Alman grubundan Kocaeli'nde ikinci fabrika

Almanya merkezli ThyssenKrupp Metalforming firmasının 30 milyon avroya kuracağı otomotiv yan sanayi fabrikasının temel atma töreni gerçekleştirildi.

14 Nisan 2011 Perşembe, 14:47
Abone Ol google-news

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Çayırova'daki TASYAD Organize Sanayi Bölgesi'ndeki kurulacak fabrikanın temel atma töreninde yaptığı konuşmada, kendisi için yatırımların miktarının değil, ''ne kadar kişinin istihdam edileceği, ne kadar katma değer yaratılacağı ve dış ticarete açığına etkisinin ne olacağı'' unsurlarının önemli olduğunu söyledi.

ThyssenKrupp Metalforming firması yetkililerine seslenerek, ''Kısa bir süre sonra iyi ki bu yatırımı yaptık. Diğer ülkelerdeki yatırımları da çekip Türkiye'ye getirelim'' diyeceklerini ifade eden Çağlayan, şöyle devam etti:
''Önümüzdeki 10 yıl içinde Türkiye yatırım yapılacak en önemli ülkelerin başında gelen bir ülke olacaktır. Türkiye'ye böyle bir yatırımı, bundan önceki yatırıma bakarak yapmaya geldiniz. Bizim kara kaşımıza kara gözümüze bakıp gelmediniz. Bir firma, bir yatırımcı bir yere veya bir ülkeye neden yatırım yapmaya gider? Siz neden getirip bunu TAYSAD'a yaptınız? Bir yatırımda irdelenmesi gereken bu. Siz Türkiye'nin siyasi istikrarına güvendiniz, Türkiye'nin ekonomik istikrarına güveniyorsunuz. Çünkü bir yabancı sermayenin, uluslararası sermayenin bir ülkeye gitmesi için en önemli 2 kritize ettiği konu vardır. Biri istikrardır hem ekonomik hem siyasi, ikincisi güvendir. Türkiye'ye güvendiğiniz için geldiniz. Yaş ortalaması 28 olan 74 milyon son derece dinamik iç pazara güvenerek geldiniz.''

Zafer Çağlayan, şu anda Avrupa'nın en hızlı büyüyen ülkesi olan Türkiye'nin 2010 yılında yüzde 8,9'luk bir büyümeyle Avrupa şampiyonu olduğunu ifade etti.

Avrupa ekonomisinin geriye gitmiş olduğu bir ortamda Türkiye'nin gösterdiği performansın son derece kayda değer olduğunu dile getiren Çağlayan, dünyada, OECD ülkeleri içinde Çin ve Arjantin'den sonra büyüme hızında Türkiye'nin üçüncü olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
''2009 küresel krizinde dünyanın birçok ülkesi iflas etme noktasına gelirken, dünyanın birçok şirketi ve bankaları yaprak dökümü gibi tarihteki yerlerini alırken, Türkiye bankacılık sistemi son derece stabil, güçlü, dünyanın sermaye kalibrasyonunun iki katına sahip bir rasyosuyla Türk ekonomisi önemli bir sınavdan geçmiştir. Bankacılık sistemi dahil olmak üzere, bunların hepsini alt alta koyduğumuz zaman Türkiye'ye hoş geldiniz. İyi ki geldiniz, doğru yaptınız. Bunu yapmasaydınız yanlış yapardınız.''

80'den fazla ülkede 188 bin çalışanı olan ve 40 milyar Avro'nun üzerinde cirosu bulunan ThyssenKrupp'un sektörle ilgili yaptığı yatırım son derece önemli olduğunu ifade eden Çağlayan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Türkiye iş gücü faaliyeti açısından dünyanın birçok ülkesinden daha önemli ve öncelikli avantajlara sahiptir. Otomotiv sektörü özellikle iş gücü açısından son derece önemli mesafeler katetmiştir. Yine Avrupa'nın yaşlanmış nüfusu, hatta şirketlerini bırakacak ikinci neslinin olmayışı bu konuda Türkiye'yi çok önemli bir konuma getiriyor. AB komisyonu raporunda, '2015 yılına kadar Avrupa'da 1 milyon 700 bin şirket kapanacak' deniyor.
Bunların büyük bölümünün içinde otomotiv sektörü de var. Kapanmalar, özellikle Almanya, Fransa, İtalya ekseninde gerçekleşecek. Bu 1 milyon 700 şirket ya kapanacak ya da ortaklıklar kuracak çünkü işi sürdürecek ikinci nesli yok. Türkiye bu noktada ciddi avantajlı durumda. Bir ülke düşünün ki her yıl üniversitelerinden 600 bin genç mezun edecek, teknoloji, Ar-Ge, inovasyona çok daha fazla önem değer vermeye başlayacak ve 166 üniversitesi olan bir ülke ile 19 milyon kişisi 14 yaşın altında olan bir ülke Türkiye.''


