Ankara Garı katliamı davasında mahkeme salonu karıştı: Sanıklardan avukatlara tehdit

Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015'te gerçekleştirilen terör saldırısıyla ilgili 36 kişi hakkında açılan davanın 5. duruşmasında, tutuksuz yargılanan bir sanığın tutuklanmasına karar verildi. Sanık avukatının, oğlunu kaybeden bir babayı provakasyon yapmakla suçlaması mahkeme salonunda kargaşaya neden oldu. Çıkan kargaşanın ardından duruşmaya yarım saat ara verildi. Sanıklar duruşmadan çıkarılırken müşteki avukatlarını tehdit ettiler.

11 Kasım 2016 Cuma, 15:37
Abone Ol google-news

Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015'te gerçekleştirilen terör saldırısıyla ilgili 36 kişi hakkında açılan davanın 5. duruşmasında, tutuksuz yargılanan bir sanığın tutuklanmasına karar verildi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki 5'inci duruşmada tutuksuz yargılanan Yakup Yıldırım ile Suphi Alpfidan'ın savunması dinlenildi. Yakup Yıldırım, ismini bile bilmediği şahıslarla işbirliği yapıldığının iddia edildiğini ve İbrahim Halil Durgun ile Yunus Durmaz'ı tanımadığını, sadece Hakan Şahin'i tanıdığını öne sürdü. Savcılık ifadesinde, Hakan Şahin hakkındaki "DEAŞ sempatizanıydı" sözlerinin sorulması üzerine Yıldırım, "Avukatım ve polislerin yönlendirmesi ile bu ifadeyi verdim. Bana hiç cihata gitme teklifi yapmadı. Arada sırada IŞİD ile ilgili konuşuyordu. Ankara Garı patlamasının ardından Hakan ile görüştüm. Fakat Hakan olayla ilgili bir şey anlatmadı. Ondan şüphelenmedim" dedi.

Mahkeme Başkanı Selfet Giray, Yıldırım'ın abisi İshak Yıldırım'ın, Ankara Garı patlatmasının meydana gelmesinin ardından kardeşini arayarak patlamayı Hakan Şahin'in yapıp yapmamasını sorması üzerine Yıldırım, abisi İshak Yıldırım'ın şaka yaptığını savundu.

Mahkeme Başkanı 15 Eylül ve 15 Ekim tarihleri arasında Hakan Şahin'in Yakup Yıldırım'ı 613 kez aradığını, Yıldırım'ın ise 679 kez Şahin'i aradığının tespit edildiğini söyledi. Bu kadar sık haberleşmelerinin sorulması üzerine Yıldırım, Hakan Şahin ile 8 yıldır arkadaş olduklarını ve ailevi sorunlar ile özel sorunlar nedeniyle sık sık konuştuklarını savundu. Patlama ile ilgili Hakan Şahin'in konuşmadığını söyleyen Yıldırım, "Ankara'ya doğuştan bir hastalığı olduğu için gittiğini biliyorum. Hastaneden sonra tekrardan Gaziantep'e döndü. Kimlerle gidip, kimlerle geldiğini bilmiyorum" ifadelerini kullandı.

Yıldırım, Türkiye Cumhuriyetine ve mahkemeye heyetinin vicdanına inandığını belirterek karara saygı duyacağını söyledi. Mahkeme heyeti, suçun niteliği, kanundaki ceza miktarı, sanık hakkında dosyada kuvvetli şüphe bulunması, Hakan Şahin ile görüşme trafiğinden dolayı tutuklu yargılanmasına karar verdi. Yıldırım'ın tutuklanması ile birlikte tutuklu sanıkların sayısı 17 oldu.

TUTUKLU SANIK SUPHİ ALPFİDAN YENİDEN DİNLENDİ

Dün gerçekleştirilen duruşmada tutuklanmasına karar verilen Suphi Alpfidan, duruşmada diğer sanıkların olmasından dolayı rahat konuşamadığını, bu nedenle savunmasının tekrardan alınmasını ve yeni bilgiler paylaşacağını söyledi. Alpfidan, ailesinin ve kendisinin can güvenliği gerekçesiyle sadece Mahkeme Başkanı Selfet Giray' a anlatacağını söyledi. Giray, bunun yasalara aykırı olduğunu belirterek, duruşmada anlatmasını istedi. DEAŞ terör örgütü mensuplarından korktuğunu yineleyen Alpfidan, "Burada anlatamam. Ailemin ve benim can güvenliğim yok. Size ifademi dilekçe olarak da verebilirim. Patlamayla ilgili hiç bir ilgim yok, alakam olsa kaçardım hiç gelmezdim" şeklinde konuştu.
Alpfidan, Gaziantep'teki DEAŞ yapılanması ile ilgili bilgiler vereceğini, bu yüzden de ailesinin ve kendisinin can güvenliğinin sağlanmasını talep etti.

