Çaresizlik, iyimserlik ve LÖSEV
Üstün Dökmen
Son Köşe Yazıları

Çaresizlik, iyimserlik ve LÖSEV

27.10.2024 12:00
Güncellenme:
Takip Et:

Psikolojide Seligman tarafından ortaya atılmış “öğrenilmiş çaresizlik” ve “öğrenilmiş iyimserlik” isimli iki kavram var. Bakalım:

Belli bir konudaki itici uyarıcıları kontrol etmeleri uzunca bir süre engellenen hayvanlar ve insanlar bu uyarıcıları kontrol edemeyecekleri konusunda şemalar oluştururlar. Bu uyarıcılarla ilgili kontrol edebilecekleri, kurtulabilecekleri bir sıkıntıyla düştüklerinde pasif kalmayı tercih ederler, adeta teslim olurlar.

Küçükken ince bir iple bağlanan fillerin bu duruma alışmaları, büyüdüklerinde rahatça kurtulabilecekken kurtulmamaları bu duruma bir örnektir. Yine insanlar arasında kölelerin teslimiyetleri de öğrenilmiş çaresizliğe örnektir. Çaresizlik doğuştan gelmez, öğrenilir.

Çevremizdeki uyarıcıları kontrol edebildiğimizde, olumsuzluklarla mücadele etmeyi alışkanlık haline getirdiğimizde öğrenilmiş iyimserlik içine gireriz. İyimserlik de öğrenilebilen bir şeydir.     

İyimserliği öğrenmiş kişiler ağır bir hastalığa, örneğin vereme veya kansere yakalanınca tedaviye umutla devam ederler. Eskiden vereme “Derd-i deva napezir” yani çaresiz hastalık denirdi. Bu isim bile mücadele etme hevesini kıracak nitelikteydi. Oysa gelişmiş ilaçların bulunmadığı dönemlerde bile iyi beslenmeyle Heybeli Ada Sanatoryumu’ndaki gibi bol oksijenli ortamlarda verem tedavi edilebiliyordu. (Bu sanatoryum yakın zamanlarda kapatılmıştır.)  

Öğrenilmiş çaresizliğe ve iyimserliğe ilişkin ülkemizden iki örnek:

İYİMSERLİK VE LÖSEV

Dr. Üstün Ezer genç bir hekim olduğu yıllarda hematolojiyi seçmişti. O yıllarda lösemili çocukların iyileşme olasılığı yüzde 15 kadardı. Genç hekim Üstün Ezer bu tablo karşısında üzülüyor, bir şeyler yapabilmek için çırpınıyordu. Bir gün bir hocası ona, “Kendini üzme, bu çocuklar nasıl olsa ölecekler” demiş. Bence Üstün Ezer bu sözde teselliye tıp tarihine geçecek bir karşılık vermiş. Onlara, “Madem öleceklerdi biz niçin doktor olduk” demiş.

Bu diyaloğu yorumlamak istersek şunu söyleyebiliriz: “Bu çocuklar nasıl olsa ölecekler” diyen kişiler öğrenilmiş çaresizlik içindedirler. Üstün Ezer ise öğrenilmiş iyimserlik içindedir. Onun iyimserliği LÖSEV’i dünya çapında bir konuma ulaştırmıştır.

Niçin dünya çapında? En son edindiğim bilgiye göre bugün Amerika’daki ve Almanya’daki birer hastane lösemili çocukları yüzde 92 oranında iyileştirmektedir. Bu oran LÖSEV’de yüzde 94’tür. Evet, yüzde 94. Bu orana Üstün Ezer’in ve çalışma arkadaşlarının öğrenilmiş iyimserlikleri ve çalışma azimleri sayesinde ulaşılmıştır.

Bu noktada şunu hatırlatmak isterim, LÖSEV lösemili çocukların teşhis ve tedavisinden hiçbir ücret almamaktadır, tedavi sırasındaki tüm giderler ve tedavi sonrasındaki uzun süreli gıda yardımları tamamen ücretsizdir.

