Alışveriş çılgınlığına dahil oldum olmasına ama...

.

18 Aralık 2019 Çarşamba, 13:24
Abone Ol google-news

Geçen haftalarda büyük indirim günleri diye başlayıp yaklaşık bir hafta boyunca “Kara Cuma”yı, İngilizce adıyla “Black Friday”i yaşadık. İnsanlar mağazalara ve internet üzerinden alışverişe adeta hücum ettiler. Elbette ki ben de kendi çapıma göre interneti kullanarak üzerime düşeni yaptım. Sonra da siparişlerimi beklemeye başladım.

İZMİR’DEN YOLA ÇIKTI

Ancak bu çılgınlık kargo şirketlerini zora soktu. Siparişleri ulaştırma açısından sistemler kilitlendi hatta çöktü. Demek ki kargo şirketlerimiz böyle bir yoğunluğa hazırlıklı değillermiş. Şimdi adını vermeyeceğim ama biri hiç hazır değilmiş.

Bu yazıyı yazdığım gün 10 Aralık. Siparişimin kargoya verilişi 30 Kasım. Teknoloji sayesinde kargonun hareketlerini izlebiliyorum. İzmir’den 30 Kasım’da yola çıkan sipariş bir günde İstanbul’a vardı. İşte tuhaflık da ondan sonra başladı. İstanbul’da İkitelli’ye gelen kargo yaklaşık 10 gündür 3 semt arasında dolaşıyor. İkitelli’den Feriköy’e, Feriköy’den tekrar İkitelli’ye, İkitelli’den Bomonti’ye gidip gelen paket ara sıra kuryeye zimmetleniyor ve dağıtıma çıkıyor. Ama sanırım kurye arkadaş siparişi getirmeyi değil, gezdirmeyi ve tekrar Bomonti şubesine bırakmayı seviyor. İyi de İzmir’den İstanbul’a gelen misafir böyle mi gezdirilir? İkitelli, Feriköy, İkitelli, Bomonti... 

Şişli’de eğer kültürel bir tur attırıyorsa gidebileceği yer çok, ama sanmıyorum kuryenin böyle bir şey yaptığını. Herhalde Maçka Parkı’na falan götürüp hava aldırdıktan sonra tekrar şubeye teslim ediyor. Oysa taa İzmir’den gelmiş sipariş arkadaşı Sultanahmet’e, Topkapı Sarayı’na, Aya Sofya’ya falan götürmesi lazım ki İstanbul’un güzelliklerini görsün. Ne bileyim al kutuyu Boğaz’a git, bir rakı balık yap, hafta sonu üç büyüklerden içeride oynayanın maçına götür... Sipariş de İstanbul’un keyfini çıkarsın. Sonra canın isterse, paket de olur verirse bana getirirsin. 

DOLAŞSIN BAKALIM

Ama en azından kafam rahat. Sipariş dağıtıma çıkmadığı zamanlarda aç değil açıkta değil. Bomonti şubesinde yatıp kalkıyor. Belki de benim gidip almamı bekliyorlardır. Şimdilik inadım inat. Bir süre daha bekleyeceğim. Zaten internetteki alışveriş siteleri de 27 Aralık’a kadar zaman vermişler. O güne kadar sabır... Sabrın sonu selamet derler. Kargom yaban ellerde de olsa biraz daha İstanbul’u dolaşsın bakalım. Hem kültürü artar, geldiğinde  olgunlaşmış bir sipariş olur!