Bayramda dayanışma var!

Popüler Müzik Sanat Vakfı (POPSAV), koronavirüs salgınından etkilenen müzik sektöründe, zor günler geçiren emekçilere destek olmak amacıyla bayram boyunca online festival düzenliyor. YouTube Türkiye #EvdeKal ve NetD Müzik YouTube kanallarından 20.00 -22.00 saatleri arasında canlı yayınlanacak festivalde 70’e yakın sanatçı, rodiler, ışıkçılar, tonmaisterler, dansçılar için, yani düzenli maaşı ve sosyal güvencesi olmayan, sektörün görünmeyen kahramanları için çalıp, söyleyecek. Bu vesileyse POPSAV yöneticilerine festivali, bayram mesajlarını ve salgın sonrasına dair beklentilerini sorduk.

22 Mayıs 2020 Cuma, 20:44
Abone Ol google-news

Salgından herkes çok etkilendi ancak güvencesiz, düzenli maaşı olmayan müzik sektörü çalışanları daha da çok etkilendi. Popüler Müzik Sanatı Vakfı (POPSAV), sektörün emekçilerine destek olmak amacıyla bayram boyunca YouTube üzerinden festival düzenliyor. Sponsorlardan elde edilecek gelir ihtiyaç sahiplerine verilecek. POPSAV Onursal Başkanı Erol Evgin, POPSAV Yönetim Kurulu Başkanı Metin Özülkü ve POPSAV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ferhat Göçer ile festivali, müzik sektörünün içinde bulunduğu krizi ve salgın sonrasını, bayramı konuştuk. 

"En çok da bayramlık potinleri hatırlarım. Karantina da geçecek bu bayram, hiç unutmayacağız. Doğa, “Siz benim sahibim değil, misafirimsiniz..” diyerek, insanlığa büyük bir ders verdi." Fotoğraf: Vedat Arık

Erol bey, onursal başkan olarak bu etkinlikle ilgili neler söylemek istersiniz?

POPSAV, Türk Pop Müziğinde “Tüzel kişlik” oluşturarak, pop müziğimizin, pop müzik sanatçı ve müzisyenlerinin sorunlarına çözümler üretmek için 1989 yılında kuruldu. 5 yıl kurucu başkanlığını üstlendiğim vakfımızın , bu aylarda büyük bir etkinlikle 30. yılını kutlamayı planlıyorduk. Kısmet değilmiş. POPSAV, pandemi nedeniyle onlarca sanatçı kardeşimizin katılımıyla bayramda üç akşam sürecek “POPSAV #Evdekal  Müzikle Kal” projesini hayata geçirmeyi planladı. Vakıf Yönetim Kurulu kararıyla, etkinlikten elde edilecek gelir sosyal güvencesi olmayan ve ihtiyaç sahibi müzisyen kardeşlerimize dağıtılacak

Organizasyonda siz nasıl yer alacaksınız?

Ben, ilk gece kısa bir hoş geldiniz konuşmasıyla konserin amacına dikkat çekerek, müzikseverlerin bayramını kutlayacağım.

Bayramların sizin için anlamı nedir özetleyecek olsanız? Ve bayramın karantinada geçecek olması size neler hissettiriyor?

Karantina günlerinde bahçede yürüyüşle başlıyor günüm,  öğünleri ikiye indirdim. Böylece hareketsiz günlerde kilo kontrolü sağlıyorum. Çocukluğumdan başlayarak anılarımı yazıyorum. Resim yapıyorum. Yeni şarkılar ve yeni projeler üzerinde çalışıyorum. Ofisimiz kapalı, Zoom üzerinden yaptığımız toplantılarla rutin işlerimizi yürütüyoruz arkadaşlarımla, karantinalıda olsa, hayat devam ediyor.

Bayram deyince kim çocukluğunu hatırlamaz ki..

Cevdet Kudret’ in dizeleri gelir aklıma 

“Hani benim hayallerim, emellerim

Suya girince balık sandığım ellerim?

Hani benim sevgilerim, kinlerim,

Yüzünde yüzümü gösteren potinlerim?”

En çok da bayramlık potinleri hatırlarım. Karantina da geçecek bu bayram, hiç unutmayacağız. Doğa, “Siz benim sahibim değil, misafirimsiniz..” diyerek, insanlığa büyük bir ders verdi. Bundan sonra doğaya ve birbirimize daha saygılı ve barış içinde bir yaşam dileyerek, hepimizin bayramı kutlu olsun!


