Alışkanlık mı? Kaygıların, birikmelerinin sonucu mu bilemem. Gözlerimi açıp yataktan kalkmaya karar vermemin ardından, televizyonun bulunduğu salona geçip düğmeye basıyorum. Sabah hazırlıklarının koşturmacası arasında, ilk haber gelişmelerine kulak kabartıyorum. Yasadışı bahis operasyonu. En ucuzu olarak seçilmiş, en çok satılan beyaz et, tavukçulara yapılmış operasyonların listesi... Uyuşturucu operasyonunun ünlü dokuz tutuklusunun görüntüleri...
Yeni, içimizi hoplatacak belediyeler operasyonu eksik olabilir mi? Dün sabahın alacakaranlığında gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında, torbadan kurayla çekilircesine sıra Silivri Belediyesi’ne çıkmış. Başkan ve arkadaşlarından bir listenin isimleri sayılıverdi. Elbette baskınlarla alınmışlardı. Elbette operasyonun suçlanma gerekçeleri, sorgulanmalar, avukatların devreye girmeleri sonrasında, önceden yandaş medyalar üzerinden yapılacak bilgilendirmeler eşliğinde günlerle yayınlanacak haberlerle donatılacaktı.
İlk bilgileri paylaşan uzman haberciler, satıraralarında operasyonun geleceğinin haberlerinin, öncesinden bilgi aldıklarını da satıraralarına ekleyerek her geçen gün listesi artan CHP’nin kazanılmış belediyelerine bir yenisinin eklemlenmiş olduğunun altını çiziyorlardı. Doğrudan söyleyemeseler de geçmiş olsun, çabuk kurtulmaları dilekleriyle birlikte, yılları bulmuş tutukluluklar üzerinden sonuç alınmaktan çok uzakta gelişmeleri de eklemlemekten kendilerini alıkoyamıyorlardı.
***
İçimdeki şeytan dürttü. Geçmiş yıllarda, çok uzun yıllar hep sol, sosyal demokrat belediyelerin elinde yönetilen Silivri’nin, bir önceki döneminde, MHP kökenli bir belediye başkanının ağırlıklı Cumhur İttifakı kapsamı, güçlü desteğinde seçildiği dönemi de yaşamıştık. Trakya’nın ünlü tarıma elverişli toprakları üzerinde, çok geniş bir alana yayılmış Silivri Belediye sınırları içinde de tarım alanlarının sanayiye açılmasına dönük yağma düzeninin hızlanmasına da tanıklık etmek zorunda kalmıştık.
Çevre kirliliği ile bütünleşmiş, üstüne üstlük bakanlıklar destekli projelerin kaygılandıran gelişmelerine tanıklık etmekteydik. Ulaşılabildiği kadarı ile çevreye zarar veren projelere karşı haberlere elbette Cumhuriyet gazetesi içinde de yer verilmeye çalışıldığını anımsıyorum. Tarımın efsane Trakya toprakları üzerinde hızla yayılan kirliliğe karşı elbette savaşım veren güçlü örgütlerimizin haberleri, bilimsel çalışmalarının yansımaları yazı dizileri bir kenara...
Trakya topraklarının hızla kirletilmesinin acımasız sonuçları, üniversitelerden gelen ulusal, dahası uluslararası bilimsel ortak çalışmaların sonuçları olarak paylaşılıyordu. Trakya pirinci, buğdayı zehir taşıyor; bölgede yaşayanları kuşatıp kapsayan kanser hastalıklarının sonuçları ürkütücü boyutlara ulaşıyordu. Türkiye’nin tarım ürünleri ambarı bölgenin bereketli toprakları, ucuz sanayileşme uğruna, acımasızca kanalizasyon yapılmamış sanayi bölgesine dönüştürüldükçe bölge adına acımasız sonuçlar çıkmıştı.
Ne yazık ki yakın yıllar üzerinde ne kadarı ile olumlu çabalar harcanıyoru bilebilecek noktada değiliz. Tam tersi, vicdansızlıkta yarışılan yeni adımlar Silivri’ye kadar uzanmış, biliniyor. Yakın tarih örneklerinde bakanlık projeleri olarak da karşımıza çıkıyorlar. MHP’li yönetim döneminde, ranta açılmak üzere yakılan buğday tarlaları örneğini de yaşamış, paylaşmıştık. Silivri Belediyesi’nin kirletme projelerine karşı savaşım vermesini diliyorduk ki... Dün sabahın alacakaranlığında gelen operasyon haberi ile yüzleştik. Başkanla birlikte 18 kişinin daha operasyon kapsamında tutuklandıklarının haberinin nasıl gelişeceğini izleyeceğimiz bir sürece geçiş yaşadık.