Türkiye'de ulaşım

Çağlayan, Türkiye'de altyapı ve üstyapı yatırımlarının doruğa eriştiğini, 20 bin kilometreye yakın duble karayolunun olduğunu ve hızlı tren taşıması başta olmak üzere demiryolunda önümüzdeki yıllarda 4 bin kilometreden fazla yatırım yapılacağına dikkati çekti.

Türkiye'ye 2023 yılına kadar da dünyanın en büyük 10 limanından birinin yapılacağını ifade eden Çağlayan, şunları kaydetti:
''46 havalimanımız var. Bu Türkiye'nin lojistiği açısından son derece önemlidir. Pekin'den başlayacak tarihi ipek yolu Türkiye üzerinden geçerek Avrupa'ya gidecektir. Türkiye'nin doğusunda dünyanın sahip olduğu enerji kaynakları Avrupa'nın ihtiyacı olan bu enerji Türkiye üzerinden güvenli bir geçiş koridorundan Avrupa'ya gidecektir. Türkiye'nin özellikle Kafkaslarla ırsi bağlantıları tarihi ve kültürel varlıkları var. Orta Doğu coğrafyasıyla Körfez coğrafyasıyla Afrika coğrafyasıyla çok yakın ilişkilerimiz var. Ticaretimizin en fazla ekseninin yapılmış olduğu bölgedeyiz.''

''İhracatımız içinde Avrupa'nın payı yaklaşık yüzde 50'lere yakındır. Bu da Türkiye'nin özellikle Avrupa'nın en önemli tedarik merkezi olduğunun göstergesidir'' diyen Çağlayan, Türkiye'ye 4 saatlik uçuş mesafesinde 56 ülke olduğunu ve bu ülkelerde 1,5 milyar insan yaşadığını ifade etti.


ThyssenKrupp Metalforming'in yatırımı

Söz konusu yatırımın sektör açısından son derece önemli olduğunu ifade eden Çağlayan, şasi ve gövde imalatı yapacak olunmasının sektördeki kapasiteyi güçlendireceğini bildirdi.

''Elektrikli otomobil konusunda ilk şasi ile gövdenin burada yapılacak olması bana göre bu yatırımın üzerine tarihi bir anlam da ekliyor'' diyen Zafer Çağlayan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Dünya otomotiv sektöründe 2010 üretimi 77,5 milyon adete ulaşmış durumda. Türkiye'nin payına baktığımız zaman 2010 yıllık üretimi 1 milyon 95 bin adet olmuştur ve 2010 cumhuriyet tarihinin en fazla motorlu taşıt üretilen yıl olmuş, aralık ayı da cumhuriyet tarihinin en fazla üretim yapıldığı ay olmuştur. Bunlar bu sektörün geleceği açısından önemli sinyaller olduğu için bunu söylüyorum.
Bugün Türkiye ihracatının önemli lokomotifi de otomotiv sektörü olmuştur. Otomotiv sektörü yan sanayisi oldukça güçlüdür. Türkiye'de sanayimiz, tedarik sektörümüz bir otomobilin yüzde 85'ini çok rahat yapabilecek kapasite ve güce sahiptir. Ufak tefek takviyelerle tamamını da yapabilecek bir altyapıya zekaya ve kabiliyete ve her türlü imkana sahibiz. Sayın Başbakanımızın da sektöre bir siparişi oldu. 2023 yılına kadar Türkiye yi çok önemli konumlarla taçlandırmak istiyoruz.''


AR-GE kanunu

Otomotiv ve yan sanayi sektörlerine destek verdikleri ve önemsediklerini dile getiren Çağlayan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yaptığı dönemde çıkartılan Ar-Ge Kanunu'nun bugün sektörü son derece motive edici bir yapıya ulaştığını bildirdi.

