Başbakan Binali Yıldırım'dan Hilmi Özkök'e yanıt

Başbakan Binali Yıldırım, "Eski bir Genelkurmay başkanı çıkıp diyor ki 'Biz 2004'te uyardık.' Ne uyardınız kardeşim, karara bakıyoruz, 'Nur cemaati ve hizmet hareketi izlenmelidir.' Ne zamandan beri cemaatler terör örgütü oldu. Bizim için kırmızı çizgi, terör faaliyetinin başladığı gündür, o da 17 Aralıktır" dedi.

23 Ekim 2016 Pazar, 15:43
Abone Ol google-news

<video:620160>

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, partisinin 25. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanış konuşmasını yaptı.

Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök Ağustos 2004’te FETÖ’ye karşı alınan MGK kararından önce tüm kuvvet komutanlarıyla tartışarak böyle bir karar alındığını belirterek, “Hükümeti kesin olarak bilgilendirdik. Dedik ki durum iyi değil. Gerekli bir icra planı yapılsın bu iş takip edilsin dedik. Sonra biz de ne yapılıyor diye izledik. Fakat fazla bir şey yapıldığını da göremedik” demişti. Özkök'ün bu sözlerine Başbakan Binali Yıldırım'dan yanıt geldi.

Binali Yıldırım'ın Hilmi Özkök'e yanıtı şöyle:

"Eski bir Genelkurmay başkanı çıkıp diyor ki 'Biz 2004'te uyardık.' Ne uyardınız kardeşim, karara bakıyoruz, 'Nur cemaati ve hizmet hareketi izlenmelidir.' Ne zamandan beri cemaatler terör örgütü oldu. Bizim için kırmızı çizgi, terör faaliyetinin başladığı gündür, o da 17 Aralıktır.   Demokrasilerde böyle şey olmaz. Hiç kimse eline silah almadıkça teröre bulaşmadıkça insanları öldürmedikçe terör örgütü muamelesi göremez. Bu örgüt devletle bilek güreşine 17 Aralık'ta başlamıştır. Ve o el kökünden kırılmıştır. Süreç ve soruşturmalar devam ediyor. Tespit ettiklerimizin gözünün yaşına bakmıyoruz"

Yıldırım'ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

- 15 Temmuz'da bu milletin iradesini esir almak isteyenler gerçeği açık şekilde görmüştür. Evlerden, sokaklardan, caddelerden bir milletin oluk oluk tankların, namluların üzerine yürüdüğünü gören hiçbir ulus yoktur. Bu millet elinde silah olmadan, yüreğinde dağ gibi imanıyla eşkıyaya dur demiş bir millettir. Bu topraklar gerektiğinde her yaştan, her kesimden, her görüşten birer kahramana dönüştüğü topraktır. Ne FETÖ, ne BETÖ, ne DEAŞ, ne de kirli bir terör örgütü bu milleti dize getiremez, bu ülkeyi yolundan çeviremez. Gün gelir polisimizle, gün gelir askerimizle inlerine girer, bellerini kırarız, gün gelir 7'den 70'e sokaklara iner bizden gasp ettikleri tankları, tüfekleri geri alırız. Bu milletle oyun olmayacağınız cümle alem görmüştür.

- 15 Temmuz zaferini gölgelemeye çalışanlar sinsi taktikler içindedir. FETÖ, AK Parti döneminde doğmamıştır, FETÖ AK Parti döneminde palazlanmamıştır. Bu terör örgütü AK Parti döneminde kurulmuş, güçlenmiş gayreti içinde göstermeye çalışanlar var. Bunlar kendi yanlışlarını örme gayreti içindeler. 1980'den 2013'e kadar bu eli kanlı terör örgütüne iki başbakan karşı çıkmış, mücadele etmiştir. Biri merhum Necmettin Erbakan diğeri de kurucu liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'dır. 60'larda, 70'lerde, 80'lerde, 90'larda AK Parti yoktu ama sizin içinde olduğunuz partiler vardı. Neler yaptınız, hangi önlemi aldınız? Hangi başbakan, hangi cumhurbaşkanı AK Parti iktidarı kadar mücadele etti? Görev yaptıkları dönemde üç maymunu oynayanlar şimdi ahkam kesiyorlar.

- AK Parti içerisinde ne FETÖ ne de terör örgütü mensubu barınamaz.

"ELİNE SİLAH ALMADIKÇA TERÖR ÖRGÜTÜ MUAMELESİ GÖREMEZ"

- Eski bir Genelkurmay başkanı çıkıp diyor ki 'Biz 2004'te uyardık.' Ne uyardınız kardeşim, karara bakıyoruz, 'Nur cemaati ve hizmet hareketi izlenmelidir.' Ne zamandan beri cemaatler terör örgütü oldu. Bizim için kırmızı çizgi, terör faaliyetinin başladığı gündür, o da 17 Aralıktır.   Demokrasilerde böyle şey olmaz. Hiç kimse eline silah almadıkça teröre bulaşmadıkça insanları öldürmedikçe terör örgütü muamelesi göremez. Bu örgüt devletle bilek güreşine 17 Aralık'ta başlamıştır. Ve o el kökünden kırılmıştır. Süreç ve soruşturmalar devam ediyor. Tespit ettiklerimizin gözünün yaşına bakmıyoruz.

- Şundan emin olun, sürecin sonunda tek bir mağdur bile kalmayacak, sürecin sonunda ininde saklanan bir tane bile FETÖ mensubu olmayacak. Hatalarımız olabilir ama millet iradesine karşı en ufak bir ihanetimiz olmadı. Hesabı hakka veririz halka veririz. Vesayetçilere değil. Her şeyin ötesinde bir mümin olarak her hayrın da her şerrin de defterimize yazıldığını biliyoruz.