Başkanlık vurgusu ikinci planda kaldı

AKP’nin seçim bildirgesi ve Yeni Türkiye Sözleşmesi’nde 1921 Anayasası’na atıf yapılırken anayasadaki Türklük ifadesinin çıkarılacağına işaret edildi. Bildirgede denge mekanizmalı başkanlık vurgusu yapıldı.

15 Nisan 2015 Çarşamba, 23:17
Abone Ol google-news

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı AKP’nin seçim bildirgesi ve Yeni Türkiye Sözleşmesi’nde üç bölüm tartışılacak. Bunlardan biri vatandaşlık tanımı. Bildirgenin temel hak ve hürriyetler kısmında “Yeni Türkiye şiarında etnik kimlik ve inanca atıf olmayacak” deniliyor. Bu ifadeyi daha önce de tartışması yaşanan “vatandaşlık tanımından Türk sözcüğü çıkacak” diye yorumlayanlar var. Bildirgedeki bir diğer nokta 1920 Meclisi’ne ve 1921 Anayasası’na yapılan vurgu. Başta Öcalan, Kürt kesiminin de bu iki tarihe sık sık gönderme yaptığı biliniyor. Erdoğan da başbakan iken bir konuşmasında “1920’de Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez birarada” diye o günkü duruma atıfta bulunmuştu. Bildirgedeki bir diğer çarpıcı bölüm merkezi idarenin yetkilerinin yerel yönetimlere devrini düzenleyen, Türkiye’nin bir kısmına şerh koyduğu “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın yasal zemininin genişletilmesi ile ilgili taahhüttü.

 

Teşkilat-ı Esasiye vurgusu

Davutoğlu’nun AKP’nin aday tanıtım toplantısında açıkladığı seçim bildirgesinde ve Yeni Türkiye Sözleşmesi’nde yapılan “yeni vatandaşlık” tanımı dikkat çekti. Bildirgede “Yeni anayasa, milletimizin kültürel ve toplumsal çeşitliliğini tanıyan, herhangi bir etnik veya dini kimliğe referans yapmayan bir vatandaşlık tanımını esas alacaktır” ifadeleri kullanıldı. “1921 Anayasası” vurgusunun yapıldığı Yeni Türkiye Sözleşmesi’nde ise “Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı kimliği taşıyan hiçkimse, inancı, rengi, cinsiyeti, dili, ırkı, siyasi düşüncesi, felsefi anlayışı ve hayat tarzı sebebiyle ayrımcılığa maruz bırakılamaz” denildi.

Sözleşmede “Cumhuriyetimizin kurulmasının anayasal temelini oluşturan 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun 1. Maddesi’nde de ifade edildiği gibi ‘Hâkimiyet bilâ kaydü şart milletindir’. Bu kurucu ilke, ilan edildiği ilk günkü gibi bugün de geçerlidir; yarın da geçerli olacaktır” ifadeleri dikkat çekti.

AKP'nin bildirgede ekonomik vaatleri

Davutoğlu, beyannamesinde çalışanların, işçi sendikalarının büyük tepkisini çeken ifadelerden kaçındı: “Esnek çalışma” yerine “Katı çalışma biçimleri”; “Kıdem tazminatı fonu” yerine “sosyal taraflarla diyalog içinde mevzuat çalışması yapacağız” denildi. Diğer maddeler şöyle:

- Mevzuat düzenlemesi yaparak fazla çalışma sürelerinin aşılması halinde işverenlere idari para cezası verilecek.

- Kısmi zamanlı çalışma, staj, prim desteği gibi araçlarla genç ve kadın istihdamını artıracak bir çalışma ortamı oluşturulacak.

- AB standartlarını göz önünde bulundurarak, babalık iznine ilişkin ilgili mevzuatta gerekli değişiklikleri yapacağız.

- Prim yapılandırmaları olmayacağını açıklayan AKP, pembe tablo çizdiği ekonomide krize karşı affı öngördü. Prim affı kriz ve doğal affı gibi istisnai haller dışında uygulanmayacak.

- Düşük düzeyde maaş alan emeklilerin gelir seviyesi yükseltilecek.