AB'den 'kaçak göç' ziyareti

AB Zirvesi'nde kaçak göç konusunda Türkiye'den "somut adım" istenmesinin ardından Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Jacques Barrot ile AB Dönem Başkanı İsveç'in Göç ve İltica Bakanı Tobias Billström, iki günlük bir ziyaret çerçevesinde yarın Ankara'da "kaçak göç" sorununu görüşecek.

04 Kasım 2009 Çarşamba, 11:30
Abone Ol google-news

AB kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Jacques Barrot ve Billström, 5-6 Kasım tarihlerinde Ankara'yı ziyaret edecek. Üst düzeyde temaslarda bulunacak olan AB heyetinin, kaçak göç ile ilgili AB tarafından Türkiye'den alınması istenen bazı önemli adımlar üzerinde duracağı ifade ediliyor.

AB diplomatları, AB heyetinin gündeminde iki ana konuyu, Brüksel tarafından defalarca dile getirilen, Türkiye'nin AB ile "Geri Kabul" anlaşmasını yapması talebi ve Ege'de görev yapan Frontex meselesi olarak sıralıyor.

 

Türkiye'nin Frontex'in görevlerine katılımı

AB'nin dış sınırlarının kontrolünün koordinasyonunu sağlamakla görevli Frontex'e bağlı uçaklar, Ege'de yasa dışı göç ile mücadelede kullanılıyor. Türkiye de, bu uçakların bazılarını "taciz" etmekle suçlanıyor.

Yasa dış göç sorunu ile boğuşan Yunanistan, Türkiye'yi iki ülke arasındaki "Geri Kabul" anlaşmasına uymadığı, Frontex uçaklarını taciz ettiği yönündeki şikayetleriyle AB'yi harekete geçirmiş bulunuyor.

AB Zirvesinde Türkiye'ye "somut adım" çağrıları yapılırken Ankara ile Brüksel arasında Türkiye'nin Frontex'in faaliyetlerine katılması konusunun da görüşüldüğü belirtiliyor.

Nitekim, AB Dönem Başkanı İsveç'in, geçtiğimiz günlerde, Frontex uçaklarının, Türkiye tarafından "altı kez taciz edildiği"ni iddia eden bir Yunan parlamenterinin sorusunu yanıtlarken "AB ile Türkiye arasında olası bir anlaşmaya varılmak amacıyla taraflar arasında müzakerelerin sürdürüldüğü, söz konusu anlaşmada bilgi teatisinin yanı sıra Türk makamlarının Frontex'in ortak görevlerine katılımının da öngörüleceği"ni açıklamıştı.

Bu arada, Jacques Barrot'un, Ankara'ya gelmeden Atina'da düzenlenecek olan "Göç ve Kalkınma Konulu Üçüncü Küresel Forumu"na katıldığına da dikkat çekiliyor.

 

Türkiye üzerindeki "Büyük yük"

AB'nin, ısrarla Ankara'dan imzalanmasını talep ettiği "Geri Kabul" anlaşmasının Türkiye için "büyük bir yük" yaratacağı belirtiliyor.

Bu yönde bir anlaşmanın yapılması halinde Türkiye'de AB'den geri gönderilecek ön binlerce kaçak göçmeni barındırmak için kamplar kurması gerekeceğine işaret ediliyor.

Bu arada, Türkiye'nin kaçak göç ile etkin mücadele için sahilleri ve sınırları denetlemek için ileri teknoloji araçlarına ihtiyaç duyduğu da vurgulanıyor.

AB diplomatları, Türkiye'nin, kaçak göç ile etkin mücadelenin yaratacağı büyük yükü karşılamak amacıyla AB'den "4 milyar Avro'luk yardım" istediğini söylüyor.

Ancak aynı diplomatları, AB'nin finansman olarak Türkiye'ye ancak IPA (katılım öncesi destek araçları) programı çerçevesinde en fazla 30 milyon Avro ayırabileceğini de ifade ediyorlar.

 

"Vize kozu"

Bu arada, AB, Türkiye'ye "Geri Kabul" anlaşmasını yapmaya ikna amacıyla "vize kozu"nu da kullanıyor. AB, bu anlaşmanın imzalanması ile, henüz AB üyeliğine resmen aday olmayan ülkelere bile sağlanan "vize kolaylıkları"nin Türkiye'ye de tanınması arasında bir bağ kurmuş bulunuyor. Türkiye'ye sürekli "Anlaşma olmadan vize kolaylıklarının sağlananması söz konusu olamaz" mesajları veriliyor.