‘Bağışları açıklamıyor, çünkü kara para’

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ‘sandık’ çağrısı: ‘Gırtlağına kadar yolsuzluğa batmış’, ‘Bağışları açıklamıyor, çünkü kara para’

26 Temmuz 2014 Cumartesi, 22:55
Abone Ol google-news

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sandığa gitmemekle, AKP’nin adayı Tayyip Erdoğan’a oy vermenin aynı anlama geldiğini belirterek “O zaman gidin Erdoğan’a oy verin, gitmemekle Erdoğan’a oy vermek aynı şey çünkü. Diktatör istiyorsanız, buyurun, bundan iyi diktatör bulamazsınız” dedi. Cumhurbaşkanı adaylarından sadece Erdoğan’ın, bağış kampanyasıyla toplanan paranın miktarını açıklamadığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Açıklayamaz, çünkü kara para” diye konuştu. Erdoğan’ın dünyada da giderek yalnızlaştığını” ve cumhurbaşkanı seçilemeyeceğini iddia eden Kılıçdaroğlu, “Öyle bir noktaya geldi ki hiçbir devlet başkanı telefonuna çıkmıyor. Bu ülkenin insanı, adı yolsuzluğa, hırsızlığa gırtlağına kadar batmış bir insanı temiz bir makama herhalde oturtmaz” görüşünü dile getirdi.

Cumhuriyet’in gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu’nun sorulara verdiği yanıtlar ana başlıklarıyla şöyle:

Diktatör istiyorsan gitme: Entelektüel çevreler ‘Sandığa gitmeyeceğim, boş oy kullanacağım’ diye yazıyorlar, çiziyorlar. Sandığa gidin, Erdoğan’a oy verin. Gitmemekle Erdoğan’a oy vermek aynı şey çünkü. Diktatör istiyorsanız, buyurun, bundan iyi diktatör bulamazsınız. Oyunuzu veri,r tercihinizi yapar, şikâyet de etmezsiniz. ‘Hem konuşacağım hem gitmeyeceğim’ demek de yanlış. Konuşmayacaksın o zaman, her şeye razı olacaksın.

Gırtlağına kadar batmış: Erdoğan’ın birinci turda seçilme şansı yok. Bu ülkenin insanı adı yolsuzluğa hırsızlığa gırtlağına kadar batmış bir insanı temiz bir makama, herhalde oturtmaz. Bu ülkenin tarihine yapılmış en büyük kötülük olur.

Erken seçim: Olabilir, bize erken seçim de olsa normal seçim de olsa fark etmez zaten hazırız, çalışıyoruz.

O parayı bağışlamadı: Libya’nın verdiği ödül parasını ne yaptığını açıklamadı. Çünkü hiçbir hayır kurumuna vermediğini biliyoruz. Aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasında bütün adaylar gelen bağış paralarını açıkladı, bir tek Erdoğan açıklamadı. Çünkü kara para, açıklamaz.

Telefonuna kimse çıkmıyor: Erdoğan ruh yapısı itibarıyla kendi iç dünyasıyla barışık bir insan değil. Sorunları olan bir insan. Bu kadar büyük sorunlar taşıyan biri ülkede geldi başbakan ne oldu. Dış politikaya bakın. Bütün komşularla kavgalıyız. Öyle bir noktaya geldi ki Obama ve hiçbir devletin başkanı telefonuna çıkmıyor. Vatandaş sandığa gittiği zaman düşünmeli, dünyadan dışlanan bir Türkiye mi? Ekmeleddin Bey’i seçerlerse dünyaya açılan bir Türkiye’yi seçmiş olurlar. Erdoğan, ‘Obama benim telefonuma çıkmıyor, Abdullah Gül’den rica ettim’ diyor. Türkiye’yi düşürdüğü hale bak. Ben söylesem ‘yalan söylüyor’ der. Kendisi itiraf ediyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir böyle bir garabet yaşanmadı. Bu yapının düzelmesi lazım. Yapının düzelmesinin ilk ve en önemli ayağı Cumhurbaşkanlığı seçimleri. İçeride, dışarıda itibarı olan bir liderin oturması lazım. O kişinin de Ekmeleddin Bey olduğuna inanıyorum.

Kavga edeni mi, kucaklayanı mı?: Ekmeleddin Bey’in tanınmışlık oranı oldukça iyi gidiyor. Toplumun her kesiminin saygı duyduğu biri. Erdoğan’a bakın; her gün öfke, kavga. Ekmeleddin Bey’e bakın sıcak, her kesimi kucaklayan, saygın, bilge bir isim. Hangisini tercih ediyorsunuz? Sonuçta fatura vatandaşa çıkacak. Kavga ona yansıyacak. Geçmişte bir anayasa kitapçığının fırlatılmasının faturasının ne olduğunu gördük. Türkiye’nin saygınlığı artsın, yolsuzluklardan bıktık diyorsa tercih belli. Ak ile kara arasında tercih yapılacak. Erdoğan’ı çok iyi tanıyorlar. Yolsuzluğu, kavgası, vatandaşa tekmesi, tokatı, şiddeti, öfkesi var. Kavga eden mi kucaklayan mı?

Tabanda sorun yok: CHP’lilerle ilgili bir sorunumuz yok. Tabanla ilgili de yok. Ekmeleddin Bey tabanımızda bilinen bir isim değildi, artık tamamı tanıyor; düşüncesini, ailesini, hizmetlerini, yaşantısını biliyor.

Türkiye’nin şansı yok: (Gazze konusunda) Türkiye’nin arabulucu olma şansı yok, çünkü arabulucu olması için iki tarafın kabul etmesi lazım. Türkiye Ortadoğu’da yalnızlaşan bir ülkedir. İsrail arabuluculuk konusunda Mısır’a başvurdu. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Cumhurbaşkanı Gül ile görüştüğünde ‘İsrail ile Filistin arasında 2012 anlaşmasına benzer bir anlaşma gerçekleştiriyoruz. Mısır’dan talepte bulunduk. İsrail bunu kabul etti, bizim de kabul etmemiz gerekir, böylece İsrail zor durumda kalır’ dedi. Ve Türkiye’den rica etti, ‘Siz de Mısır'a destek verin’diye. Yani ateşkes konusunda ana aktör Mısır. Ricada bulunmalarının nedeni ise Türkiye’nin Hamas üzerindeki etkinliği. Eğer Hamas üzerinde Türkiye, İsrail’in taleplerine uygun bir söylem geliştirirse bu ateşkes sağlanabilecek. Türkiye’nin ne Suriye, ne Irak, ne Mısır ne İsrail ne de Filistin penceresinden Ortadoğu bataklığını kurutma ya da Ortadoğu’da etkin bir rol oynama süreci sona ermiştir. İzlenen dış politika bunu ortaya koymuştur.

Gazze’ye yardım: Gazze’ye insani yardım götürme konusunda Kızılay’ın başarılı çalışmaları var bunu biliyoruz. Kızılay’la temas kuruyoruz. Ne tür insani yardım malzemelerine ihtiyaç duyuluyorsa, belediyelerimiz bu konuda her türlü katkıyı yapacak.