Bilim insanları, 'bin yıllık dışkılarda' yeni mikroplar keşfetti

Araştırmada bin yıllık dışkı örnekleri üzerinde çalışan bilim insanları, 498 mikrobiyal genomu yeniden yapılandırdı. Karşılaştırma sonucunda eski insanlara ait genomların "sanayileşmemiş topluluklara" daha yakın olduğu ortaya kondu. Ayrıca ortaya çıkan yeni mikropların, bazı hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği düşünülüyor.

14 Mayıs 2021 Cuma, 13:21
Bilim insanları, 'bin yıllık dışkılarda' yeni mikroplar keşfetti
Abone Ol google-news

Bin yıllık dışkı örnekleri üzerinde çalışan bilim insanları, daha önce bilinmeyen mikroplar (mikroskobik ölçeklerdeki canlıların ortak adı olan mikroorganizmanın kısaltması) tespit etti. Bunların obezite ve diyabet gibi hastalıklarla mücadelede kullanılabileceği düşünülüyor.

Independent Türkçe’nin derlediği habere göre mikroplar, bağırsak mikrobiyomunun bir parçası. Mikroflora veya mikrobiyota olarak da bilinen mikrobiyom, vücudumuzda yaşayan milyarlarca mantar, bakteri ve tek hücrelilerden oluşuyor ve hayati öneme sahip.

Eski dışkı üzerinde yapılan önceki araştırmaların çoğu, iyi korunmuş DNA örneklerinin olmaması sebebiyle ilerleyememişti. Şimdiyse ABD'nin Boston kentindeki Joslin Diyabet Merkezi'nden bilim insanları, Meksika'yla ABD'nin Utah eyaletinde bulunan ve 1000-2000 yıl öncesinden olduğu belirlenen 8 insan dışkısı örneğinin detaylı genetik analizini yaptı.

Araştırmanın yazarlarından Aleksandar Kostic, bu dışkıların çölde bulunduğunu ve aşırı kuraklık sebebiyle çok iyi korunduğunu söyledi.

Araştırma ekibi, toplam 498 mikrobiyal genomu yeniden yapılandırdı. 61'i daha önce hiç görülmemiş olmak üzere 181'inin eski insanlara ait olduğu sonucuna varıldı.

Bilim insanları bunun ardından bahsi geçen mikropları, günümüzdeki "sanayileşmiş" ve "sanayileşmemiş" topluluklardan insanların bağırsak mikrobiyomlarıyla karşılaştırdı.

Çalışmada, "sanayileşmemiş" topluluklar, "işlenmemiş gıdaların tüketildiği, antibiyotiğin az kullanıldığı ve daha hareketli olunan topluluklar" diye açıklandı. Bunun için Fiji, Madagaskar, Peru, Tanzanya ve Meksika gibi ülkelerdeki bazı kişilerden örnekler alındı.

Karşılaştırma sonucunda eski insanlara ait genomların "sanayileşmemiş topluluklara" daha yakın olduğu ortaya kondu.

Peki bu genetik değişkenlik nasıl açıklanabilir? Kostic bu konuda şöyle konuştu:

“Kadim kültürlerde çok çeşitli yiyecekler yeniyordu. Dolayısıyla burada daha farklı bir mikrop koleksiyonu olabilir. Ancak sanayileşme arttıkça ve 'market' beslenme düzenine geçtikçe, daha çeşitli mikrobiyom olmasını sağlayacak birçok besin kayboluyor.”

Nature adlı hakemli bilim dergisinde yayımlanan araştırma henüz başlangıç aşamasında. Ancak Kostic, ekibin yeniden yapılandırdığı mikropların, örneğin otoimmün hastalıklar gibi hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini düşünüyor ve ekliyor:

“İnsanlarla ilişkili bu mikropları, insanlara yeniden ekleyebiliriz.”

Zira bulgular, eski örneklerdeki mikrobiyomda, bağırsağın iltihaplanmasına neden olan proteinleri üreten genlerin çok daha az sayıda olduğunu gösterdi.