"Birçok arkadaşımız çocuğuna süt alamıyor, evine ekmek alamayacak duruma gelen insanlar var. 2.5 aydır müzik sektörü durmuş durumda ve ne zaman hayatın normale dönebileceği konusunda da belirsizlik olduğu için herkes büyük bir endişe içerisinde gelecek planlarını yapıyor."

Metin bey, müzik sektörünün salgın nedeniyle yaşadığı sıkıntıları paylaşır mısınız? Ve sektörün geleceğini nasıl görüyorsunuz? 

Olumsuzluklar toplumun her kesimini bir şekilde etkiliyor; ama bazı sektörler bundan daha fazla etkileniyor, müzik sektörü de bunun başında geliyor. İlk duran sahne performansları oluyor. Müzik sektöründe sadece önde görülen sanatçılar değil, müzisyenler, sahne çalışanları dediğimiz; rodiler, ses teknisyenleri, ışıkçılar, dansçılar,  menajerler,  organizatörler var. Bu insanların büyük bir çoğunluğu da günü birlik; yani performans oldukça para kazanan insanlar. İş olmadığı zaman maalesef durma noktasına gelen insanlar bunlar. Bize ciddi bilgiler geliyor. Birçok arkadaşımız çocuğuna süt alamıyor, evine ekmek alamayacak duruma gelen insanlar var. 2.5 aydır müzik sektörü durmuş durumda ve ne zaman hayatın normale dönebileceği konusunda da belirsizlik olduğu için herkes büyük bir endişe içerisinde gelecek planlarını yapıyor. Tabii bu planları yapıp, uygulayanların sayısı bu kitle içerisinde oldukça düşük. Ama ufak ufak ivmeyi yukarı doğru götürmek zorundayız.

Sektör çalışanlarına destek olmak için festival yapıyorsunuz. Ne kadar bir kaynak yaratmayı düşünüyorsunuz?

Güzel bir yönetim kuruluşu oluşturduk; Ferhat Göçer,  Güliz Ayla, Hakan Eren, Yonca Evcimik, Zeliha Sunal, Baha Boduroğlu, Gökhan Türkmen, Ömür Gedik arkadaşlarımın yer aldığı. 3 ay evvel görevi devralan bu yönetim kurulu öncelikle müzik sektörünü daha da iyi bir hale getirebilmek için daha iyi ne yapabiliriz diye çalışmalar yaparken, pandemi süreci başladı. Ve ilk 10 gün süren şaşkınlığı atlattıktan sonra sektör içerisindeki çalışanların durumu gözler önüne geldi. Dolayısıyla onlar için bir şeyler yapmak zorundaydık. 1,5 aydır aşağı yukarı her gün 2, 3 saat süren  video konferans toplantıları yapıyoruz. Konseri yaparak; yani olabildiğince bunu duyurarak sponsorlardan gelirler elde edip, bunları sahne emekçilerine, ihtiyaç sahiplerine önem sırasına göre dağıtacağız. Bir şekilde onlara faydalı olmak için bu festivali yapıyoruz. Bu anlamda yapacağımız etkinliklerin ilk ayağı bu olacak. POPSAV Vakfı’nın da yaşaması, büyümesi çok önemli ki daha başarılı olabilmek adına...

POPSAV olarak başka projeleriniz ya da devletten bir beklentiniz var mı?

Başarmak için gerçekten tüm yönetim kurulundaki arkadaşlarımızın sonsuz bir enerji ve inançla bu işe soyunduğunu görebiliyorum ben. Öncelikle hedeflerimiz POPSAV’ın daha iyi şartlarda fikir ve emek üretebilmesi. Biz çok yeni bir yönetim kuruluyuz. Öncelikli hedefimiz POPSAV’ı daha güçlü bir hale getirebilmek. Bu anlamda gereken her kapıyı çalmayı planlıyoruz. Gerekirse meslek birlikleriyle el ele verip onların arasında da bir bütünlük sağlamayı görev biliyoruz, bunu birilerinin yapması gerekiyor. Her birlikte, sanatçıların sosyal hakları olsun veya diğer alanlardaki seslerini daha rahat çıkarabilmek için konfor içinde yaşayabilmeleri adına gereken her türlü çalışmayı yapmak üzere fikir üreteceğiz. 