Alpfidan'ın müdafi avukatı ile konuyla ilgili görüşme talep etmesi üzerine duruşmaya 5 dakikalık ara verildi. Görüşmeden sonra geri gelen Alpfidan, anlının ak olduğunu ve Ankara Garı patlamasıyla alakası olmadığını yineledi. Ankara Garı'ndaki patlamanın ardından daha önceleri Halil İbrahim Durgun ile beraber gördüğü bir kişinin, Gaziantep'teki bürosuna geldiğini ve kiralık ev istediğini anlattı. Şahıstan şüphelendiğini ifade eden Alpfidan, "Daha önce Halil İbrahim Durgun ile olan bağlantısını bildiğim için Gaziantep emniyet müdürlüğüne gittim. Onlara durumu anlattım. Terörle mücadele ekiplerine yönlendirdiler daha sonra istihbarattan geldiler. Onlara kişinin numarasını verdim. O numara üzerinden polis operasyon düzenledi ve çok kişiyi gözaltına aldı. Onun Gaziantep'te tutuklu olduğunu biliyorum" dedi.

Alpfidan, tutuklanmaların ardından Gaziantep Emniyet Müdürlüğüne saldırı gerçekleştiğini belirtti. Mahkeme sanıkların savunmasını aldıktan sonra duruşmaya ara verdi. 

SANIK AVUKATI: 2013'TE IŞİD TÜRKİYE'DE TERÖR ÖRGÜTÜ SAYILMIYORDU

Duruşmada, örgüt adına patlayıcı maddeleri taşıdığı iddiasıyla yargılanan Hüseyin Tunç, suçlamaları kabul etmedi. Çapraz sorgusunda müşteki avukatların sorularının tamamına “Yanıt vermem istemiyorum” diyen sanık Tunç, duruşma savcısının “Amonyum nitratı almaya gittiğinizde satıcı size neden vermedi?” sorusunu “Ben alıcı değilim efendim, neden verdiğini bilmiyorum” diye yanıtladı. 

Bu sırada söz alan sanık avukatı Orhan Şahin, “2013 yılında Türkiye'de ISİD terör örgütü sayılmıyordu” deyince salon karıştı. Salondakiler ve müşteki avukatları, sanık avukatını provokatörlükle suçladı. Bazı müşteki avukatları, sanık avukatının üzerine yürüdü. Salondan bazı kişilerin pet şişe atması üzerine önlem alan jandarma, sanıkları salondan çıkarttı. Mahkeme Başkanı da duruşmaya yarım saat ara verdi.

SALON KARIŞTI

Aranın ardından davaya devam edildi. Oğlunu kaybeden babaya provokatör diyen Sanık vekilinin sözlerinin ardından salonda arbede çıktı. Arbede sırasında fenalık geçirenler oldu. Fenalaşan bir kişi ambulansa taşındı. Çocuğunu kaybeden babaya provokatör diyen Sanık vekili polis koruması altına alındı. Sanıklar koltuklarından kaldırıldı. Jandarma koruması altına alındı. Çıkan arbedenin ardından duruşmaya yarım saat ara verildi. Sanıklar duruşmadan çıkarılırken müşteki avukatlarını tehdit ettiler.

DURUŞMA 6-10 ŞUBAT TARİHLERİ ARASINDA GÖRÜLECEK

 Mahkeme heyeti tutuklu sanıklarını tutukluluk hallerinin devamına ve duruşmanın 6-10 Şubat 2017 tarihleri arasında görülmesine karar verdi.

Savcı İsmail Şafak, sanıkların tutukluluk hallerinin devamını, Gaziantep’te tutuklu olan sanıkların ifadesinin mahkemenin huzurunda alınmasını, yakalama kararı olan sanıkların yakalama kararının devamını ve ifadesi alınmayan diğer sanıkların ifadelerinin alınmasını talep etti.
Mahkeme heyeti tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, haklarında yakalama kararı bulunan sanıklar hakkında yakalama kararlarının infazının beklenmesine, haklarında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen kamu görevlileri hakkındaki dosyanın bir suretinin mahkemeye gönderilmesine, ölen sanıklar ile ilgili operasyon görüntülerinin, otopsi tutanaklarının ve diğer tüm kayıtların gönderilmesinin istenmesine karar verdi. Mahkeme heyeti ayrıca, duruşmanın 6-10 Şubat 2017 tarihleri arasında görülmesi kararını verdi.

Duruşma sonrası Ankara Adliyesi önünde açıklama yapan KESK Başkanı Lami Özgen, “10 Ekim’i unutmadık unutturmayacağız. Bundan sonrada bütün duruşmalarda bu davayı sonuna kadar takip edeceğiz. Aynı zamanda bu davanın bir parçasıyız, davacıyız, bu davanın tarafıyız” dedi.