"Anayasanın birçok maddesi bugünün değerleriyle çelişiyor"

TBMM'de gazetecilere açıklamalarda bulunan MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı, darbe sonrası hazırlanan Anayasanın bir çok maddesinin bugünün değerleriyle çeliştiğini söyledi. Paçacı, ''askeri savcılığın kararına'' ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine "Hükümetin bu konuda yoğun araştırma yapması, mutlak suretle aydınlığa çıkarması gerekir. Yoksa Hükümet zan ve töhmet altında kalır'' dedi.

25 Haziran 2009 Perşembe, 13:42
Abone Ol google-news

MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı, TBMM'de gazetecilere yaptığı açıklamada, Anayasanın topluca ele alınmasında fayda olduğunu belirtti. Paçacı, bu konuda TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın bir komisyon kurduğunu hatırlatarak, ''Aslında bütün siyasi partiler bu komisyonda, bu konuları bütünüyle ele alıp değerlendirmeleri gerekir. Biz MHP olarak, bütün bu konuların komisyonda değerlendirilmesi görüşündeyiz. Anayasanın Geçici 15. Maddesi üzerinde anlaşma sağlanırsa kaldırılabilir. Ancak, yargılama usulü kolay değil'' dedi.

Aradan 30 yıla yakın sürenin geçtiğine dikkati çeken Paçacı, ''Ancak en azından darbelerin yanlışlığı, demokrasinin sekteye uğraması kabul edilemez bir durum olduğunu ortaya koyar. O dönem itibariyle mağduriyete uğrayan insanların iadeiitibarını sağlayan bir karar alınabilir. Konuşulup, görüşülüp bir ortak kararla ortaya çıkması lazım. MHP olarak, Anayasa değişikliği ile ilgili komisyona üye verdik ve komisyonun çalışmasını bekliyoruz'' diye konuştu.

Gazetecilerin, ''askeri savcılığın kararına'' ilişkin görüşlerini sorması üzerine de Paçacı, şunları kaydetti:
''Her şeyden önce Türk Silahlı Kuvvetlerini zan ve töhmet altında bırakan, birçok yayın yapan bir gazeteye bu servis yapıldı ve Türk Silahlı Kuvvetleri, Genelkurmay Başkanlığı bu konuya ciddi hassasiyet gösterdi. Kapsamlı araştırma ve inceleme yaptı. Araştırma sonucunda belgenin karargahta hazırlanmadığı, Albay Dursun Çiçek'in imzasının olduğuna dair delil bulunmadığını ortaya koydu. Bu açıklama, böyle bir belgenin resmi nitelikte olmadığını ortaya koyuyor ve hiçbir kurumun zan ve töhmet altında bırakılmaması gerektiğini ortaya koyuyor.
Bundan sonra esas itibariyle bugüne kadar Türk silahlı Kuvvetleri zan ve töhmet altında bırakıldı. Bu belgeyi kimler hazırlamıştır, o bilgisayara kimler yerleştirmiştir, gazeteye kimler servis yapmıştır, bunlar nerede üretilmektedir, hangi kurum ve kuruluşun içine sinmiş, sızmışlardır? Bütün bunların ortaya çıkması lazım. Onun için de gerek emniyet, gerek istihbarat, adalet teşkilatı ve her şeyden önce Hükümetin bu konuda yoğun araştırma yapması, mutlak suretle aydınlığa çıkarması gerekir. Yoksa bu sefer Hükümet zan ve töhmet altında kalır.''