ABD başkanları ve savaşın bulanık yasallığı

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik eylem ve söylemleri, uluslararası hukuku çiğnediğine dair suçlamalarla karşılaşmasına yol açtı. Fakat Trump, savaş sahnesinde bununla suçlanan ilk ABD başkanı değil. Daha önce de birçok ABD Başkanı yasallığın sınırlarında dolaşan eylemlerde bulunmuştu.

BBC Türkçe
09 Ocak 2020 Perşembe, 04:19
Abone Ol google-news
Trump'ı eleştirenler General Kasım Süleymani suikastinin uluslararası hukuku çiğnediğini söylüyor
Reuters
Trump'ı eleştirenler General Kasım Süleymani suikastinin uluslararası hukuku çiğnediğini söylüyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik eylem ve söylemleri, uluslararası hukuku çiğnediğine dair suçlamalarla karşılaşmasına yol açtı. Fakat Trump, savaş sahnesinde bununla suçlanan ilk ABD başkanı değil.

Trump'ın İran'daki kültürel yapılara saldırma tehdidi de büyük tepki çekti ve kendi hükümetinden yetkililer böyle bir seçeneğin masada olmadığına dair açıklama yapmak zorunda kaldı.

Trump bundan bir adım önce de İran'da en saygı gösterilen general olan Kasım Süleymani suikasti için düğmeye basmıştı.

Uluslararası hukuka göre bir hükümet kendini savunmak için böylesi bir saldırı düzenleyebilir. ABD hükümeti de kendisini savunduğunu iddia ediyor.

Birleşmiş Milletler Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard ise buna katılmıyor. Konuyla ilgili bir tweet paylaşan Callamard, Birleşmiş Milletler'in yasal bir saldırı için koyduğu kurallara uyulmadığının anlaşıldığını söyledi.

Trump ayrıca savaş suçları işlemekle eleştirilen askerlerini savundu, Özel Operasyonlar Şefi Edward Gallagher için "sert bir adam" dedi.

Trump askeri personel ve operasyonlar hakkında yasallığın çizgilerini muğlaklaştıracak şekilde konuşuyor.

İran'daki kültürel alanlara saldırmak 1954 Lahey Kültürel Varlığın Korunması Sözleşmesi'ne aykırı.

Fakat Trump, düşmanlarının yasa dışı şeyler yaptığını söyleyerek ABD'nin de buna aynı şekilde yanıt vermesi gerektiğini savunuyor; "Onların bizim insanlarımıza işkence yapmasına, sakatlamasına izin veriliyor ve bizim onların kültürel yapılarına dokunmamıza izin verilmiyor öyle mi? Bu işler böyle yürümez." diyor.

İsfahan'daki 33 Kemer Köprüsü, Trump'ın bahsettiği kültürel varlıklar arasında yer alıyor
ATTA KENARE
İsfahan'daki 33 Kemer Köprüsü, Trump'ın bahsettiği kültürel varlıklar arasında yer alıyor

Trump'ın uluslararası hukuku hiçe sayan açıklamaları en üst düzey ABD yetkililerini bile şaşırttı. ABD Savunma Bakanı Mark Esper, "Başkanımızın, başkomutanımızın bize yasa dışı bir emir vermeyeceğine dair inancım tam" dedi.

Bu Trump'ın kendi kabinesindeki anlaşmazlıkların kamuoyu önünde yaşandığı sıra dışı anlardan biri oldu.

Ancak Trump agresif askeri politikaları veya öfkeli söylemiyle insanları şok eden ilk ABD başkanı değil.

Bu tür konularda tartışmalar ve halkı öfkelendiren açıklamalar çok uzun yıllardır sürüyor.

ABD'nin 45. başkanı göreve başlamadan çok önce, yasallığın muğlak sınırlarında dolaşan askeri ve istihbarat operasyonlarına dair yetkiler Cumhuriyetçi ve Demokrat liderler tarafından kullanılmıştı.

Bu ABD başkanlarından bazıları Askeri Güç Kullanımını Yetkilendirme Yasası adlı bir yasayı temel alıyorlardı.

Bu yasa, 11 Eylül 2001'de düzenlenen saldırıların sorumlusu olan bireylere karşı askeri güç kullanımına izin vermek için tasarlanmıştı.

