Hak hukuk eşitsizliği

Hak hukuk eşitsizliği

09.04.2020 06:30
Güncellenme:
Takip Et:

Hak, hukuk, adalet...Bu kavramlar sadece koca koca hukuk kitaplarında yazan falanca sayılı, filanca maddede belirtilenlerle ilgili değil. Bu kavramlar her şeyden önce, bireyin toplumsal ilişkilerini, davranışlarını belirleyen, geleceğe bakışını yönlendiren kavramlar. Ahlak ve vicdanla ilgili kavramlar aynı zamanda. Ahlaka ve vicdana uygun olması için de tek kural var. O da eşitlik ilkesi...

Bakmayın her devletin anayasasında, baba yasasında, padişah ya da kraliyet yasalarında “Tüm yurttaşlar, yasa önünde şuna buna bakılmaksızın eşittir” denmesine... Kimileri daha az, kimileri daha çok eşittir... Bunun en iyi örneklerini 15 yıldır tüm yargılamalar sürecinde gördük...

Şu günlerde TBMM’de infaz yasası görüşülüyor. AKP ve MHP’nin koronavirüs salgını nedeniyle hazırladığı, onlar dışında herkesin karşı çıktığı bir tasarı... İki gündür tasarıyı savunanları ve karşı çıkanları dinliyorum. Karşıma sadece ve sadece eşitsizlik ilkesi çıkıyor.

Çelişkiler yumağı

Onları dinlerken Soma maden faciasında, Çorlu tren kazasında eşlerini, babalarını, oğullarını yitirmiş olan aileleri düşünüyorum...

Adana Aladağ’da, yurt yangınında diri diri yanan kız çocuklarının ailelerini düşünüyorum...

Bunların katilleri, sorumluları çıkacak, ama... Ama değil onlarca insan öldürmüş, hayatında eline bir taş alıp atmamış sadece bir mesaj, bir tweet atanlar içeride kalacak..

Kadın katilleri, uyuşturucu satıcıları, mafya babaları çıkacak çocuğu öldüğü için birilerine küfür eden içeride kalacak...

Yolsuzlukları, eşitsizliği, sömürüyü, ahlaksızlığı yapanlar değil de bunları ifşa edenler içeri tıkılıp içeride bırakılacak...

Gerçeğin peşinde koştukları için, haber yaptıkları için içeride kalacak gazetecileri, yazarları düşünüyorum...

Üç yıldır hapiste olan Osman Kavala’nın, Şirin Payzın’a söylediği bir tümce aklıma geliyor: “Tutukluyken tutuklanmam öngörülemeyen bir tarihe kadar cezaevinde kalacağım anlamına geliyor”..

Daha dün T24’te okuduğum Tuğçe Tatari imzalı yazıyı düşünüyorum. Yazının başlığı yeterince açık: “Bu yazıyı, mahkemesi bile belli olmayan tutuklu Selma Altan’ın bir yakını olarak okuyun

Bu yasa tasarısına, sözüm ona koronavirüsle ilgili bu tasarıya, hapishanelere hangi gazetelerin girip hangi gazetelerin girmemesi gerektiğini bile soktular ya... E, pes yani! Daha ne desek ki!!!

Hak eşitsizliği şiddettir

Bu çelişkiler süregelirken...

Hani her akşam çıkıp sağlıkçıları alkışlıyorlardı... Gelin görün ki AKP ve MHP oylarıyla ne zamandır üzerinde tartışılan Sağlıkta Şiddet Yasa Teklifi de reddedildi. Gelin de şimdi ağzınızı bozmayın!

Sağlıkçılarımız için alkışa evet ama onları koruyacak yasaya hayır demek şiddetin ta kendisidir.

Masum insanların, vicdanlı insanların, ahlaklı insanların, ayırımcılığa, haksızlığa, eşitsizliğe her karşı çıkışı iktidar sahiplerini öfkelendiriyor....

Şimdi hazırladıkları bu yasa tasarısıyla yapmaya çalıştıkları, aşırı dolmuş hapishanelerimizde, bu öfke duydukları insanlara yer açmaktan başka bir şey değil.

Hak eşitsizliğinin, vicdan eşitsizliğinin adı hukuk ya da adalet olamaz. Olsa olsa rezillik olabilir! Ahlaksızlık olabilir!

Sözü Can Yücel’e bırakıyorum:

Kanun çalacağız diye çıkıp orta yere Kanun çaldılar yere!

Bir de madem bugün Yaşar Kemal’in eşsiz röportajını yayımlamaya başladık gazetede, sözü ona devretmek istiyorum:

Zulmün artsın ki çabuk zeval duyasın. Anadolu’da zalimler için böyle derler...

Yazarın Son Yazıları

Operasyon arası sanat

27 Mart 2026-Uşak Belediyesi’ne operasyon.

Devamını Oku
12.04.2026
Teşekkürler Zülfü Livaneli

Hem Zülfü Livaneli’nin kendisi hem sayısız araştırmacı, o baskı altında zoraki kabullenilmiş adaylığın, SHP’nin yerlerde sürünen oylarını yükseltmek için kabul ettiğini açıkladı. Yükseltti de. Uğradığı saldırılar, manipülasyonlar, kimi medya ve aydınların ihaneti hepsi yazıldı. Oyların nasıl çalındığı da... Daha sonra Baykal’ın dokunulmazlığı nasıl savunup Erdoğan’a başbakanlığı sunduğu, tüm partilerin tavırları... Ama okuyan kim!

Devamını Oku
09.04.2026
Tiyatro ve eleştiri

Samsun Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden bir çağrı alınca “Nâzım Hikmet 124 Yaşında” programımı sunmak üzere kendimizi o muhteşem kentte bulduk.

Devamını Oku
05.04.2026
Demokrasiye bak!

Ama gerçekten olacak şey mi?

Devamını Oku
02.04.2026
Semiha Berksoy: Kendi mitolojisini yaratan sanatçı

Minicik bir kız çocuğu.

Devamını Oku
29.03.2026
Hakikat yargılanamaz

Peş peşe birbirini izleyen olaylara bakınca, insan çıldırmadan nasıl bu ülkede yaşayabilir diye şaşmadan edemiyorum.

Devamını Oku
26.03.2026
Bayram bitti

Bayram bitti

Devamını Oku
22.03.2026
Gerçek bayramları beklerken

Bu yazıyı okuduğunuzda arife günü olacak... Yarın bayram... Hiç ama hiç bayram duygusu yok çoğumuzun içinde.

Devamını Oku
19.03.2026
Bir kayıp, bir ödül

“Ooo, Bayan Şifahi buradaymış!”

Devamını Oku
15.03.2026
İki savaş arasında

Başlık doğru...

Devamını Oku
12.03.2026
Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025