Bob Dylan şimdi de heykeltıraş

Bob Dylan’ın işlevsel heykelleri Londra’daki Halcyon Gallery’de sergileniyor.

14 Aralık 2013 Cumartesi, 21:40
Abone Ol google-news

Robert Allen Zimmerman adı tutkunları dışında pek çok insanın zihninde yer edinmiş olmasa da Bob Dylan adı geçtiğinde akan sular durur. Kuzey Amerika’nın ortabatısında yer alan Minnesota eyaletinin Hibbing şehrinde büyümüş Dylan. Şehrin mottosu: “Maden cevheri ve daha fazlasıyız.” 2010 nüfus sayımında Hibbing’in nüfusu 16 bin 361 olarak saptanmış.

Dylan’ın baba tarafı Ukrayna’nın üçüncü büyük şehri olan Odessa’dan Amerika’ya göç etmiş, anne tarafı ise Litvanya’dan. Dylan’ın otobiyografisinde de, babaannesinin kızlık soyadının “Kırgız” olduğu ve aile soyağacının Türkiye’nin kuzeybatısındaki Kağızman’a dayandığı yazıyor. İnsanın nereden geldiği değil, nereye doğru adım attığı önemli.

Film, müzik, edebiyat gibi ilgi alanları her geçen yıl ürettiği yeni işlerle daha da çeşitlenen Dylan’ın daha yeni döneme denk gelen bir başka ilgi alanı da güzel sanatlar. Dylan’ın çizimlerinden oluşan “Drawn Blank” başlıklı kitap 1994’te Random House Yayınevi tarafından yayımlanmıştı. Ekim 2007’deyse kitapta yer alan çizimlerin serileştirilmiş hali Almanya’nın Chemnitz şehrindeki Kunstsammlungen’da sergilenmişti. Ardından, Dylan’ın “The Brazil Series” adını verdiği 40 akrilik çalışma, Eylül 2010’da başlayarak Nisan 2011’e dek Danimarka Ulusal Galerisi’nde sanatseverlere sunulmuştu.

Son iki-üç yıl içinde Dylan’ın işleri, New York’taki dünyaca ünlü Gagosian Gallery’de, Milano’daki Palazzo Reale’de ve geçen ağustosta Londra’daki Ulusal Portre Galerisi’nde yer alan sergileriyle pek çok kez ses getirdi. Dylan şimdiye dek tuval yüzeyine yansıttığı sanatsal yeteneğini geçenlerde Londra’nın en saygın güncel sanat galerilerinden Halcyon Gallery’de açılan ve 25 Ocak 2014’e kadar sürecek olan “Mood Swings” sergisi ile yepyeni bir düzleme taşıyor; Dylan artık heykel yapıyor. Dylan’ın yıllar içinde biriktirdiği eski metal objelerden (yer yer üstü yeşil, kırmızı, mavi, sarıya boyanmış baltalar, kerpetenler, çiviler, envai çeşit zincirler, bıçaklar, dişli çarklar, testereler, at nalları) ve demirden yapılmış tek ve çift kanatlı kapılardan, üstü cam, altı yine demir işi masalar, serginin başlığının da belirttiği gibi “ani ruh hali değişikliklerinin” simgeleri.

Demirden yapılmış küçük bir gitar, sol anahtarı, nota çizgisi üstünde yerini almış bir avcı köpeği, fa anahtarı, bronz görünümlü bir kartal gibi müzisyen kimliğine değin simgeleri de içeren tek ve çift kanatlı kapılar gündelik işleve de sahip. Bu heykeller satın alan kişinin bahçesinde yer almak için yapılmış. Doğanın içerisinde yer alıp geçen zamanla onun bir parçası olmak üzere yaratılmış bu ani ruh değişikliği simgelerini Dylan şöyle anlatıyor:

“Çocukluğumdan beri hep demirle yaşadım. Demir cevheri üreten bir memlekette doğup büyüdüm. Öyle ki her gün onun kokusunu içinize çekebilirdiniz. Bir ya da daha çok formda demirle hep bir ilişkim oldu. Kapılar yarattıkları negatif alan sebebiyle bana cazip geliyorlar. Kapatılabilmelerinin yanı sıra mevsimlerin ve rüzgârların içlerinden geçip akmasına izin veriyorlar. Kapılar sizi dışarıda da bırakabilirler, içeri de hapsedebilirler. Ve aslında bazı açılardan bu ikisi arasında pek de bir fark yok.”

Dylan, yarattığı her şeyde olduğu gibi bu işlerinde de o kendine özel damgasıyla yer alıyor günümüzün sanat dünyasında; bir çığır açıyor bu büyüleyici ve işlevsel heykel sergisiyle.

([email protected])

Fotoğraf: John Shearer