'Ben buranın Allahıyım'

İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi, Mersin, Ermenek, Nevşehir ve Karataş cezaevlerinde açlık grevi eylemlerinin ardından hak ihlallerinin arttığını bildirdi.

23 Şubat 2013 Cumartesi, 07:28
Abone Ol google-news

Derneğe göre bazı cezaevi müdürleri “Ben buranın Allahıyım” diyor, bazı cezaevlerinde kadınlar çıplak aramaya zorlanıyor, 18 yaşından küçük çocuklara hücre ve görüşe çıkmama cezası veriliyor.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şube Sekreteri Hacer Koçak, bir grup tutuklu ve hükümlü yakınıyla birlikte düzenlediği basın toplantısında, cezaevlerinden gelen şikâyetlerde son dönemde büyük bir artış yaşandığını anlattı.

“Cezaevlerinden işkence feryatları yükseliyor ancak bunlar gündeme gelmiyor” diyen Koçak, Mersin, Ermenek, Nevşehir ve Karataş cezaevlerinde özellikle açlık grevlerinin sona ermesinin ardından çok sayıda şikâyet aldıklarını söyledi.

Tutuklu ve hükümlülerin sevk aracı içinde dövüldüğünü, yeni gelenlere “hoşgeldin dayağı” atıldığını, çıplak aramaya zorlandıklarını vurgulayan Koçak, şunları söyledi: “Nevşehir Hapishanesi’nde çıplak arama dayatması sürüyor. Hapishane müdürü karşı çıkan tutuklu ve hükümlüleri ‘Ben buranın Allahıyım. Burayı cehenneme çevireceğim’ diyerek tehdit ediyor. Karataş Kadın Cezaevi Müdürü, ‘Sizi hizaya getireceğim, ıslah edeceğim’ diyerek tutuklu ve hükümlülere keyfi şekilde görüş ve iletişim yasağı getiriyor. Ermenek Cezaevi’nde zaman zaman akşam yemekleri verilmiyor, sık sık elektrik ve su kesintisi yapılıyor. Telefon görüşmeleri sırasında hatlar kesiliyor. Ermenek Cezaevi’nde görüşmecisi gelen tutuklu ve hükümlüler, koğuştan görüş kabinine giderken hakaret ve tartaklamaya maruz kalıyor. Kadın görüşmeciler taciz boyutuna varacak şekilde aramadan geçiriliyor. Cinsel istismar skandalının yaşandığı Pozantı Çocuk Cezaevi’nden tahliye edildikten sonra yeniden tutuklanan ve Mersin E Tipi Kapalı Cezaevi’ne konulan çocuklardan bazıları hücrelerde, bazıları yetişkin koğuşlarında tutuluyor. Pozantı mağdurlarından 17 yaşındaki V.T. hücre cezasına çarptırıldı ve günlerce babası C.T. ile görüştürülmedi. C.T, çocuğunun yaşamından endişe duyduğu gerekçesiyle dilekçe verdi.”