İran Hamas’ın İsrail’e ilk saldırısını biliyor muydu?
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

İran Hamas’ın İsrail’e ilk saldırısını biliyor muydu?

08.07.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bu soru çok soruldu ve tartışıldı. Bunu yeniden gündeme getirmemin nedeni, hazır Tahran’da iken bir sohbette İran’da alt düzeyde bir yetkiliye bu soruyu yeniden yöneltmek oldu. Çünkü sonrasında yaşananlar Gazze dahil Filistinlilerin, Suriye’nin ve tabii ki İran’ın aleyhine sonuçlar üretmiş olmasıdır.

Sadece bu kadar değil, tüm Körfez ülkeleri, dünya ekonomisi ve pek çok ülke zarar gördü. Binlerce insan öldü ve yaralandı. Bir korku ortamı tetiklendi. Ülkeler silah harcamalarını artırdılar. Hamas saldırısı dünyayı değiştirdi; zincirleme reaksiyonla tüm dünyaya yayıldı.

***

Bugüne kadar bu soru üzerine ilk zamanlar epey görüş ileri sürüldü.

Saldırının hemen ardından Wall Street Journal gibi gazeteler, İranlı güvenlik yetkililerinin Beyrut’taki toplantılarda saldırıya yeşil ışık yaktığını ileri sürdü. Ancak bu iddia düzeyinde kaldı, İsrail bile bunu doğrulayıcı bir açıklama yapmadı; ABD resmi istihbarat birimleri de doğrulamadı, “Elimizde bir kanıt yok” dedi.

İran’ın bu saldırıyı övdüğü biliniyor. Ama İran, operasyonun tamamen Filistinlilerin kendi kararı olduğunu savundu, doğrudan bir ilişkimiz yok dedi. Güvenlik uzmanları da böyle bir saldırı kararını Filistinlilerin kendi içlerinde aldıkları kanaatinde.

‘HEPSİ KARARLARINI KENDİLERİ ALIR’ 

Yine de bu soru benim için önemini koruyordu, bu nedenle şansımı denedim.

Yanıt şu oldu: Bu saldırı planı ve kararı Filistinlilerce alındı. Burada bizim zaten ne Filistinlilere ne Yemenlilere ne Hizbullah’a şöyle yapın böyle yapın, bize ayak uydurun vb. gibi yönlendirici talimatlarımız yoktur ve olmaz, kararlarını kendileri alır uygularlar.

Soruya gelirsek, tamamen kişisel düşünceme göre, İran yönetiminin bir şekilde bu saldırıdan önceden haberi olmuştur. Ama dediğim gibi, hepsi o kadar. Bir destekleyici tavır almamıştır.

ENGELLER MİYDİ? 

İkinci sorum geldi bu açıklama üzerine:

İran, bu saldırının yol açacağı zincirleme reaksiyonları önceden hesap etmemiş, görmemiş anlaşılan. Eğer Gazze’deki büyük katliamı, Hizbullah’ın verdiği önemli kayıpları, İsrail’in Lübnan’a saldırılarını, Suriye’de rejimin yıkılışını ve tüm savunmasının yerle bir edilişini ve İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki işgalini genişletmesini, daha sonra İran’a saldırının önündeki engelleri aşmasını, Hizbullah liderlerini öldürmesini, sonra İran’a verdiği büyük zararı, önceden tahmin etmiş, görebilmiş olsaydı...

Hamas’ı durdurur muydu, durdurabilir miydi? Görüş belirtir miydi?

Şüphesiz zor bir soru, yanıtını belki de hiçbir zaman bilemeyeceğimiz bir soru. Ama bugüne kadar yaşananları da yaşamamış olacaktık. Bu soruya bu kez daha kesin yanıt verdi: Bence evet...

İYİ ÇALIŞILMAMIŞ BİR KONU 

Demek ki yankısı ve etkileri, etkileşimleri büyük olacak bir olayda karar vermeden önce, özellikle de askeri savaş gibi konularda, derinlemesine, çok katmanlı, uzun vadeli, konu içindeki tüm oyuncuları ve ilişkileri de düşünerek hareket etmek zorunluğu var.

İsrail’in Filistin meselesine, özellikle Gazze’ye yönelik büyük bir saldırı ile karşılık vereceğini hesap edememeyi anlamam. Üstelik ABD’yi de devreye sokacağı hemen hemen kesinken... Kudüs’ün başkentliğine onay vermiş biri oradayken...

Son diyeceğim şudur, bununla İran notlarını ve değerlendirmelerini bitiriyorum:

İran büyük bir fırsat kaçırdı. 

Yazarın Son Yazıları

Az-öz ve halkın yakıcı sorunlarını bayrağa taşıyın

Mademki yeni bir parti kuruluyor, yıllardır içinde bulunduğumuz (ben diyeyim 10, sen de 20 yıl) olağanüstü koşulların yıprattığı toplumun, tüm devlet kurumlarının ayakları üzerine oturtulmasını önceliğine alması gerekir.

Devamını Oku
21.07.2026
Yeni parti kurulurken; başkası değil kendin ol...

Bir dizi ankette, Özgür Özel ve arkadaşlarının kurmaya hazırlandıkları partinin seçmende karşılığı, butlan öncesi CHP’nin oy potansiyeline neredeyse eşit: yüzde 35.

Devamını Oku
20.07.2026
Kavgacıyı betimleme

Ne bu şiddet, bu celal!

Devamını Oku
19.07.2026
3 trilyon dolar silaha=Güvenlik bahanesi ve derin yoksullaşma

On yıl içinde silahlanma harcamaları dünyada yüzde 41 arttı ve 2025 yılı sonu itibarıyla 2 trilyon 887 milyar dolara ulaştı, dedik, önceki yazımda.

Devamını Oku
16.07.2026
10 yıl içinde yüzde 41 artış: Silahlanmanın boyutları

Dedik ki ülkelerde demokrasi gerilerken askeri harcamalar artıyor, otoriter rejimler güçleniyor ve savaş şirketleri görülmemiş kârlar elde ediyor ve halk yoksullaşıyor.

Devamını Oku
14.07.2026
Gerginliğin tırmandırılmasıyla otoriterleşme artışı, kârların ve yoksulluğun yükselişi

Tezim şu: Dünyada siyasi ve askeri gerginliğin kasıtlı olarak tırmandırıldığını düşünüyorum, bu yeni durumdan ülkelerde demokrasi gerilerken askeri harcamalar artıyor, otoriter rejimler güçleniyor ve savaş şirketleri görülmemiş kârlar elde ediyor ve halk yoksullaşıyor.

Devamını Oku
13.07.2026