Şans kapıyı kaç kez çalabilir ki?
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

Şans kapıyı kaç kez çalabilir ki?

07.12.2024 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

İnsanlık tarihine, ülkemizin toplumsal tarihi üzerinden yaşanmışlıkları şöyle bir anımsadığımızda, aydınlanmanın hep en koyu karanlık gecelerin sabahında yaşandığına tanıklıklarımızla uyanırız. İktidarları ellerinde tutanlar açısından bakıldığında, iktidar gücünün sarhoşluğuna kapılmış olanlara ise şans kapılarının hep kendileri için açık kalacağı inancı vazgeçilemezdir. Hele de hangi nedenlere bağlı olarak ne kadar, nasıl, neler karşılığı kitlelere, halklarına hangi bedeller ödetilerek uzatılabildiği ile hesaplaşılması yapılmıyor, yapılamıyor noktalarına gelinmişse?

60’ın üzerinde bir grubun hükümet adına verilmiş “güreşçi” pasaportu ile Almanya’ya iltica ettikleri günlere gelmişiz. Hem cumhurbaşkanı hem de AKP başkanı kimliği ile Saray ittifakının vazgeçilemez sözcüsü sayın Erdoğan, hâlâ günün televizyonlarının yayın programlarında konuşmalar yapmak, törenlere katılmak yarışında, katlanan sürelerine ilişkin rekorlarına yeni rekorlar katmanın peşinde.

Geçen haftalarda uyanık on yaşlarında bir çocuğun, babası için hazırladığı eğlenceli bir “İyi ki doğdun videosunda, hoplamalar, zıplamalar arasında yapay zekâ yöntemleri kullanılmış olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüntüsü, sesi ile. Babasının adı kullanılmış olarak iyi ki doğdun, espirisinin eklenmiş olmasına tanıklık ettim.” Teknoloji özürlü bizlere göre, uyanık çocuklarımız, çok yaygın bu türden eğlenceli oyunlar üretmekte öylesine ustalaşmışlar ki.

Kimi zamanlar, en kritik siyasal toplumsal gelişmeler, istatistikler, olaylar üzerinden bile hangilerinin gerçek hangilerinin yalan, yapay, aldatmaca olduklarını bilmediğimiz konuma düştüğümüzün ayırımına varmak giderek zorlaşıyor. Kim kamuoyunan yakından izlemek zorunda kaldığı, hak-hukuk, gelişmeler üzerinden davalarda bile, “Şu yalanmış, şu da gerçekmiş” türünden düzeltmeler yapılmak zorunda kalınıyor.

***

Yandaş yargılamanın gücü, haksızlıklarının yıllardır bedellerini ödüyor olmamız bir yanda. Haksız, hukuksuz hapislerde yılları çürütülenler, yaşamlarını yitirenlerin katlanmasını biliyorduk da. Yeni moda, hukukun guguk olmasının sonuçları ile ortaya çıkan, bir o yana bir bu yana dönüşün yaşandığı aynı kurgulanmış yargılama düzeni içinde giderek ortaya çıkışlarına tanıklık ettiğimiz, yeni çarpıklıklar. Bir o yana bir bu yana...

Bu arada, canlı yayınlarda ülkemizin geleceği üzerinden de çok yakından izlemek zorunda olduğumuz gelişmelerin içinde, tanıklık etmekte olduğumuz canlı görüntülerden kimilerini anlamak, yorumlamakta bile zorlanır olduk. Sizi bilmem ama dünyanın en otoriter ama en usta siyasetçileri arasında başrollerde sahnede Putin’in, son Suriye gelişmeleri üzerinden Türkiye’nin kaygılarını paylaşırken, uzmanlarının neden gülmeden duramadıklarını bendeniz kişisel olarak pek kavrayamadım.

Doğrusu son Suriye gelişmeleri, çatışmaları üzerinden Türkiye’nin, elbette Cumhurbaşkanı Erdoğan da içimizde, hep birlikte çok ciddi olarak çok kaygılı olmamız kaçınılmaz değil mi? Putin’in yıllar öncesinden Suriye liderinin arkasında ciddi dayanışma göstererek yardımcı olma çabalarına hep birlikte tanıklık ettik. Dahası 15 Temmuz öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın izlediği Suriye politikalarına çok kızgın, tepki vermişken, Fethullah Gülen’in darbe girişimi ile FETÖ olması sonrasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sahip çıkmak gereğini duymuş olması da önemli, ayrıca değerliydi. Şu Ortadoğu üzerinden siyasal çıkar çatışmaları, oyun içindeki oyunlar ne kadar da oynak, kaypak bir o kadar tuzaklar içeriyor değil mi?

Besbelli şans kapıyı yüz kere çalmıyor.

Yazarın Son Yazıları

AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları

Avrupa Birliği ülkeleri içinde, Amerika-İsrail birlikteliğinde Ortadoğu ülkelerinde yaşatılanlara, akıtılan kanlara karşı ilk anlamlı karşı duruş İspanya’dan gelmişti.

Devamını Oku
14.04.2026
Şafak sökerken...

Günlük yaşamımız içinde, çoğunlukla yatakta, derin uykuda olmamızdan mı bilinmez, şafağın söküşünü uyanık izlediğimiz günlere ilişkin anılarımızın olumlu izleri kalır.

Devamını Oku
11.04.2026
Ülkemizin geleceği çılgın Trump’ın tuzaklarına bağlı olamaz...

Cumhurbaşkanlığı rejiminde yıllardır sorgulamasız sürdürülebildiği, yapılanların yanlarına kâr kaldığı varsayılan haksızlık hukuksuzlukların yarattığı olumsuzlukların dayanılmaz yükselişi ile içeriden yaratılan çürümüşlüğün saklanamayacağı günler geldi de geçti.

Devamını Oku
07.04.2026
Yerel, küresel kıskacına karşı başkaldırılar yükselişte

Şimdilik bir yılı geçmiş bir süreç içinde, ülkeye yayılmış, kazanılmış belediye yönetimlerine el konması, kayyım atanması uygulamalarıyla, tümü sol kimlikli, ağırlıklı CHP’ye bağlı belediye yönetimlerinin operasyonları ile amaçlanan moral yıkımı, iktidarları adına fiyasko sonuçlar verdi.

Devamını Oku
04.04.2026
Savaş karşıtlığının önlenemez yükselişi

Hafta sonunu, başta Amerika’nın başkenti, önemli bütün merkezlerinde, savaş karşıtlarının çok etkin eylemleriyle aynı merkez içinde on binler, ülke çapında yüz binlerin katıldıkları protesto eylemlerine tanıklık ederek geçirdik.

Devamını Oku
31.03.2026
Savaşın bedelinin en ağırını tarafı olmayanlar ödüyor

Hindistan, Japonya...

Devamını Oku
28.03.2026