8 asırlık gelenek

Çal ilçesine bağlı Aşağıseyit köyünde çobanlarının sürüleriyle yarıştığı 8 asırlık geleneksel ''Sudan Koyun Geçirme'' yarışması yapıldı.

26 Ağustos 2012 Pazar, 18:15
Abone Ol google-news

Çal, Çivril ve Baklan'dan çobanların sürüleriyle katıldığı yarışma, Aşağıseyit köyü sınırları içerisinde bulunan Şehit Kurt Ali'nin mezarının ziyaret edilmesiyle başladı.

Yarışmada çobanlar, sadakat ve sevgisini göstermek için koyunlarını Büyük Menderes Nehri'nin sularına çekmeye çalıştı. Suyun içine giren çobanlar, ıslıklarla koyunlarını çağırdı. Sürülerin suya atlaması sırasında maniler söylendi, davul-zurna eşliğinde çobanlar motive edildi.

Sürüleri suya girdikten sonra Büyük Menderes Nehri'nin karşı yakasına geçen çobanlar, büyük sevinç yaşadı.

Yarın tamamlanacak ve 839 yıldır yapıldığı belirtilen yarışmada dereceye giren çobanlara çeyrek altın ve hayvan yemi verileceği öğrenildi.

Yarışmayı izleyen Denizli Belediye Başkanı Osman Zolan, gazetecilere yaptığı açıklamada, milli ve manevi değerlerin yaşatılması gerektiğini söyledi.

Yarışmanın Anadolu'nun en eski geleneklerinden biri olduğunu belirten Zolan, ''Kendi değerlerimizi yaşattığımız sürece 'biz' olabiliriz. Gelenek ve göreneklerimizi gelecek nesillere aktaramazsak, başka ülkelerin gelenek ve göreneklerini benimsemek zorunda kalırız. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıktıkça ayakta kalmaya devam edeceğimizden şüphemiz yok'' dedi.

Çal Kaymakamı Fatih Arıkoğlu ise 839 yıllık bir aşk hikayesinin binlerce insanı Çal'a getirdiğini ifade ederek, yarışmanın Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı'nın (UNESCO) Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne alınması için girişimde bulunacaklarını kaydetti.

Denizli'nin, Türkistan'dan Anadolu'ya gelen Oğuz boylarının yerleştiği bir bölge olduğunu dile getiren Arıkoğlu, neredeyse 900 yıllık geleneğin devamının yaşandığını belirtti.
Yarışmayı Denizli Vali Yardımcısı Abdullah Acar, MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, AKP Denizli Milletvekili Bilal Uçar ve vatandaşlar da izledi.

Yarışmanın hikayesi

Aşağıseyit köyünde her yıl düzenlenen yarışmaya ilham olan efsane ise şöyle:
''Karakoyunlu aşiretinden bir çoban, Çal yöresine yerleşen Oğuz beylerinin birine çoban olur. Çoban ile beyin kızı birbirlerine aşık olur. Yörede çok sevilen çoban, beyden kızını ister, ancak kızını vermek istemeyen bey, çobana gerçekleştirmesinin imkansız olduğunu düşündüğü bir görev verir.
Bey, çobana kızıyla evlenebilmesi için 'koyunlara 3 gün boyunca tuz yedireceksin ve Büyük Menderes Nehri'nden su içirmeden karşıya geçireceksin' der. Bu şartı kabul eden çoban, denildiği gibi koyunları su içirmeden karşıya geçirir.
Çobanın denileni başarmasına karşın bey, yine de kızını vermez. Bey kızının aşkından hastalanması üzerine çoban yöreden kovulur, kız ise bir süre sonra ölür.
Çoban, bundan sonraki ömrünü kaval çalarak dağlarda geçirir. Yöre halkı, bu tarihten itibaren her yıl kendi aralarında sudan koyun geçirme yarışması yaparak, bu büyük aşka olan saygılarını gösterir.''