21. yüzyılda siyaset
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

21. yüzyılda siyaset

02.10.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Antik Yunan filozofu Aristoteles, insanın doğası gereği toplumsal bir canlı olduğunu söyler. Dolayısıyla erdemli olmak da ancak toplumsal bir bağlamda olanaklıdır. Bu nedenle toplumsal yaşamı iyi bir biçimde düzenlemek ve iyi bir siyasetçi olmak yaşamsal önemde bir konudur.

Ancak siyasetçilerin, siyaseti bir kariyer ve/veya çıkar nesnesine dönüştürdükleri yerde; siyasetin halk için değil, siyasetçiler için yapıldığı bir ortamda, iyi bir siyasetten söz edilemez.

Siyasetin halka, halkın da siyasete yabancılaştığı bir ortam, toplum için en tehlikeli ortamdır. Halk ile siyaset arasındaki bağlantının koptuğu yerde, monarşik, oligarşik, teokratik yapılar doğar. Siyasetin halkla örtüştüğü yerde ise demokrasi oluşur.

Halkla siyasetin örtüşmesini popülizm sananlar büyük bir yanılgı içindedirler. Halkla siyasetin örtüşmesi, siyasetin halkın iyiliği için yapılmasıyla olanaklıdır.

Monarşik, oligarşik ve teokratik yapılar da cumhuriyetçilikle, halkçılıkla ve laiklikle yıkılır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılında kavranması gereken en önemli konulardan birisi budur. 

***

İdeolojisiz siyasetin yaygın olduğu bir ortamda, siyaset bir yandan makam ve koltuk kapmaca oyununa, bir yandan da retorik ve polemik tiyatrosuna dönüşür.

Retorik “güzel” ve “etkili” konuşma sanatı ve hitabet yeteneği olarak da bilinir. Antik Yunan filozofları Sokrates ve Platon, retoriğin çok tehlikeli bir şey olduğunu ve insanın bilgelik yolunda bir engel olduğunu düşünürler. 

Çünkü retorik ikna etmek amaçlıdır ve sadece insanların algılarını yönetmeye yarar. Oysa önemli olan algılar değil, doğrular ve gerçeklerdir. Bunun için de gerekli olan şey retorik değil, felsefedir, kavramsal ve kuramsal akıl yürütmedir.

Retorik aracılığıyla insanlar doğru olanın yanlış olduğu veya yanlış olanın doğru olduğu konusunda ikna edilebilirler. Retorik, gerçeği tersyüz etme aracına dönüşebilir.

Polemik de bundan farklı bir sonuç doğurmaz, insanın akıl yürütmelerini zayıflatmaktan başka bir işe yaramaz. Polemik akıl yürütme içermediği gibi, sık sık Ad Hominem mantıksal yanılsamalara yol açar.

Örneğin, ortaya bir akıl yürütme konduğunda, bu akıl yürütmeye karşı başka bir akıl yürütme ortaya koymak yerine, bu akıl yürütmeyle ilgisiz kişisel bir damgalama ve karalama yoluna gidildiğinde, buna Ad Hominem yanılsama denir.

Mantık, insanın doğru düşünmesini ve geçerli çıkarımlar yapmasını sağladığı gibi, insanların arasındaki anlaşmazlıkların önemli bir ölçüde çözülmesi için de çok değerli bir araçtır. Ancak Türkiye gibi eğitim seviyesinin çok alt düzeyde olduğu bir ülkede, bu konuda daha yapılacak çok şey vardır. 

Öğrenciler dinselleşmiş bir sözde eğitim sisteminin esiri haline getirileceklerine, felsefe ve mantık gibi derslerle donatılsalar, bambaşka bir ülkede yaşıyor olacaktık.

Eğitim, yeryüzündeki en önemli ve değerli şeylerden birisidir. Eğitimin dinselleştiği ve/veya ezberlemeye dayandığı bir ülke, hiçbir açıdan gelişemez. Böyle bir ülke, ekonomik açıdan da, siyasi açıdan da, kültürel açıdan da geri kalmaya mahkûmdur.

Siyasetin eğitimle bütünleşmesi de bu açıdan son derece önemlidir. Siyaset eğitim için yeni olanaklar açmalı, eğitim de siyaset için yeni olanaklar açmalıdır.

***

Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılına girilirken üretilecek siyasetin temelinde bu anlayışlar olmalıdır. 

İkinci yüzyıla girerken yapılacak en iyi şey, siyasetin niteliğini geliştirmektir.

Yazarın Son Yazıları

CHP’deki kadro sorunu

AKP Genel Başkanı ve “Cumhurbaşkanı” Recep Tayyip Erdoğan, CHP’li belediye başkanları ve 38. olağan kurultay ile ilgili “yargı” süreçlerinin hiçbir yerinde olmadıklarını, bunların CHP’nin iç çekişmeleriyle ilgili olduğunu, yaklaşık bir yıldır, defalarca söylemektedir.

Devamını Oku
13.06.2026
Faşizm ve ahlaksızlık

Faşizm yapısı gereği ve kategorik olarak ahlaksızlıktır.

Devamını Oku
08.06.2026
CHP’nin kayyumu

Bir zamanlar hak, hukuk, adalet için yürüyüş yapan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’de onlarca yıldır haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlik uygulayan AKP hükümeti ile işbirliği yapmaya devam ediyor.

Devamını Oku
06.06.2026
CHP’nin bölünmesi

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hukuka aykırı biçimde üniversite diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanmasından sonra, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de hukuka aykırı biçimde görevden alınmasıyla gerçekleşen darbe, CHP’nin bölünüp bölünmemesi sorununu da beraberinde getirdi.

Devamını Oku
01.06.2026
Ahlak nedir?

Türkiye’deki sorunların temelinde ahlakın ne olduğunun bilinmemesi yatmaktadır

Devamını Oku
30.05.2026
Mutlak emperyalizm

Hukuk ters yüz edilerek, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanması da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mutlak butlan kararıyla” görevden alınıp yerine CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi de, emperyalizmin bir operasyonu ve projesidir.

Devamını Oku
25.05.2026