Babacan: Çözüm süreci özgürlüğü doyasıya yaşamaktır

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, çözüm sürecinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin etnik kökeni, mensubu olduğu din ne olursa olsun özgürlüğünü doyasıya yaşaması olduğunu söyledi.

14 Mart 2015 Cumartesi, 18:08
Abone Ol google-news

AKP Hatay İl Başkanlığı tarafından düzenlenen mahalle temsilcileri toplantısına katılan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, AKP döneminde Türkiye'nin her açıdan büyük gelişim gösterdiğine dikkat çekti. Babacan, "230 milyar dolarlık milli gelirle biz teslim aldık, geçen yıl 800 milyar doların üstünde bir milli gelire ulaştık. 36 milyar dolarlık ihracattan 160 milyar dolarlık ihracata ulaştık. Türkiye her alanda gelişti kalkındı, eğitim alanında 75 üniversiteyle başladık şu anda 175 üniversitemiz var, her ilimizde üniversite kurduk, Türkiye'nin dört bir yanını modern hastanelerle donattık, bu hastanelerde halkımız hızlı ve kaliteli bir hizmet alıyor" dedi.

ÇÖZÜM SÜRECİ

Çözüm süreciyle yaşanan gelişmelere değinen Ali Babacan, "Çözüm sürecinin özü nedir; Çözüm süreci Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin etnik kökeni, mensubu olduğu din ne olursa olsun özgürlüklerden doyasıya yararlanmasıdır. Bir de devletin tüm vatandaşlara aynı samimiyetle yaklaşmasıdır. Vatandaşlığın temelinde birlik, beraberlik, kardeşlik var. Bunun için mücadele verdik ve hamdolsun güzel sonuçları da alıyoruz. Aslında bu topraklar tarihimize baktığımızda hep bir arada kalmaktan bir arada olmamızdan kaynaklı, beraberliğe bağlı bir huzur ve kardeşlik ortamını yaşatmıştır" diye konuştu.

TÜRKİYE HER ALANDA KALKINDI

Türkiye'nin her alanda kalkındığını anlatan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye bu süreçte her alanda kalkındı, her alanda ilerledi. Türkiye bir sanayi ülkesi oldu, ama tarımı da boş vermedi. Şu anda Türkiye tarımsal üretimde dünyada yedinci sırada yer alıyor. Gelen turist sayısına baktığımızda dünyada 6'ncı ülke. Her alanda gelişip büyüyen bir Türkiye var. Yeter ki barış ve kardeşlik olsun, birlik ve beraberlik olsun. Hep beraber ülkemizi kalkındırmak için çok daha müreffeh, çok daha istikralı günlere ulaşabilmek için çaba gösterelim. İçinde bulunduğumuz coğrafya çok zor bir coğrafya. Hemen yanı başımızdaki sınırın diğer tarafına bakın, oradaki zulümden, kaçıp gelen ve bizlerle beraber olan Suriyeli kardeşlerimizin anlattıklarına bir bakalım. Yaşadıkları zulme bir bakalım. Birlik beraberlik olmayınca, iyi demokratik bir sistem kurulmadıktan sonra, ülkede istikrar olmadıktan sonra bir ülke ne hale geliyor görüyor musunuz."