AB, ABD telkiniyle yaptırımları askıya aldı

Gözler 25 Mart’taki Avrupa Birliği (AB) zirvesindeyken AB’nin, Ankara’dan son dönemde gelen söylemlerin ardından Türkiye’ye yönelik yaptırımları askıya aldığı yönündeki haberleri emekli büyükelçiler Faruk Loğoğlu ve Selim Kuneralp Cumhuriyet’e değerlendirdi.

21 Mart 2021 Pazar, 04:00
AB, ABD telkiniyle yaptırımları askıya aldı
Abone Ol google-news

Geçen aralıktaki zirvede Türkiye’ye yönelik sınırlı yaptırım kararı alan ve yaptırımların devamını bu zirveye bırakan AB’nin, Ankara’dan son dönemde gelen söylemlerin ardından Türkiye’ye yönelik yaptırımları askıya aldığı belirtilmişti. Reuters’ın haberinde Biden yönetiminin, AB’den Türkiye’ye yönelik yaptırımları genişletmemesini istediği, AB’nin de bu doğrultuda TPAO yetkililerine uygulanan yaptırımları kaldıracağı gündeme yansımıştı. Önceki gün de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AB yetkilileriyle video konferans yoluyla görüşmüştü.

‘KISA VADELİ SONUÇ’

Türkiye’nin eski Washington büyükelçilerinden Faruk Loğoğlu, “Ankara’nın son dönemde ABD ve AB’ye yönelik yaptığı hamleler, yeterince inandırıcı olmasa dahi kısa vadeli olarak sonuç vermiş görünüyor. Washington’da ve Avrupa başkentlerinde Türkiye’ye bir şans tanınması gerektiği düşüncesinin hâkim olduğu anlaşılıyor. Fakat Türkiye’den somut adımlar atması beklenecektir” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yönelik “katil” nitelendirmesiyle gerilen ABD-Rusya ilişkilerinin, Türk-Amerikan ilişkilerine de yansıması olacağını belirtti. Loğoğlu, “Ankara, AB ve ABD ile açılımlarını yaparken Moskova’yla ilişkilerini de gözetmek durumunda. Türkiye’nin hem ABD ve AB hem de Rusya ile iyi ilişkiler götürmesi gerekiyor. Hiçbir ülkeyle bağımlılık ilişkisi kurulmamalı. O bakımdan tüm bu ilişkilerin yüksek bir hassasiyetle yürütülmesi bir zorunluluk olarak görünüyor” dedi. 

AB ile ilişkilerde Doğu Akdeniz, ABD ile ilişkilerde de S-400 konularının öncelikli meseleler olacağını belirtti. Loğoğlu, “S-400 meselesinin, iki ülke ilişkilerindeki sorunlar yumağının üzerindeki düğüm olarak durduğuna, bu düğüm çözülmedikçe ilişkilerde bir ilerlemenin mümkün görünmediğine, Türkiye’den hem S-400 hem de Libya konusunda beklenen adımlar olacağına” dikkat çekti. “Ekonomik reform, adalet reformu gibi vaatler yakından takip ediliyor. İçeride hukukun üstünlüğü konusunda adımlar atılmadığı sürece Türkiye’nin olumlu söylemi ABD ve AB tarafında karşılık bulmayacaktır” dedi. Eski Washington Büyükelçisi, “Dolayısıyla Türkiye’nin bu geçici teneffüsü fazla uzun sürmeyebilir. Önümüzdeki hafta yapılacak zirvede Türkiye’ye yönelik yaptırımların gündeme gelmeyecek olması, yaptırım konusunun gündemden tamamen düşeceği anlamına gelmiyor. HDP’ye kapatma davası konusunda hem AB hem ABD’den eleştiriler gelmeye devam edecektir” değerlendirmesinde bulundu.

‘İLAVE YAPTIRIM İÇİN SEBEP YOK’

Türkiye’nin AB nezdindeki daimi temsilciliği görevini de yürütmüş olan emekli büyükelçi Selim Kuneralp ise gelecek haftaki zirvede AB’nin Türkiye’ye yaptırım uygulamasının zaten beklenmediğini vurguladı. “TPAO’ya ilave yaptırım kararı almaları için de bir sebep yok, çünkü gemiler zaten geri çekildi. Bu durumda yaptırım zaten anlamsız olurdu, onu yapmayacakları anlaşılıyor. Bu neticenin alınması için ABD’nin çok büyük bir gayret harcaması gerektiğini zannetmiyorum” dedi.

Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin mülteci meseleleriyle sınırlı kaldığına dikkat çeken Kuneralp, AB zirvesinden Türkiye’ye mülteci yardımının artırılması kararının çıkabileceğini söyledi. Kuneralp, “AB zaten son dönemde Türkiye’nin üyelik perspektifinden, stratejik üyeliğinden söz etmiyor. Son AB Zirvesi’nden sonra yayımlanan sonuç bildirgesinde Türkiye’den ‘hasım ülke’ olarak bile söz edildi. Türkiye-AB ilişkileri artık Suriyeli mültecilerle sınırlı kaldı. Mültecileri Türkiye’de tutmaya devam edebilmek için bir miktar para verebilirler, buna yönelik bir karar çıkabilir” diye konuştu. Ancak HDP’nin kapatılması için dava açılmışken AB ile ilişkilerde bunun dışında somut bir gelişme beklememek gerektiğine işaret etti.