KARANTİNAYA BİRAZ ALIŞTIK

Karantina günlerinde neler yapıyorsunuz?

Karantina günlerinde bayağı şaşkınlık yaşadık. Bunu itiraf etmeliyim ne yapmamız gerektiğini bilemedik; çünkü bir belirsizlik hakimdi ne kadar süreceği de belli değildi. Dolayısıyla yaklaşık 16 - 17 Mart’tan itibaren tamamen eve kapandık. Ailece bu günleri nasıl atlatırız derdindeydik; ama yavaş yavaş önümüze bir takım şeyler gelmeye başladı. Olanaklar kısıtlı olsa da bu şartlarda neler yapılabilir diye düşünceler geliştirdikçe,  karantinaya da biraz alışır gibi olduğumuzu itiraf edeyim. Son dönemlerde sosyal medya üzerinden  evden konserler yaparak  bunların bazıları profesyonelce, bazıları  amatörce olan  projeler geliştirmeye başladık. Şaşkın ve panik halinde üzerimize gelen karantina  günleri şimdi biraz daha alışılabilir ve atlatılabilir hale geldi. Ama her şeye rağmen ben kendi adıma insanlarla birlikte olmayı, onlarla her şeyi paylaşmayı seven biriyim, inşallah en kısa zamanda  bu süreyi atlatırız. Gidişat onu gösteriyor.

DESTEK BEKLİYORUZ

Bayram karantinada geçecek, eş dost ziyareti olmayacak. Ne düşünüyorsunuz?

Elli küsür yıllık sanat yaşantımda yaşadığım en enteresan bayram bu olacak her halde. Çünkü her bayramda insanlarla  bir araya geliyoruz. Büyüklerimizle, küçüklerimizle bir araya gelerek o anların tadını çıkarıyoruz. Bugünlerin geçeceğini düşünüyor ve umuyor olmak bizi hayata bağlayan şeyler. En kısa sürede bu beladan kurtulup, bir birimize sarılacağımız günleri diliyorum. Tüm ülkemin, tüm dünyanın,  tüm Müslüman aleminin bayramını içtenlikle kutluyorum. Herkese sağlık, mutluluk diliyorum. 

Bu bayramda biz POPSAV online festivali konserinin yayını için çalışıyor olacağız. Ön hazırlıklarımızın hepsini şimdiye kadar tamamladık.  Bayramda canlı yayında herkesle bayramlaşma fırsatımız olacak. Bayramın 3 günü 24 – 25 - 26 Mayıs'ta 20:00 - 22:00 saatleri arasında YouTube Türkiye #EvdeKal ve NetD Müzik YouTube kanallarından canlı yayınlanacak olan müzik festivalimize, müzik emekçilerine destek adına herkesi bekliyoruz. 

 "Müzik sektörünün geleceği zorlu bir tünelden  geçiyor diyebiliriz. Tünelin bir tarafında eski bilinen kurallar, teknikler, algı ve yönetim klişeleri... Diğer tarafında ise yeni digital dünyanın henüz tam idrak edemediğimiz sistemi var. Bu sürecin getireceği olumlu, olumsuz tüm etkileri hep birlikte yaşayarak göreceğiz. Önemli olan bu dönüşüm sürecinin dışında kalmamak ve adaptasyonu başarıyla gerçekleştirebilmek. Bunu her açıdan başaranları parlak bir gelecek bekliyor." Fotoğraf Vedat Arık

Ferhat bey, hem yönetici, hem müzisyen hem de doktor olarak siz neler söylersiniz müzik sektörünün durumu ve salgın sonrasına dair?

Müzik sektöründe artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...  Türkiye’de, keza dünyada  pandemiden en çok etkilenen sektörlerden biri müzik sektörü oldu... Şok sürecinde, henüz digital dönüşümünü tam gerçekleştirememiş olmasından dolayı neredeyse koma durumu gerçekleşti ve tahminim yaz döneminde biraz canlanma gayreti gösterse de 2020 sonuna kadar bu durum pek değişmeyecek. Sosyal medya ve diğer dijital platformlardaki birkaç cansız ve etkisi kısıtlı deneme, aslında durumun vahametini daha da açık gözler önüne seriyor. Benim kanaatim pandemi sürecinde özellikle ilk dönemlerde sosyal mecralarda yapılan müzik performansları, gerek kalite açısından gerek ses gerek görsel tatminden uzak.

