'12 Eylül'de PKK'nın mutfağı hazırlandı'

Darbe döneminin ülkücü liderlerinden Yılma Durak, 12 Eylül'e götüren olayların araştırılmasını vurguladı ve PKK'nin mutfağının Diyarbakır Cezaevi'nde hazırlandığını dile getirdi.

04 Nisan 2012 Çarşamba, 07:51
Abone Ol google-news

Ankara Adliye Sarayı önünde NTV'ye konuşan 12 Eylül döneminin ülkücü liderlerinden Yılma Durak, darbe ile sadece kendilerinin değil tüm Türk milletinin mağdur edildiğini dile getirerek darbelerin Türkiye'yi 20-30 yıl geriye götürdüğünü milletin 12 Eylül’den sonraki zulüm nedeniyle mağdur olduğunu belirtti. Hapishanede kaldığı dönemde işkence gördüğünü anlatan Durak, "Mamak Cezaevi'nde ben 4 buçuk yıl hücrede yattım. 4 buçuk yıl içinde Türkiye'ye bir işgal ordusu gelse işgal etse bize o muameleyi yapmazdı" dedi.

Tahliye olduğunda 'Biz tutukluyuz mahkum değiliz suçlu değiliz, bu yaptığınız doğru mu' diye sorduğunu kaydeden Durak sözlerini şöyle sürdürdü: "Maalesef 12 Eylül bir mantıksızlığın akılsızlığın simgesidir. 12 Eylül’de bugünkü Türkiye'de PKK’nın mutfağı da hazırlanmıştır. Mamak cezaevinde Diyarbakır cezaevinde yapılanlar maalesef PKK mutfağını hazırlamıştır bölücüleri haklı hale getirmiştir. Dolayısıyla 12 Eylül ve ondan önceki bütün darbelerin artık sona erdirilmesi lazım. Darbeleri gerçekleştirenlerin artık bunu yapamayacaklarına bunlara anlatmak lazım. Biz bugün bunun için buradayız. Kenan Evren ve Şahinkaya’yı belki hapishanelere sokamayız ama bunların ben hep söylemeye devam ediyorum rütbeleri alınmalıdır, cumhurbaşkanlığı kartları geri alınmalıdır. TBMM seyirci kalmamalıdır. 12 Eylül’den önceki büyük olayları araştırmalı ve onların arka planlarını ortaya çıkarmalıdır."

"Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya dışındaki aktörler için ne yapılmalı"
sorusuna ise şöyle yanıt verdi: "Biz Mamak cezaevinde albaydan oradaki teğmenden askere kadar herkes zulüm aracı olarak kullanıldı. Bize Mamak’ta değil Harbiye’de ben 38 gün işkence gördüm. Haydarpaşa askeri hastanesinde işkenceden tedavi gördüm rapor aldım. Öyle bir zulüm mekanizması kurulmuştu ki üç beş kişiden ibaret değildir sadece. Topyekun suçludurlar. Hukuk karşısında da toplum huzurunda da bunlar mahkum edilmelidir."