Tanrılar çıldırmış olmalı!
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

Tanrılar çıldırmış olmalı!

22.03.2025 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

Çarşamba sabahı uyandığımızdan bu yana yaşadıklarımızı, duyabildiklerimizi, anlamaya çalıştıklarımızı, içinde olanların yaşadıklarını, yaşatılanları, toplumsal tepki verenleri, sokaklara çıkarak tepkilerini verebilenleri, evlerine kapanmayı, saklanarak korunmayı seçenleri de içlerinde, yaşamakta olduklarımızı, akıl sağlığımızı da koruyabilme çabası içinde, şöyle bir gözden geçirebilir miyiz?

Mitolojiden öğrendiğimiz tanrılar savaşlarının öfke içinde yaşatılmış en akıl dışılarından biri ile yüz yüze kalmış gibiyiz. “Keskin sirke küpüne zarar” özdeyişimizin hafif kalacağı bir operasyonlar zinciri ile yüz yüze kalmış gibiyiz. Abdullah Öcalan üzerinden, PKK’yi gönüllü operasyonla kapattırma girişiminin içindeki AKP-MHP ortaklık ittifakı, Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olması projesini ortadan kaldırmaya yönelik operasyonlar zincirinde.

Sabahın karanlığında evinden baskınla alınan İmamoğlu ile yetinilmeyen, öncesi, artçıları hızla çoğaltılan bir dizi operasyonla karşı karşıyayız. İstanbul’da yaşamımız ilan edilmemiş bir sıkıyönetim icraatlarıyla ardı arkası kesilmeyen yasaklarla yönetiliyor. İmamoğlu’nun diplomasının geçersiz kılınması kararı uğruna, pek çok üniversitede eğitim vermekte olan çok sayıda bilim insanının diplomaları da talimatla sorumluluk üstlenmiş kimi kurullar eliyle ortadan kaldırılınca 1970’li yıllardan günümüze okullarına kapanmış üniversitelerin öğrencileri bile, perşembe günü kendi öğretim üyelerinin de savunmasını yapabilmek üzere, İmamoğlu’nu da savunmak üzere sokaklara dökülüverdiler.

İstanbul’da ilan edilmemiş, valilik emirleriyle uygulanan sıkıyönetimin boyutları kaçınılmaz dün yeni kararlarla tırmandırıldı. Benim okuyacağınız bu yazıyı yazmaya çabaladığım saatlerde, İstanbul başta, ağırlıklı tüm diğer illerde sokaklara taşmakta olan eylemler bağlantılı uygulamaların listeleri kabarıyordu. Kentlerin ulaşımında en işlevsel caddelerden Vatan Caddesi’nin çarşamba gününden geçerli olmasının üzerine, önce Taksim metro çıkışının kapanması olmak üzere, dün cadde cadde elbette ağırlıklı İstanbul olmak üzere, çok sayıda merkez ile üniversitelerin yoğun olduğu eksenler bağlı eylemlerin hemen arkasından gelen yasak kararlarının duyurularının ardı arkası gelemeyecek gibi.

***

CHP’nin yarın yapılacak cumhurbaşkanı adayı seçimi, İmamoğlu’nun seçilmesi kararında, öncelikle parti içini bütünleştiren, geçmiş dönemlerdeki tüm cephe ittifaklarını da tazeleyen, diğer partilerden de gelen destekler devam ederken gelişen haberlere yetişilemez oldu. Dünya çapında ilgi, destekleri bir kenarda bırakırsak Saray ittifakı adına uzun bir zamandır CHP ile güneydoğu belediyelerini hedef almış, operasyonlarda, kimi yolsuzluk soslu, Kürtçülük ağırlıklı suçlamalarla, Saray ittifakının Öcalan odaklı ittifakının çelişkisi, eline mikrofonu alan her siyasetçinin kaçınılmaz en haklı eleştirisi.

Dün kaçınılmaz bir yanda sıkıyönetim uygulamalarını mumla aratan kentler yasaklamaları ile en çarpık çelişki, kuşkusuz hem haklı ve de doğal olması gerektiği gibi destek verilmiş Nevruz kutlamaları, ne yazık ki ikiyüzlülüğün en çarpıcı örneklerini oluşturmuş olmadılar mı? “Ne bu perhiz ne bu lahana turşusu” sorgulaması ile gülüp geçme lüksümüz olabilir mi?

Yolda, nereden geldiğini bilemediğim bir mikrofondan İmamoğlu’nun “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” seslenişi geliyor. Yürüyenler bir yandan koşturarak yollarına devam ederken, gülerek alkışla destek veriyorlar.

Yazarın Son Yazıları

AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları

Avrupa Birliği ülkeleri içinde, Amerika-İsrail birlikteliğinde Ortadoğu ülkelerinde yaşatılanlara, akıtılan kanlara karşı ilk anlamlı karşı duruş İspanya’dan gelmişti.

Devamını Oku
14.04.2026
Şafak sökerken...

Günlük yaşamımız içinde, çoğunlukla yatakta, derin uykuda olmamızdan mı bilinmez, şafağın söküşünü uyanık izlediğimiz günlere ilişkin anılarımızın olumlu izleri kalır.

Devamını Oku
11.04.2026
Ülkemizin geleceği çılgın Trump’ın tuzaklarına bağlı olamaz...

Cumhurbaşkanlığı rejiminde yıllardır sorgulamasız sürdürülebildiği, yapılanların yanlarına kâr kaldığı varsayılan haksızlık hukuksuzlukların yarattığı olumsuzlukların dayanılmaz yükselişi ile içeriden yaratılan çürümüşlüğün saklanamayacağı günler geldi de geçti.

Devamını Oku
07.04.2026
Yerel, küresel kıskacına karşı başkaldırılar yükselişte

Şimdilik bir yılı geçmiş bir süreç içinde, ülkeye yayılmış, kazanılmış belediye yönetimlerine el konması, kayyım atanması uygulamalarıyla, tümü sol kimlikli, ağırlıklı CHP’ye bağlı belediye yönetimlerinin operasyonları ile amaçlanan moral yıkımı, iktidarları adına fiyasko sonuçlar verdi.

Devamını Oku
04.04.2026
Savaş karşıtlığının önlenemez yükselişi

Hafta sonunu, başta Amerika’nın başkenti, önemli bütün merkezlerinde, savaş karşıtlarının çok etkin eylemleriyle aynı merkez içinde on binler, ülke çapında yüz binlerin katıldıkları protesto eylemlerine tanıklık ederek geçirdik.

Devamını Oku
31.03.2026
Savaşın bedelinin en ağırını tarafı olmayanlar ödüyor

Hindistan, Japonya...

Devamını Oku
28.03.2026