O günden beri ABD başkanları yasayı daha geniş şekillerde yorumlayarak dünyanın dört bir yanındaki askeri operasyonlara yasal temel oluşturmak için kullandılar.

Obama 2019'da yaptığı bir konuşmada, görevdeyken İHA'larla düzenlenen gizli saldırıların hukuki temellerini savundu
Reuters
Obama 2019'da yaptığı bir konuşmada, görevdeyken İHA'larla düzenlenen gizli saldırıların hukuki temellerini savundu.

Trupm'ın selefi Barack Obama görevi boyunca İHA'larla 540'tan fazla saldırı düzenlenmesine izin verdi.

İnsan hakları savunucuları bu saldırıların uluslararası ve ulusal yasaları çiğnediğini söylese de Obama bunların yasalar içinde olduğunu belirtti.

Danışmanları, hedef alınan kişilerin saldırılar düzenlemeyi planladığını vurgulayarak uluslararası yasanın bu durumda saldırıya izin verdiğini savundu.

Obama'ya yönelik eleştiriler zaman içinde azaldı. Başkanlık tarihçilerinden David Greenberg, bu saldırıların zamanla "savaşın en kötü vahşetlerini sınırlamaya çalışan bir yol" olarak görülmeye başlandığını aktardı.

Obama'nın selefi George W. Bush daha az sayıda hava saldırısına izin vermişti.

Fakat o da başka açılardan yasallığın sınırlarında dolaştı.

Bush, "geliştirilmiş sorgulama" yöntemi adını verdikleri ve genellikle işkence olarak görülen waterboarding gibi yöntemlerin kullanılmasına izin verdi. Bush yönetimi bu yöntemlerle anılır oldu. Tarihçi Greenberg, Bush'un Irak savaşı ve işkence ile hatırlanacağını söylüyor: "Bu da onun ödediği bedel."

Bush waterboarding ve işkence olarak görülen diğer yöntemleri savundu
Reuters
Bush waterboarding ve işkence olarak görülen diğer yöntemleri savundu

Bush'tan önce de Bill Clinton "terörizm şüphelilerinin" başka ülkelere götürülerek oralarda işkence görmelerine izin vermişti.

Clinton'dan öncekiler de politikalarına hukuki temeller bulmak için çaba sarf etti.

1800'lerin başında devlet başkanlığı yapan Andrew Jackson da onlardan biriydi.

Kızılderili Nakil Yasası adlı bir yasa çıkaran Jackson, bunun aracılığıyla Amerika yerlilerini topraklarından etti.

Pek çok kişi zorla yerinden etmenin "barbarca" olduğunu söylese de tarihçi Greenberg "en azından yasalara uygundu" diyor.

ABD Başkanı Trump ise politikalarını yasalara uygun göstermeye gerek bile duymuyor.

Greenberg "Kültürel yapıları çatır çatır bombalayamazsınız ama Trump normlara uymamaktan keyif alıyor" diyor ve uluslararası hukuku daha liberal yorumlayan kişileri provoke etmenin hoşuna gittiğini söylüyor.

Andrew Jackson'ın Amerika yerlilerine yönelik politikaları
Universal History Archive
Andrew Jackson'ın Amerika yerlilerine yönelik politikaları "barbarca" olarak nitelendiriliyor

Trump'ın destekçileri, söylemine rağmen askeri politikalar konusunda öncüllerine kıyasla daha disiplinli olduğunu savunuyor.

Washington'daki muhafazakar düşünce kuruluşu Heritage Foundation'ın analistlerinden James Carafano, Trump'ın aslında askeri konularda dikkatli olduğunu söylüyor.

Bazı analistler ise esas problemin başkanlara çok fazla yetki verilmesi olduğunu düşünüyor.

Dış politika alanında çalışan düşünce kuruluşu Quincy Institute'un başkanı Andrew Bacevich "Yetkilerini yasa dışı, ahlak dışı, etik dışı olarak gördüğümüz eylemler düzenlemek için kullandılar" diyor ve ekliyor:

"Problem Trump'ın kendisi değil, başkanlık makamına vermemiz gerekenden çok daha fazla yetki verdik."

Bacevich'in de söylediği gibi başkanlar yüzyıllar boyunca yasanın sınırlarını zorladı. Şimdi esas soru, bundan sonra ne olacağı.



BBC Türkçe