'Başbakanlık'tan sınırlı davet'

Başbakan Erdoğan, basın yayın kuruluşlarının sahipleri ve genel yayın yönetmenleriyle bir araya gelerek terör konusunda izlenecek politikayı konuştu. Başbakanlık Resmi Konutu'ndaki toplantıya, Cumhuriyet, Sözcü, Yeniçağ ve Aydınlık’ın da aralarında bulunduğu bazı medya kuruluşları davet edilmedi.

20 Ekim 2011 Perşembe, 06:49
Abone Ol google-news

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlık Resmi Konutu’nda basın yayın kuruluşlarının sahipleri ve genel yayın yönetmenleriyle bir araya geldi. Ancak toplantıya aralarında Cumhuriyet, Sözcü, Aydınlık ve Yeniçağ gazeteleriyle Beyaz Tv, Kanal A’nın da aralarında bulunduğu bazı televizyon kanalları davet edilmedi. Buna karşın Akit, Yenişafak, Taraf gazeteleri toplantıda yer aldı. Toplantının ardından yaptığı açıklamada terörle mücadele konusunda son durumu aktardıklarını, ayrıca terör-medya ilişkisi üzerine değerlendirmelerin paylaşıldığın belirten Erdoğan, medya mensuplarının sorularını, yorumlarını, önerilerini ve eleştirilerini ilettiklerinin anlattı. Erdoğan, not ettikleri bu görüşler ile yeni bir süreci bu dönemde başlatmak istediklerini bildirdi. Terörle mücadelenin millet olarak topyekün uyum ve koordinasyon içerisinde yürütülmesi gereken bir mücadele olduğunun altını çizen Erdoğan, terörün milli ve siyaset üstü bir mesele olduğunu, çözümün de aynı şekilde milli ve siyaset üzeri olması gerektiğini söyledi.
 

Muhalefeti sert bir dille eleştirdi

Terörle mücadele eden ve başarı sağlayan ülkelerde siyasetin, devlet kurumlarının, üniversitelerin, medyanın, sivil toplum örgütlerinin ve ilgili tüm kesimlerin bir uzlaşı içerisinde hareket ettiğinin görülebileceğini anlatan Erdoğan, ortak mücadele için her fırsatta çağrı yaptıklarını kaydetti. Erdoğan, şunları söyledi:

“Burada rekabet olmaz, istismar olmaz. Burada ‘nasıl fırsat yakalarız’ böyle bir düşünce olmaz. Ne var ki muhalefet partilerinin farklı, alternatif, yapıcı ve makul çözüm önerileri getirmek samimi destek vermek yerine terör eylemlerini hükümete saldırı için bir fırsat olarak kullandıklarına şahit oluyoruz. Dün (önceki gün) ortaya çıkan manzarayı ben sizlerin ve azizi milletimin takdirine havale ediyorum. Hepimiz gerçekten büyük bir üzüntü içerisindeyken siyasi parti yöneticilerinin çıkıp aynı ezberleri tekrar etmeleri, acı hadiseyi bir siyasi fırsata çevirme gayretine girmeleri son derece vahimdir.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun önceki gün hükümeti istifaya çağırdığı basın toplantısını eleştiren Erdoğan, “12 Eylül halk oylamasının sonuçları ortadayken, 12 Haziran seçimlerinin üzerinden henüz dört ay geçmişken Hükümeti istifaya davet etmek, en hafif değimiyle fırsatçılıktır” dedi.

MHP’nin, “tahrik edici ve istismarcı üslubunu bir kez daha sergilediğini ve yangına körükle gitme politikasını tekrarladığını” savunan Erdoğan, BDP’nin de terör örgütünü kınayamadığını söyledi.
 

‘Mesafe koymayanlar ellerindeki lekeyi temizleyemez’

BDP’nin artık terör örgütüyle arasına mesafe koyması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Yıllardır ‘faili meçhul’ diyorlar, buyursunlar terör örgütünün infaz ettiği militanların faillerinin peşine düşsünler. Yıllardır ‘demokrasi’ diyorlar terör örgütü tarafından susturulan, sindirilen sanatçılara, yazarlara, aydınlara bunu izah etsinler. Yıllardır ‘barış’ diyorlar, buyursunlar o barışı annesinin karnındaki bebeğe, dört yaşındaki çocuğa ekmek parası kazanmak için ter döken işçiye, sabah namazı öncesi öldürülen imama ve yakınlarına, bir arabanın içerisinde onlarca kurşunla katledilen dört kızımızın annesine anlatsınlar. Kanla arasına mesafe koyamayanlar, ellerindeki yüzlerindeki o kan lekesini ebediyen temizleyemezler, temizleyemeyeceklerdir.”
 

‘Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır’

Gelinen noktada artık Kürt annelerin, aydınların, yazarların ve sanatçıların seslerini yükseltmeleri gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Susmak onaylamaktır. değerli arkadaşlarım, hasızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” dedi. Bu süreçte en önemli görevlerden birinin de medyaya düştüğünü belirten Erdoğan, medyanın terör saldırıları karşısında sorumlu hareket ettiğini, ancak bu hassasiyetin daha da yükselmesini istediklerini ifade etti. IRA terör örgütü karşısında İngiltere eski Başbakanı Margaret Teacher’in “Propaganda terörün oksijenidir” ifadesini kullandığını anlatan Erdoğan, medyanın bilerek ya da bilmeyerek terörün propagandasını yapmaması gerektiğini medya temsilcilerine ilettiğini söyledi. Bugün için medyaya yönelik bir müdahaleyi düşünmediklerini ve bunu doğru bulmadıklarını belirten Erdoğan, “Biz otokontrol yoluyla milli bir meselede medyanın da milli bir duruş sergilemesinin mücadeleye güç katacağına inanıyoruz” dedi.