Bakan Atalay 'açılım'ı anlattı

İçişleri Bakanı Beşir Atalay 'Kürt açılımı'yla ilgili açıklamalarda bulundu...

15 Ocak 2010 Cuma, 09:02
Abone Ol google-news

Bakan Atalay'ın konuşmasından satır başları şöyle:

-Biz bu süreci kararlı şekilde devam ediyoruz. Terörün sonlandırılmasına yönelik olarak sonuç alınacak önemli çok ileri kapsamlı çalışmalar yapıyoruz.

-Hedeflerimizin gerçekleşmesi halinde hepimiz bu ülkede refah, huzur içinde yaşayacağız. Bu nedenle bir bu sürece milli birlik ve kardeşlik projesi dedik.

-Bunu biz parti projesi değil, devlet projesi olarak yürütüyoruz. Bu milli birlik ve kardeşlik projemizi kararlılıkla devam ettiriyoruz. Öncelikle terörü sona erdirmeye yönelik içeride ve dışarıda çok kapsamlı çalışmalar yapıyoruz.

-Terörün sona erdirilmesi için gereken ne varsa yapıyoruz. Bu ince ince dokunarak devam ediyor. Bunun pek çok boyutu var ve tüm boyutlarla ilgili adımlar atılıyor. Türkiye'de terör zaman zaman bazı Avrupa ülkelerinden destek  görmüştür. Ama şu anda Türkiye eski Türkiye değil.

-Türkiye uluslararası alanda teröre destek konusunda girişimlerde bulunuyor ve somut sonuçlar da alıyoruz. Son MGK toplantısından sonra da açıklandı. Türkiye artık bu terörü taşımayacak. Milletimiz bu konuda bize destek versin.

 

"Açılım konusunda bazı yönetmelik adımları attık"

-Cezaevlerinde farklı dillerde görüşme yapılması sağlandı

-TRT'de yerel dillerle yayın başladı ve şu an özel televizyonlarda da farklı dil ve lehçelerde yayın yapılmasını sağlayan yönetmelik değişikliği yapıldı

-Üniversitelerde farklı dil ve lehçelerle ilgili araştırmalar yapılmasına yönelik YÖK'ün çalışmaları var

-Yol kontrollerini azaltılması için bakanlığımız tarafından yönerge hazırlanmış ve ilgili kurumlara gönderilmiştir

-Özellikle yerel yöneticilerimizin vatandaşa daha fazla ilgisi var. Bu uygulama her yerde giderek yaygınlaşıyor.

-Kurumlarla ilgili kanun çalışmalarının önemli ölçüde tamamlandığını biliyoruz. İhtiyari protokolün onaylanmasına ilişkin kanun tasarısı Meclis’e gönderildi. Meclis’te önceliklerimiz arasında olacaktır. Türkiye insan hakları kurumu’nun kurulmasına yönelik kanun tasarısı haftaya Meclis’e gidebilir.

-Diğer ikisi, bağımsız kolluk gözetim komisyonu hakkındaki kanun taslağının çalışması tamamlandı ve ilgili kamu kurumlarına gönderildi. Tasarılarda ilgili kurumların görüşlerinin alınması önemlidir.

 

"Kanun önünde herkes eşittir"

-Ayrımcılıkla mücadele ve eşitlik kurulu’na ilişkin kanun tasarısı da tamamlanmak üzere, haftaya da bunu ilgili kuruluşların görüşlerine göndereceğiz.

-Şu geçen sürece meclis’teki bu konuların sunumundan sonra, tüm bu kanun tasarılarının hazırlanması sürecinde biz, katılımcı yöntemi mümkün olduğunca uygulamaya çalıştık. STK’larla, akademisyenlerle toplantılar yaptık, önerilerini aldık. Sivil katılımı da dahil ederek yürütüyoruz bu çalışmayı.

 

"Bu mekanizmalar herkese hitap ediyor"

-Yapılan bu değişiklikler, etnik kökeni, siyasi tercihi ne olursa olsun herkesin temel hak ve özgürlüklerini korumayı amaçlamaktadır. Vatandaşlarımızın bütününü kapsamaktadır. Bu mekanizmalar herkese hitap ediyor.

-Bu adımlar uluslar arası insan hakları hukuku’na bağlı devletimizin attığı atacağı adımlardır.

