‘Ağrı katilleri’yle tanışın

Polonyalı sanatçı Joanna Rajkowska ağrı kesici maddeden ürettiği gerçek boyuttaki silahları, ayrıca son dönem heykel, neon ve video çalışmalarıyla ilk kez İstanbul’da.

22 Ocak 2017 Pazar, 20:31
Abone Ol google-news

Ağrı kesici ilaçları üreten birçok şirketin savaşlarda, savaş teknolojisinin geliştirilmesinde ve ticaretinde rol oynadıklarını biliyor muydunuz? Polonyalı sanatçı Joanna Rajkowska, epey zaman bu mesele üzerine kafa yormuş. O yüzden Rampa’da açılan “Ağrı Kesiciler” (“Painkillers”) sergisinde 1993’ten bir video çalışması ile son yıllarda ürettiği işleri bir arada yer alıyor. Sergiye ilk adımı attığınızda sizi toz halindeki analjezik malzemeden, yani ağrı kesicilerin temel malzemesinden üretilen gerçek görünüm ve boyuttaki silahlar karşılıyor. Tertemiz, bembeyaz ve öylesine masumlar ki... Öylece sessiz sedasız dururken içinde yaşadığımız kapitalist dünyanın tezatlıklarıyla alay ediyor gibiler.

Silahların hemen yanı başında bir çift doktor eldiveni duruyor. Daha önce kullanılmış gibi, beyaz zemine bırakılıvermişler. Onlarda hiçbir müdahale yok, ama daha biraz evvel o silahları tuttukları hissi uyandırdıkları için masum durmuyorlar. Biraz ötede de yine analjezik malzemeden üretilmiş bir battaniye duruyor. Britanyalı yerleşimcilerin Amerikan yerlilerine çiçek hastalığı virüslerini ‘armağan’ ettikleri battaniyelere işaret ediyor...

Karşı duvarda, bu işlerle diyalog halindeki video çalışması var. Sanatçının 1993’te New York’ta sergilediği performansı gösteriyor. Performansa katılan izleyiciler ellerini doktorların dezenfekte için kullandıkları suya daldırıyorlar, sanatçının onların ellerini, bileklerini bu suyla ovmasına izin veriyorlar. Burada önemli bir detay ise, suya kırmızı boya katılmış olması. Vaftiz törenlerini anımsatan bu performans, sanatçının yıllara dağılan üretimindeki bütünlüğün de bir işareti. Sağlık sektörünü eleştirdiği kadar izleyiciyi de bir sorgulamaya itiyor: Peki biz ne kadar temiziz?

‘Kâğıt 233° C’de yanar’

Video çalışmalarında kendi bedenini kullanmayı seven Rajkowska’nın sergisinde bu kez kızını gördüğümüz bir çalışma da var. Sanatçının doğumu sanat çevrelerinde tartışma yaratan ‘Born in Berlin’ adlı video çalışmasında belgelediği kızı bu kez farklı silah isimlerini sayarken görüntüleniyor. Reklam dünyasındaki pazarlama metotlarını hatırlatan videoyu izlerken, kendinizi yarım yamalak telaffuz edilen silah isimlerini duymaz hale gelmiş, o tatlı kız çocuğunun sevimliliğine gülerken yakalayabilirsiniz.

Sergide daha önce Ankara’daki SALT Ulus’ta gösterilen bir dizi çalışma da var. Ancak her işin alt metni bir şekilde toplumsal, kültürel ya da silahlı savaşla, ilaç sanayii ve sansür mekanizmalarıyla ilintili. Ray Bradbury’nin “Fahrenheit 451”ine göndermede bulunan bir eserde, kâğıdın yanma seviyesi olan 233° C, neonla yazılmış, bir duvarda kıpkızıl olmuş yanıyor. Karşısına geçip durunca kitapların yasaklandığı Türkiye’yi, radikalleşme eğilimleri gösteren dünyanın bugününü düşünmemek olanaksız. “Düz Çizgi” adlı bir diğer neon çalışma ise, Holokost sonrasında bazı kişilerin Yahudi komşularının evinden aldıkları kürkleri giymiş olduğu gerçeğini hatırlatıyor. Sanatçının yapay kürkle kapladığı açık hane modeli önüne neonla bir kırmızı hat çektiği çalışması, yaralı bir hayvan derisi görünümü de taşıdığı için kürkleri için katledilen hayvanları hatırlatıyor...

Kapitalizm bir uyuşturucu

Sergisinin açılışı için İstanbul’a gelen Joanna Rajkowska, komünist Polonya’nın içine doğmuş. Bu yüzden kapitalizmin bir uyuşturucu olduğunu söylerken, “Her şeyi nasıl yok ettiğini görmek bana çok acı veriyor” diyor. Sanatçının “Ağrı Kesiciler” sergisi 18 Şubat’a kadar Rampa’da devam edecek. Onunla tanışmanız lazım.

*Pain-killers: Birleşik yapılı kelime Türkçeye direkt olarak “Ağrı katilleri” şeklinde tercüme edilebiliyor.