Ataköy sahil arazisinin satışına tepki

Mimarlar Odası Bakırköy Bölge Temsilciliği Başkanı Esin Hacıalioğlu, Bakırköy sahil arazisinin satış ihalesinin durdurulmasını istedi.

13 Ağustos 2009 Perşembe, 19:39
Abone Ol google-news

Mimarlar Odası Bakırköy Bölge Temsilciliği Başkanı Esin Hacıalioğlu, Mimarlar Odası Bakırköy Bölge Temsilciliği'nde düzenlediği basın toplantısında, Bakırköy sahil şeridinde bulunan, TOKİ'ye ait 95 bin metre kare büyüklüğündeki 3 parsel arazinin 19 Ağustos tarihinde ihaleye çıkarılacağını hatırlattı.

Kültür ve Turizm Bakanlığının 30 Eylül 2004 tarihinde onayladığı 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, turizm alanında kalan parseller için 2 emsal imar izni verildiğini ve 75 metre yüksekliğe kadar bina yapılmasının öngörüldüğünü ifade eden Hacıalioğlu, ''Böylece Ataköy sahiline emsal dışı alanlarla birlikte yaklaşık 300 bin metre kare büyüklüğünde bir inşaat yapılmasının amaçlandığını'' kaydetti.

Hacıalioğlu, aynı planda yaklaşık 200 bin metre kare deniz dolgusu öngörüldüğünü ve yat limanı yapılmasının planlandığını da dile getirerek, şöyle devam etti:

''İmar ve şehircilik ilkelerine bağlı kalınarak 1950'li yıllarda hazırlanan ve Ataköy plan bütünlüğünün bir parçası olan Ataköy sahillerinin, Ataköy'ün kuruluş yıllarında olduğu gibi toplumun genel kullanımına açık olması beklenirken, salt finansal kaynak yaratmak amacıyla bölgedeki tek doğal kıyı şeridine sahip, kamusal alan niteliğindeki sahillerin kentsel rant alanı olarak görülmesi ve bu doğrultuda, kendi kuruluş mevzuatındaki kamusal alan ve kimliği ile çelişecek şekilde TOKİ tarafından satışa sunularak adeta kıyıların özelleştirilmesi ve betonlaştırılması kabul edilemez. Bu satış işlemi Anayasamızdaki 'kıyıların kamu yararına kullanılması' ilkesine de açıkça aykırıdır.''

Ataköy sahillerinin, Eminönü'nden Avcılar'a kadar uzanan kıyı şeridindeki halkın gereksinimlerini karşılayabildiği tek doğal koy olduğunu vurgulayan Hacıalioğlu, ''Sadece bu özelliğinden dolayı bile Ataköy sahilinin fiziki durumunun korunması gerekir. TOKİ'nin Ataköy sahilinin satışından vazgeçmesini ve bölgenin rekreasyon alanı olarak düzenlenerek toplumun genel kullanımına sunulmasını bekliyoruz'' dedi.

Ataköy 1. Kısım Koruma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayfer Kaynar da ihaleye çıkarılacak arsaların doğal yapısı, çevresi, tarihi dokusu, yeşil alanları ve Anıtlar Kurulunca tescillenmiş 87 adet ağacıyla İstanbul'un ve Ataköy'ün ''göz bebeği'' bir kıyı şeridi olduğunu vurguladı.

Satılacak arsalarla ilgili olarak açılmış çok sayıda dava bulunduğunu ve bu davaların sonuçlanmadığını da ifade eden Prof. Dr. Kaynar, ''Burası betonlar arasında bir vaha özelliği taşımaktadır. Devletin buradan gelecek paraya ihtiyacı yoktur. Eğer burası satılır ve kiralanırsa bu şekilde Ataköy'ün sonu da gelecektir. Telafisi mümkün olmayacak bu vahim ve vahşi girişime (dur) demek gerekiyor'' şeklinde konuştu.
 

TOKİ Başkanı'na mektup

Ataköy 1. Kısım Koruma ve Güzelleştirme Derneği üyesi, 90 yaşındaki hukukçu Mustafa Aydın da çağdaş yerleşimi, yeşil dokusu ve sahili nedeniyle Ataköy'deki evlerini, o dönemde Şişli'deki evlere istenen miktardan 2 kat daha fazla para ödeyerek Emlak ve Kredi Bankası'ndan aldıklarını söyledi. Bu konuda TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar'a bir mektup yazdığını ifade eden Aydın, gönderdiği mektupta özetle şunları söylediğini bildirdi:

''Bizler, bu yerleşim alanından oturduğumuz yerleri, devlet güvencesi altında aldık. Şimdi ise sanki İstanbul'un her yeri imar edilmiş, sadece bu yer kalmışcasına imar değişikliğine gidilmesi bizleri son derece tedirgin etmekte, devlete olan güvenimizi zaafa uğratmaktadır. Başında bulunduğunuz kurum Emlak ve Kredi Bankası'nın bir anlamda devamıdır. Devletin devamlılığı asıldır. Hukuken sorumlu olduğunuz gibi, etik olarak da sorumlu bir mevkidesiniz. 'Biz devletiz' dediğinize göre, bu açıklamanız sözde kalmamalı, özde de olmalıdır. Biz Ataköy sakinlerinin, sonu belli olmayan belirsizliklerle tedirgin olmasına lütfen meydan vermeyin ve bizim müktesep haklarımıza sahip çıkın.''

Mustafa Aydın dile getirdiklerinin 90 yaşındaki bir kişinin son istekleri olduğunu da ifade ederek, ''Biz tüccar devlet değil, Türk devletiyiz. Bu işten vazgeçsinler. Bıraksınlar nefes alalım...'' diye konuştu.