Üstün Dökmen

Aşil topuklarımız

05 Mayıs 2024 Pazar

Mitolojide yalnızca topuğundan vurularak öldürülebilen Aşil’den esinlenen “aşil topuğu” betinlemesi insanların zayıf yönlerini anlatır. Bana göre insanları bir gerçek zayıf noktası bir de sanal zayıf noktası vardır.

Efsaneye göre eski Yunan’da annesi Aşil’i ölümsüz olsun diye topuklarından tutup ölümsüzlük ırmağına daldırıp çıkarmış, böylece Aşil’in vücudu ok, kılıç geçirmez hale gelmiş. Ancak anne oğlunun topuklarından tuttuğu için topuklara su değmemiş, bu yüzden de Aşil’in topukları ölümcül darbelere açıkmış. Bunu öğrenen düşmanları bir gün topuğundan vurmuşlar Aşil’i.

Bu efsaneden yola çıkılarak bir benzetme yapılmıştır psikolojide, insanların zayıf noktalarına “Aşil topuğu” adı verilmiştir. Her insanın zedelenebileceği bir hassas noktası, eksik bir yanı, bir aşil topuğu vardır.

Ben, her insanın iki farklı aşil topuğu bulunduğunu düşünüyorum. Birinci topuk gerçek bir eksikliği sembolize eder, ikincisi topuk ise aslında bir eksiklik olmadığı halde kişinin kendisini eksik zannetmesidir. Birinciye “Gerçek aşil topuğu”, ikinciye ise “Sanal aşil topuğu” adını vermek istiyorum.

GERÇEK AŞİL TOPUĞU

Pek çok insanın, en azından bir tane eksik yanı vardır. İnsanlar farkında oldukları bu eksik yanlarını başkalarından saklamak isterler. Bu konuda çeşitli örnekler sıralanabilir.

Amerika’da çok sayıda gencin okuma yazma öğrenmeden kolejden mezun olduğu iddia edilmektedir. Okuma yazma bilmeden işe giren bu grup için yetişkinlere yönelik okuma yazma kursları açılmıştır. Okuma yazma bilmeyenler utana sıkıla, dışarıdan bir gören olacak diye kaygılar içinde bu kurslara gitmişlerdir, gitmektedirler. Okuma yazma bilmemek gerçek bir aşil topuğudur.

Kendimden bir örnek vereyim. Söylemekten hoşlanmıyorum ama yine de söyleyeceğim, benim İngilizcem zayıftır. Mesleğimle ilgili İngilizce yayınları okuyup anlayabiliyorum ancak Türkçe olarak verdiğim bir konferansı, aynı kalitede İngilizce olarak vermem mümkün değil. Geçmişte uluslararası bir konferansta İngilizce konuşma yapmam gerektiğinde önce İngilizce metni hazırlar, bu dili iyi bilen bir arkadaşıma kontrol ettirir, sonra da ezberleyip öyle sunum yapardım. İngilizcemin zayıf olması benim gerçek aşil topuğumdur.

Kitap okuryazarlığı dışında artık bir de internet okuryazarlığından söz ediliyor. Maalesef İngilizcemin yanı sıra bendenizin internet okuryazarlığım da zayıftır. Zaman zaman eşim Prof. Dr. Zehra Dökmen’e, “Zehra ben sana bağlıyım, bağımlı değilim” diyorum, ancak o da bana, “Biraz bağımlısın Üstün, ben olmadan internet bankacılığını kullanamıyorsun” diyor. Haklı.

Bazı mesleki pozisyonlar belirli diplomalara sahip olmayı gerektirir. Farz edelim ki bir kurumun genel müdürü olabilmeniz için dört yıllık üniversite diplomasına sahip olmanız gerekmektedir fakat sizin yalnızca iki yıllık bir yüksekokul diplomanız vardır. Siz makamınız için yetersiz sayılan bu diplomayla söz konusu göreve atanırsanız gerçek bir aşil topuğuna sahip olduğunuz düşünülebilir. Pozisyonunuz sıkıntılıdır, attığınız imzalar hukuken geçersizdir, gelecekte atacaklarınızın geçerli olabilmesi için tamamlama dersleri alıp dört yıllık diplomaya sahip olmanız gerekir. Bu da bir gerçek aşil topuğudur.

SANAL AŞİL TOPUĞU

Konuya objektif olarak bakıldığında belirli bir konuda eksiğiniz bulunmayabilir ancak bu konuda kendinizi eksik olarak algılıyor olabilirsiniz. Bu durumda sanal aşil topuğuna sahip olduğunuzu söyleyebiliriz, yani konuyla ilgili olarak özgüven eksikliğiniz vardır. Başkaları sizi başarılı olarak algılarken siz başarınızdan kuşku duyabilirsiniz. Bu konuda da pek çok örnek var.

İşyerinizde aylarca hazırlanıp bir sunum yaptınız, amiriniz ve arkadaşlarınız da bu sunumu beğendiler diyelim. Buna rağmen o gece bir huzursuzluk hisseder, “Çok iyi değildim” diye üzülürseniz büyük bir ihtimalle sanal bir aşil topuğuna sahip olduğunuzu düşünebiliriz. Bazen de bir kadın özene bezene yemekler pişirir, misafirlerini en iyi şekilde ağırlar ancak onlar gittikten sonra “Mutlaka bir eksiğim vardı, daha iyi ağırlayabilirdim” diye üzülürse, bu durum da sanal aşil topuğuna örnek sayılabilir.

Bu örneklerde görüldüğü üzere bazen kişiler başarılı oldukları konusunda çevrelerini ikna ederler ancak kendilerini ikna edemezler. Bu alandaki bir başka örnek kadınların güzel olup olmadıkları konusunda ortaya çıkar. Bazen çevresi bir kadının güzel olduğunu düşünür ancak bu kadın aynaya baktığında güzelliğinden emin olamaz. Vücudunun, yüzünün birçok yerinin estetik cerrahiye ihtiyacı olduğunu düşünür; bu da bir sanal aşil topuğudur.

Kadınların güzellikleri konusunda kuşku duymaları, büyük ölçüde toplum baskısından kaynaklanır. Toplum, kadına çok güzel olması gerektiğini aksi halde evde kalacağını söyler, açıkça söylemese de ima eder. Böylesine bir baskı erkekler için geçerli değildir. Kısa boylu, şişman, saçları dökülmüş erkekler aynaya baktıklarında kendilerini yakışıklı bulurlar.

Sonuçta gerçek aşil topuğunuz varsa eksiğinizi gidermeye çalışmalısınız, sanal aşil topuklarınız için de özgüveninizi artırmalısınız.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Erdal Atabek 16 Haziran 2024
Palandöken 26 Mayıs 2024
Ütopya ve maarifimiz - I 12 Mayıs 2024

Günün Köşe Yazıları