-Bu mekanizmaların en az üç ortak özelliği var. Bunların tamamının öznesi insan olan, kurumsal yapılardır. İkincisi, bu dört mekanizma bağımsız mekanizmadır. Hepsi bağımsızdır. Hiçbir organdan emir ve talimat almadan faaliyet göstereceklerdir. Üçüncüsü de bunlar kendiliğinden, başvuru üzerine çalışacak mekanizmalardır.

-Türkiye İnsan Hakları Kurumu, hemen her demokratik ülkede bulunan bir kurumdur. Bildiğiniz gibi başbakanlık bünyesinde faaliyet gösteren bir insan hakları başkanlığı’mız vardır. Ancak bu kurumumuzun bağımsızlık ve tarafsızlığı taşımadığı gerekçesiyle eleştirilmektedir. Biz bu nedenle bağımsız olarka çalışacak yeni bir kurum oluşturuyoruz. İnsan hakları kurumu, toplumda hak arama bilincinin gelişmesinde görevleri de olacaktır. Bu kurumların etkili şekilde çalışmasının toplumumuza büyük faydası olacaktır. Bu kurumlar sayesinde AİHM önünde, ülkemize yapılan şikayetlerde büyük azalma bekliyoruz. Ülkemizi yüklü miktarda tazminata mahkum edildiği düşünüldüğünde önemi büyüktür.

-Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu: Herkes ayrım edilmeksizin kanun önünde eşittir. Bağımsız bir mekanizma oluşturuyoruz. Bu gerçekten Türkiye’de insan hakları ve demokrasiyi yükseltme bakımından büyük bir adımdır. Bu kurum her türlü ayrımcılığın önlenmesi için, ihlalin ortadan kaldırılması için görev yapacaktır. Bu kurul, sembolik yetkilerin ötesinde önemli yetkilere sahip olacaktır. Kurumun kararları tüm devlet organlarını bağlayacak düzeyde olacaktır. Ayrımcılığa tabi tutulduğunu düşünen bütün vatandaşlarımız başvurabilecektir. Kurulun kararları, bilirkişi raporu olarakta kabul edilecektir.

-Kolluk Gözetim Komisyonu: İşkenceye sıfır tolerans politikamızı başarıyla uygulamaktayız. Bunun son örneklerinden biri de bu komisyonun kurulmasına yönelik kanun çalışmasıdır. Kamu kurumlarından, üniversitelerden temsilciler görev yapacaktır. Komisyon bir yandan ihlal iddialarıyla ilgili başlatılan soruşturmaları izleyecek, diğer yandan bizzat kolluk hakkında idari soruşturmanın başlatılmasını isteyebilecektir. Esasen bu komisyn hem vatandaşlarımızı koruyacak, hemde kolluk görevlilerimizi koruyacaktır. Kolluk görevlilerinin güvenlik personelinin, vatandaşa zaman zaman kötü muamele ettiği vs biz bu konuda bir çok tedbirler aldık. 2009’da bütün polis merkezleirmizi yeniden gözden geçirdik. Standartlar getirdik, kamera sistemi getirdik. Bu da daha ileri bir mekanizma.

 

Kötü muameleye yargı yolu

-Kötü muamelede elbette yargı yolu var. Ama aynı zamanda idari olarakta disiplin soruşturması yapılıyor. Ben yeni bir uygulama getirdim. Önce açığa alıyoruz, sonra inceleme yaptırıyoruz. Sonunda durum ortaya çıktığında da uygulama yapıyoruz. Şimdi bağımsız bir mekanizma getiriyoruz. Bunu sadece vatandaşın hakkını korumak için de ifade etmiyorum, diğer yandan güvenlik güçlerimiz için de bir güvence olacaktır.

-Tüm bu mekanizmalar herkes için daha fazla hak ve özgürlük anlayışını hayata geçiren koruma mekanizmalarıdır. Bunlar baştan beri sürdürdüğümüz demokrasi sürecinin parçalarıdır. Biz partimiz kuruldığında bu hedefleri koyduk. 58. hükümetten itibaren çok ileri adımlar attık. Bu getirdiğimiz 4 mekanizma, demokratikleşme alanında çok ileri çok rafine tedbirlerdir. Çok ince ayarlardır. Bireyi koruyacak, bireyin hakkını aramasına imkan verecek gelişmelerdir. Bunun çok iyi algılanmasını gerçekten önemli görüyorum. Milli iradeye dayanan demokratik hukuk devletinin tüm kurallarıyla işlemesi için çok önemli adımlar attık, devam edeceğiz.

-Demokratik açılım Ak Parti’nin kurulmasıyla başlamıştır. Partimizin varlık nedenlerinden en önemlisi demokrasi açığını kapatmaktır.