?

Devamını Oku
08.02.2026
Siyasetin ve ömrün sınırları-İsmail Cem

Onu da bir başka 24 Ocak’ta kaybettik.

Devamını Oku
01.02.2026
Tekinsiz... Bak ama anma!

Milyonlarca veli, yüz binlerce öğretmen iyi tanıyor, biliyor.

Devamını Oku
18.01.2026
Kara kışta karanlık politika

Bugün 21 Aralık.

Devamını Oku
21.12.2025
Düş kurma günü...

Ne 21 yaşına yeni basmış, dünya ölçeğinde piyanist olma yolundaki Tuna Tüney’le ilgili ne de Türk Beşleri ile Mozart’ın Türk Marşı’nı okyanusun ötelerine taşıyan ulusal onurumuz maestro Gürer Aykal’ın coşkuyla seslendirdiği “Ey vatan gözyaşların dinsin...” marşı ile... “8 Aralık çok önemli gün!” diyor.

Devamını Oku
07.12.2025
Meşrubat Trump'tan meşruiyet...

Meşrubat Trump'tan meşruiyet...

Devamını Oku
30.11.2025
Risk-almak vermek

En dehşetengiz proje nedir?

Devamını Oku
23.11.2025
Abalar Feda Muazzez Hanım'a

Abalar fena Muazzez Hanım'a

Devamını Oku
16.11.2025
10 Kasım sırtlanlığı

10 Kasımlarda “Atam sen rahat uyu!” sloganını duyamaz olduk: Biliyoruz ki “Saygı duruşu, sap gibi durmaktır” diyen zihniyet iktidar olduğundan beri Atatürk’e rahat uyu demenin manası yok.

Devamını Oku
09.11.2025
Kasım notları

Kasım notları

Devamını Oku
02.11.2025
Durumlara rağmen doğa yasası şaşmaz

Para politikalarının mucidi ünlü ekonomist Milton Friedman (1912-2006) sanki bizimki için söylemiş: “Bir hükümet, bazen bir sorunu çözmeye kalkınca o sorun daha da büyük bir sorun haline gelir!”

Devamını Oku
26.10.2025
Şeytan-ı Racim-10.10.10

Ankara Tren Garı, Cumhuriyetin belleğinde bir istasyondan fazlasıdır.

Devamını Oku
12.10.2025
Trump ile trampa

Meşruiyet değildir AKP’nin en müşkül işi, müşkül odur ki meşruiyet ararken kördüğüm eder memlekette her işi.

Devamını Oku
28.09.2025
Amerikan açık pokeri

ABD’nin değil, dünyanın da tek adamı (!) Trump, sonunda bizim tek adamımız Erdoğan’ı bu perşembe günü Beyaz Saray’ında kabul edecek. Yaşasın.

Devamını Oku
21.09.2025
Kemal Bey... Tarihi ve talihi

Yarın 15 Eylül, tarihi bir gün.

Devamını Oku
14.09.2025
Baba-oğul ilişkisi

“Hırsızlık oğuldan babaya değil, babadan oğula geçer. R.T. Erdoğan 1994”.

Devamını Oku
07.09.2025
Babadan numarasız selefe...

Tayyip Bey’in bekası için mesai harcayan etkili-yetkili külliye başdanışmanlarının 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in konuşmalarını da inceledikleri biliniyor.

Devamını Oku
31.08.2025
Erdal İnönü ve Kürt ittifakı...

TBMM tatilde, malum komisyon salı günü yine de toplanıyor.

Devamını Oku
17.08.2025
Kutlu olmayasıca Sevr!

Bugün 10 Ağustos 2025.

Devamını Oku
10.08.2025
Komisyonun yazgısı!

Şu satırlara bakar mısınız?..

Devamını Oku
03.08.2025