Peki, LÖSEV gereken parayı nereden temin etmektedir? İyi kalpli insanların bağışlarından temin etmektedir. Tedavi hizmetinin yanı sıra “Bir tuğlada da sen koy” kampanyasına yapılan bağışlarla çocuklara ve yetişkinlere tüm branşlarda hizmet veren LÖSANTE hastanesi kurulmuştur. Bu hastane nitelik ve işleyiş açısından dünya çapında ödül kazanmıştır. MEDTOP adlı bu ödül LÖSANTE’ye dünya çapında bir hastalığı etkili şekilde tedavi ettiği için verilmiştir.

Bu ödülden önce 2017’de LÖSEV’in kurucusu Dr. Üstün Ezer Çocukların Dünyası (World of Children) Vakfı tarafından Çocuk Hakları Nobeli olarak nitelendirilen bir ödüle değer görülmüştür. LÖSANTE, Sağlık Bakanlığımızın denetleme kurulu tarafından üç gün süren denetlemeler sonucunda 100 üzerinden 99.67 puan almıştır. Bu puanla sanırım LÖSANTE, Türkiye birincisi sayılmaktadır.

LÖSEV, LÖSANTE ödül kazanmıştır ancak dört yüz yataklı hastane olabilmesi için gereken ruhsat Sağlık Bakanlığı tarafından verilmemektedir. LÖSANTE’nin kapasitesi başlangıçtan bu yana 400 yataktır ancak ilk önce 75 yatağa izin verilmişti, şu an ise 200 yatağa izin verilmektedir. 400 yatağa izin verilmesi için LÖSANTE’nin hiçbir eksiği yoktur. Daha da vahimi bu hastanemize çeşitli branşlarda, yeterli sayıda doktor kadrosu verilmemesidir. Niçin? Ben bilmiyorum, bakanlığa sormak gerekir. Niçin sadece 200? Niçin doktor kısıtlaması?

Dr. Üstün Ezer’e lösemili çocukların tedavisinde dünya çapında ulaştıkları başarının nedenini sordum, mevcut yöntemi çok titiz uyguladıklarını, hijyene çok dikkat ettiklerini söyledi. Öyle ki uzun süren tedavi sürecinde anneleriyle kalan çocukların yatak odaları, banyoları, tuvaletleri ayrıymış. Dünya çapında bir başarıya ülke çapında bir engel.

Her neyse, LÖSEV’le, LÖSANTE’yle gurur duyuyorum.

Yazarın Son Yazıları

Köleleşme

Kölelik tarih boyunca zincirlerle ve kırbaçlarla kuruldu. Günümüzde ise tüketim alışkanlıkları, ve görünmez bağımlılıklar, özgürlük duygusunu yeniden sorgulatıyor. Kölelik düzenleri tarihe karışsa da modern yaşamın sunduğu konfor ve teknolojibireyi farkında olmadan yeni bağımlılık ilişkilerinin içine çekebiliyor.

Devamını Oku
05.07.2026
Ahlak eğitimi

Ahlak eğitimi

Devamını Oku
28.06.2026
Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Günümüzde pek çok eğitimci, aydın Finlandiya’daki eğitim mucizesini görüp öğrenmek için Finlandiya’ya gidiyor. Bence gereksiz, görüp öğrensek bile ülkemizde uygulayamayız. Atatürk Finlandiya’daki şahlanışı anlatan “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” isimli kitabı Türkçeye çevirtmiş ve askeri okullarda okunmasını istemişti. Biz Finlandiya eğitim sistemini 90 yıldır biliyoruz. Biliyoruz da hayata geçiremiyoruz.

Devamını Oku
21.06.2026
Ey Türk genci

Ey Türk genci

Devamını Oku
14.06.2026
‘Sarı Zarflar’

Nazi Almanyası’ndan Sovyetler Birliği’ne, McCarthy döneminden günümüze uzanan ortak bir hikâye: Düşünceleri nedeniyle hedef alınan insanlar. “Sarı Zarflar”, bu evrensel yarayı sinema diliyle yeniden hatırlatıyor.

Devamını Oku
07.06.2026
Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık

Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık yalnızca insana özgü davranışlar değil. Ancak insanı ayıran şey, bu eğilimleri ahlak ve bilinç süzgecinden geçirebilme sorumluluğu. Doğada sahte sinyal, yiyecek isteme ve çıkar için davranış değiştirme örnekleri var. İnsanda ise bu davranışlar dil, bilinç ve ahlakla birleşince çok daha karmaşık duruma geliyor.

Devamını Oku
31.05.2026