Batı, Türkiye’nin istihbaratına güvenmiyor

Türkiye, IŞİD’e katılanlara karşı etkin önlem almamanın yanı sıra AB ile Türkiye arasında bir süredir devam eden istihbarat işbirliği konusunda da eleştiriliyor.

18 Eylül 2014 Perşembe, 23:01
Abone Ol google-news

Batılı kaynaklar, IŞİD’e katılması olası 6 bin kişilik liste üzerinden Türkiye ile işbirliği yapıldığını belirtirken bir diplomat “Dışişleri Bakanlığı’na bu listeden kaç kişiyi sınır dışı ettiklerini ya da girmeden gönderilmesini sağladıklarını sorduğumuzda bize ‘bin kişi kadar ’ yanıtı verildi. Ancak bu kişilerin ne kadarının listeyle örtüştüğünü ya da ne zaman geri gittiğini bilmiyoruz” dedi. Dışişleri Bakanlığı’na IŞİD’e katılan Türk vatandaşları sayısını da sorduğunu ve ‘300-400 civarında’ yanıtını aldığını belirten diplomat, “Bu hiç kuşkusuz gerçeği yansıtmıyor. Bu sayının 3-4 bin civarında olduğunu tahmin ediyoruz.
Elbette Türkiye için bu sayıyı tam bilmek mümkün değil ama gerçekçi sayı verilmesi mümkün” yorumunu yaptı.

Bir başka üst düzey Batılı diplomat ise Türkiye’nin işbirliğini reddetmediğini, ama tam anlamıyla bir işbirliğine de yanaşmadığını belirterek, “Türkiye’nin mevzuatı ile AB mevzuatı arasında uyum yok. gerekli olan kanun çıkartılmadı. İstihbarat paylaşımı hiç zamanında olmadı. Türkiye sınır dışı ederken bile bize ya son anda, ya da sınır dışı ettikten sonra haber veriyor. Bu da bizim kişiyi takip etmemizi olanaksız kılıyor. Havaalanlarından gönderilenler konusunda da sistematik bir bilgi akışı yok. İstanbul’dan girmeyi başaramayan bir kişi Ürdün üzerine yönelebiliyor” yorumunu yaptı. Diplomat, Türkiye’nin 2 yıl sonra işbirliğine başladığına ancak son 6 ayda sağlanan işbirliğinin zayıf kaldığına işaret etti.

Diplomatlar Türkiye’nin IŞİD’e karşı istihbarattaki eksikliklerini şöyle sıraladı:

Sınırdan geri çevrilen veya Türkiye’den geri gönderilenlerle ilgili zamanında geri dönüş sağlanmıyor

Türkiye’den gelen düzenli ve anlık bilgi akışı olmadığı için bizim gümrük memurlarımız zamanında hazır olamıyor.

Türkiye’deki gümrük muhafızları ve onlardan sorumlu yetkililer yerine son dönemde cemaathükümet çatışması nedeniyle yeni atamalar yapıldı ancak yeni sorumlular henüz konuya hâkim değil. Bu da doğru kişiye doğru zamanda ulaşılmasını güçleştiriyor.

Türkiye’de kişisel verileri koruma kanunu bulunmuyor ve düzenlemeler AB standartları ile uyumlu değil.

Sınırda yeterli güvenlik önlemi alınmıyor; bunun için yerleştirilmesi beklenen kameralar konusunda AB’nin geri kabul anlaşmasıyla birlikte sürdürdüğü projelere karşın gelişme sağlanmadı.