Okullarda çocuk sesleri

Herkes etkilendi bu süreçten elbette, ama o minik kalpler biraz daha zor anladı sanırım konuları, olanları. Daha çok duydum ben de bu aralar onları.

19 Eylül 2021 Pazar, 10:25
Okullarda çocuk sesleri
Abone Ol google-news

Okullar açıldı. Koşuşturma içindeydi bir kaç haftadır herkes. Biraz beklemek istedim ben de yazmak için. Görmek, hissetmek, konuşulanları dinlemek için bakındım etrafıma. Kalabalıktı telaşlar, düşünceliydi kafalar. Hazırlıklar yapıldı. Eksikler, listeler tamamlandı. Geçen seneden kalanlar ortaya çıkarıldı. Kullanılabilir olanlar ayrıldı. Ve hep o eskiye özlem ile kocaman bir heyecan, o küçüklere, gençlere ve aslında herkese, hepimize dağıldı. 

Herkes etkilendi bu süreçten elbette, ama o minik kalpler biraz daha zor anladı sanırım konuları, olanları. Daha çok duydum ben de bu aralar onları. Deneyimleri meşakkatliydi. Sabrı öğrettik, beklemeyi öğrettik. Kendi dünyalarında olgunlaşmalarını izledik. Onlar da hep o kavuşmayı hayal ettiler. Bir tarafta koşa koşa okullarına gitme isteği, bir tarafta sağlıklarıyla ilgili yaşadıkları endişelerle, okullarının bahçelerini doldurdular. Okul koridorları, sınıfları, gerçek sahipleri ile buluştu artık. Olması gereken yeni kurallara, uyulması gereken talimatlara merhaba dedi tüm ışıldayan gözler. Onlar hazırdı.

Ekranda gördüğü öğretmenini merak ediyordu birisi. Uzun biri miydi ve göründüğü gibi sevecen miydi? Ya o sınıfa geçen sene gelen çocuk bu sene de bizimle miydi? Sürekli konuşmak isteyen o kız yaramaz, ekranını açmayan o çocuk çok mu tembeldi? Peki, ilk haftadan ödev verilecek miydi, o ödev notlara geçecek miydi? Bir çantayı hazırlar gibi hazırladı çocuklar sorularını. En çok merak ettiklerini ilk göze koydular, okula gider gitmez çıkardılar. Biliyorum bir sürü yanıt aldılar. Hepsini de akıllarında tuttular.

Herkes parmak kaldırmaya hevesli gibi. Önce ben anlatacağım der gibi, benim anlatacaklarım çok daha önemli gibi gözleriyle anlattılar öğretmenlerine. Kimi sırasına sarıldı, kimi öğretmeni ile yeni konulara daldı, kimi yeni kuralları arkadaşlarına anlattı. Sanki herkes bir görev almış gibi sorumluluğu aldı. Kimi kendi duygularından, kimi başkalarından, her ne ise sonsuz gönülden, dünden razıydı. Hepsinin ortak duygusuydu heyecan. Sarmıştı onları çoktan. 

Yeniden başlamış gibi hissetti herkes kendini, yeniden. Her sınıf, her yaş baştan başlamış gibi, yeniden. İlk defa okula ayak basar gibi. Yeni bir şarkıyı öğrenir gibi. Öğretmeniyle yeniden tanışır gibi. Arkadaşlarıyla ilk defa buluşur gibi. Kendini yeniden anlatır, bilenlere yeniden hatırlatır gibi. Büyük özlem. Büyük coşku vardı her okulun kapısında, her evin odasında. Gece heyecandan uyuyamayanlar. Sabah coşkuyla kalkanlar. Kıyafetlerini özenle hazırlayanlar. Sınıfta anlatacaklarını planlayanlar yoklamaya hazırdı. Çantaya kondu kitaplar, tertemiz defter ve kağıtlar. Erken uyanan mahmur suratlar çok da şikayetçi değildi. Herkes hazırdı, herkes. Okul kapısında görevliler. Servise binen çocuklar,  kontağı çeviren babalar. Bugün ben alırım diyen dostlar. Elinden tutup götüren ablalar. Herkes hazırdı.

Herkes buradayım dedi yapılan yoklamada. Hazırlardı. Sınıf tam. Duygu tam. İstekler tam. Yeter ki sağlık olsun. O da kendini yoklamada hep buradayım diye yazdırsın. Mesafemiz sağlığa, sıhhate yakın dursun. Hep öyle olsun. Öyle olsun.