Firma yetkililerine seslenerek, ''ThyssenKrupp olarak bu sektörleri buraya getirdiniz ama Ar-Ge Merkezinizi de getirmezseniz bana göre umduğunuz faydayı bulamazsınız'' diyen Çağlayan, şöyle konuştu:
''Eğer çok daha fazla fayda elde etmek istiyorsanız, Ar-Ge merkezinizi de mutlaka buraya kurmalısınız. Bunu 'mutlaka gelin yapın' diye söylemiyorum. Ekonomi ve ticaretin içinde duygusallık olmaz tabi ki. Bir mühendis, bir sanayici, bir bakan, size ücretsiz bir danışman olarak bunları söylüyorum. Bunları başkası söylerse, para ister ona göre... Ama ben size ip ucu vermek, tavsiye için bunları söylüyorum.
Sizler de akıllı insanlarsınız mutlaka dikkate alacaksınızdır. Özellikle otomotiv sektörümüzün, elektronik sektörünün Ar-Ge Kanunumuza gösterdiği ilgi ve alaka son derece yüksek. Yalnızca otomotiv sektöründe şu anda ana ve yan sanayi olmak üzere 28 şirket, 6 bin çalışanıyla Ar-Ge merkezi olma unvanı almıştır. Ar-Ge Kanunu ile verdiğimiz tüm desteklerden faydalanıyorlar. Hangi ülkede Ar-Ge'ye yaptığınız masrafları vergiden düşersiniz? Hangi ülkede Ar-Ge merkezindeki çalışanlarınızın gelir vergisinin yüzde 90'ına kadar olan bölümünü devlet tarafından karşılanır? Aynı şey sigorta primleri açısından da böyle. Yani Ar-Ge merkezi açtığınızda devlet neredeyse cebinize para koyacak kadar önemli teşvik sağlıyor. Gelin, Ar-Ge merkezlerinizi buraya getirin, Türkiye'nin özellikle son yıllarda gelişerek artan teknoloji bölümündeki hem yetişmiş insan gücüne, hem Türk insanının zekasına dayalı önemli bir sistemi burada kurun.''


ThyssenKrupp'a fıkralı çağrı

1-13 Nisan döneminde Türkiye'nin toplam ihracatı 5 milyar dolara yaklaştığını kaydeden Çağlayan, otomotiv sektörünün bundan aldığı payın yaklaşık 717 milyon dolar olduğunu, 1 Ocak-13 Nisan döneminde ise sektörün ihracatının 6 milyar dolara dayandığını bildirdi.

ThyssenKrupp'un Avrupa'da bir çok yatırımları olduğunu hatırlatan Bakan Çağlayan, ''Size tavsiyem, gelin bunları bir an önce Türkiye'ye getirin. Türkiye, dünyada şuanda yatırım yapılacak ilk üç ülkenin içindedir. Hele rekabetin bu kadar kızıştığı, rekabetin şartlarının giderek zorlaştığı otomotiv sektöründe, rekabetin sentler, dolarlar mertebesinde olduğu bir ortamda Türkiye size ciddi avantajlar getirecektir'' diye konuştu.

Konuşmasının sonunda bir de fıkra anlatan Çağlayan, sözlerini şöyle tamamladı:
''Bir uçak kazasından yalnızca 2 kişi kurtulmuş, kurtulanlardan biri Amerikalı, diğeri Japon. Bu iki kişi tam kazanın şokunu yaşarken kendilerine doğru, süratli şekilde vahşi bir kaplanın geldiğini görmüşler. Japon, hemen ayakkabısını bulup, bağlarını bağlamaya başlamış. Amerikalı şaşkın şaşkın Japon'a bakıp, 'Yahu ne yapıyorsun, sen vahşi bir kaplandan daha hızlı koşacağını mı sanıyorsun?' demiş. Japon da, 'Ben vahşi bir kaplandan daha hızlı koşamayacağımı biliyorum. Ama şu anda senden daha hızlı koşmam gerektiğinin bilincindeyim' demiş. Ben de size diyorum ki, vahşi kaplan geliyor, biz Türkiye'de ayakkabılarımızı bağlamaya başladık. Dünya rekabet yarışında vahşi kaplandan korunacak, sığınılacak en güzel yer Türkiye'dir.''