Uzun zamandır konuşulan digital devrime pandemi sebebi ile hazırlıksız yakalanılan bu sürecin algı ve kariyer yönetim kuralları da henüz tam idrak edilebilmiş değil.

Daha da vahim bir konuya gelecek olursak Sahnede izlediğimiz sanatçının, gösterinin perde arkasında birçok insan emek veriyor.  Enstrumantistler, ses ışık uzmanları, rodiler, dansçılar, menejerler vs... İşte krizden en çok etkilenen bu meslek grupları oldu. Günlük alınan işler üzerinden hayatlarını kazanan bu arkadaşlarımız birkaç istisna haricinde neredeyse yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayamacak hale geldiler. Bu dönemde POPSAV olarak ilk ve acil olarak bu emekçi arkadaşlarımıza bir destek sağlanması gerektiği düşüncesi ile bu festivali hazırladık. Sponsorlardan elde ettiğimiz kaynağı, onlara destek olmak için kullanacağız. Müzik sektörünün geleceği artık dijital dünyanın kaderi ile şekillenecek. Dijital platformlar henüz ülkemizde gerek sektör birimleri, gerekse geniş kitlelerce kabul edilen, kullanılan mecralar değil. Pandemi sonrası normalleşme ise yaz sonrası ikinci dalganın olup olmaması, olduğu takdirde şiddeti ile doğrudan alakalı....  Ben virüsün mutasyonlarla insanlarla daha barışık daha az yıkıcı bir dönüşüme uğrayacağına inanıyorum.

FESTİVAL İYİLİK HAREKETİMİZİN İLK ADIMI

Müzik sektörü çalışanları yaralarını nasıl sarabilir? Devletten beklentiniz var mı?

POPSAV 1989 yılında, müziğimizi evrensel boyutlara taşıyacak projelere destek olmak, müzisyenler arasındaki dayanışma ve yardımlaşma geleneğini canlı tutmak adına kurulmuş köklü bir vakıftır. Bu pandemi döneminde üstüne düşen sorumlulukla krizden en çok etkilenen  emekçileri tespit edip, onlara destek olmaya çalışacak. Bu destek için gücünü iyi yürekli, bilinçli ve sorumluluk sahibi sanatçılarından alıyor. Müzik sektöründeki bu iyilik hareketinin öncüsü olarak bundan sonra da  gerek devlet, gerek özel kurumlarla birlikte çalışarak; çarpıcı projelere imza atıp, gerek sektörel gerek bireysel katkı çabalarımız devam edecek. Oluşturduğumuz yeni yönetim kurulu hem kıdemli, hem yeni genç kuşak sanatçılardan oluşan oldukça uyumlu, çalışkan dinamik bir ekip. Bu festival POPSAV’ın yeni yönetim kurulu ile başlattığı müzik sektöründeki iyilik hareketinin ilk adımı...

ANNEME SARILIP KOKLAMAYI ÖZLEDİM

Karantinayı nasıl geçiriyorsunuz?

Karantinanın ilk günlerinde oldukça zorlandım. Her şeyi sorguladım...  Çokça umutsuzluğa kapıldım... Sonrasında rutin çalışmalarıma dönüp, yeni düzene adapte olmaya başladım; artık evde daha kaliteli vakit geçiriyorum, üretebiliyorum, stüdyo çalışmalarımı, tüm toplantılarımı, görüşmelerimi, videokonferanslar gibi tüm işlerimi evde organize edebiliyorum. Yeni düzene adapte olmaya çalışıyorum.

Bayramın böyle geçecek olması size neler hissettiriyor? Karantina olmasaydı ne yapıyor olurdunuz bayramda?

Akrabalarımla, arkadaşlarıma bir arada yaptığım her şeyi çok özledim.  Halı saha maçlarımı, oğlumla sinemaya gitmeyi, anneme sarılıp koklamayı, konserlerimde binlerce kişiyle koro halinde şarkılar söylemeyi.... Daha önce yaptığım ve şimdi değerini anlayıp, hasretini çektiğim daha böyle yüzlerce şeyi çok özledim... Bayramda benim özlediklerimi özleyenleri... 24,25,26 Mayıs tarihlerinde 20.00 -22.00 arasında NetD YouTube kanalından ve YouTube Türkiye #EvdeKal kanalından canlı yayınlayacağımız POPSAV festivaline bekliyorum.