Çalmak satmaktan kolay

Rembrandt'ın taşbaskısının çalınmasıyla sanat hırsızlıkları yeniden gündeme taşındı.

24 Ağustos 2011 Çarşamba, 09:20
Abone Ol google-news

20. yüzyılda tabloları tam 81 kez çalınan Rembrandt’ın 250 bin dolar (yaklaşık 450 bin TL) değerindeki bir taşbaskısının da geçen günlerde Güney California’daki bir otelden çalınmasıyla, dikkatler bir kez daha sanat hırsızlıklarına odaklandı. Uzmanlar, sanat yapıtlarının sık sık çalınmasıyla ilgili görüşlerini açıkladılar.

Uzmanlar, tabloların ağırlığının genellikle birkaç kiloyu geçmediği için çalındıktan sonra bir başka yere taşınmalarının nispeten kolay olduğunu vurgularken, büyük müzelerin çoğunun son derece sıkı güvenlik sistemlerine sahip olmalarına karşılık milyonlarca dolarlık sanat koleksiyonlarını barındıran pek çok mekândaki güvenlik sistemlerinin yetersiz olduğunu belirtiyorlar. Öte yandan, değerli bir sanat yapıtının bazen kolayca çalınabilmesine karşın, çok tanınmış bir tabloyu elden çıkarmanın o kadar da kolay olmadığı ileri sürülüyor.

Çalıntı bir yapıtı satmaya kalkışmak çok riskli olduğu için, çalınan yapıtlar bazen 10 yıldan fazla bir süre saklı tutulabiliyor. Yasalara bağlı kalarak çalışan alıcılar, alacakları tablonun kökenlerini mutlaka araştırıyorlar, yapıtın nereden geldiğini ve satmak isteyen kişinin eline nasıl geçtiğini öğrenmek istiyorlar. Bu da, tablonun daha önce hangi galerilerde sergilendiğini ve ilk başta nereden satın alındığını öğrenmeyi gerektiriyor.

Uzmanlara göre, çalınan bir yapıt çoğu zaman onlarca yıl hırsızların elinde kalabiliyor. Örneğin, 30 yıldan fazla bir süre önce Boston’daki Isabella Stewart Gardner Müzesi’nden çalınan üç Rembrandt, bir Vermeer, bir Manet ve beş Degas’dan, 5 milyon dolarlık (yaklaşık 8 milyon 900 bin TL) ödüle karşın hâlâ haber yok.

Öte yandan, bir tablonun çalınmasından doğan maddi zararın yanı sıra, müze yöneticileri ve galeri sahipleri, hırsızların bir yapıtı çalarken verdikleri zarardan ve çalıntı yapıtları uygun koşullarda saklamamalarından da yakınıyorlar. Örneğin, 2004 yılında Oslo’daki Munch Müzesi’ne giren silahlı soyguncular, Edvard Munch’un “Çığlık” ve “Madonna” adlı tablolarını kesip alarak ortadan kaybolmuşlardı. İki yıl sonra bulunan tabloların büyük hasara uğradığı görülmüştü.