Can Dündar: Anayasayı tanımayan Cumhurbaşkanı'nı örnek almış olabilirim

Can Dündar ve Erdem Gül bugün MİT TIR’ları haberlerine ilişkin davada ikinci kez hâkim karşısına çıktığı duruşma 22 Nisan 2016 tarihine ertelendi. Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuksuz yargılanmasına devam edilecek

31 Mart 2016 Perşembe, 12:12
Abone Ol google-news

<video:508494>

Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün MİT TIR’ları  haberleri nedeniyle yargılandığı davanın ikinci oturumu sona erdi. Can Dündar ve Erdem Gül'ün yargılandığı dava 22 Nisan 2016 tarihine ertelendi. Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuksuz yargılanmasına devam edilecek.

Duruşma sonrası Can Dündar ve Erdem Gül açıklamalarda bulundu.

Can Dündar,"Duruşma salonunda DVD'den izin verildi. O görüntüler izlendi. Neden bunun bir suç olduğunu, neden bunun kamuoyunun neden bilmesi gerektiğini, neden bri gazetecinin buna duyarsız kalamayacağını anlatmaya çalıştım. Suçlamalara tek tek cevap verdik. Avukatlarımız savunmalarını yaptılar. Cumhurbaşkanı'nın ve MİT'in müdahil oldu.

Onların avukatları sorular sordu, onlara cevap verdik. Bahse konu olan terör örgütü ile hiçbir bağlantımız olmadığını tersine bununla mücadele ettiğimizi söyledik. Aksine iktidarın buy konudaki desteğini hatırlattık. Savcının tutuklama yönünde bir talebi olmadı. Sanıyorum birleştirme yönünde bir talebi olacak. Onu da önümüzdeki duruşmada göreceğiz. Henüz belli değil bir dahaki duruşma tarihi.Biz gelen bütün milletvekillerine,dostlarımıza, meslektaşlarımıza, konsoloslara, diplomatlara ve bizi başından beri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ederiz.

Bu sadece bizim davamız değil susturulmak istenen diğer gazetecilerin de davası.Yargılanan gazeteciliktir, savulanılan da gazeteciliktir." dedi.

Savcının yasağa rağmen hangi motivasyonla haber yaptığı sorusuna Dündar "Anayasayı tanımayan Cumhurbaşkanını örnek almış olabilirim " yanıtını verdi.

Erdem Gül, "Ben savunmamda şunu anlattım: Basının bugünkü konjüktürel olarak özgürlükleri elinden alınmış, birza fazla iktidar altında kenetlenmiş bir basın görüntüsüne çok kafayı takmayın. Türkiye'de basın geleneği çok köklü ve eskidir. Batı kadar bizim de tarihimizde sıkı bir basın geleneği var.Dolayısıyla bugünkü görüntü geçicidir. Ama bağımsız ve tarafsız yargı bugün burada gazeteciliğin myargılandığını görmelidir ve dolayısıyla gazetecileri adliyeden çıkarıp kendi haber alanlarına göndermelidir dedik kısaca. Sonuçta burada gazeteciliği savunduk.Bundan sonra da böyle olacak.

(Fethullah Gülen sorusu) Biz geçmişte eğer varsa beraber yaptılar.Bugünkü iktidar bir sabah kalktı ve dedi ki devlette bir paralel yapı kurulmuş. Bir sabah öğrendik. O paralel dediklerine ilişkin veriler vardı hatırlayalım hep birlikte.O çevrelere karşı kalkan olmuşlardı, sonra bir sabah 17 Aralık meselesi oldu. Dedik ki onların hesabını kendilerine versinler. Biz orada yoktuk zaten. O fotoğrafın içinde ikisi vardı. O yüzden hükümetin hesabını vermesi gerekir."

Mahkeme salonunda karşılıklı diyaloglar

Mahkemede savcı, hâkim ve Erdoğan’ın avukatları ile Can Dündar arasında zaman zaman karşılıklı diyaloglar yaşandı. Mahkemede yaşanan diyaloglardan bazıları şöyle:

1- Savcı: Aslında bir kopuş savunması izledik

Dündar: Ne kopuşu

Savcı: Sonra anlarsınız

2- Savcı: Bu eylemi yapanların paralel yapısı üyesi olduğu tespit edildi. Diğer medya gruplarıyla sizin farkınız var siz algı oluşturuyorsunuz? Yasak kararlarına rağmen hangi saik ve motivasyonla haber yaptınız?

Dündar: Anayasayı tanımayan Cumhurbaşkanı’nı örnek almış olabilirim. Ortada suç varsa yayın yasağı koyanları da suçlarım.

3- Savcı:Gazetecilik milli güvenliği yok saymak, yargı saygınlığını hiçe saymak hakkını vermez

Dündar: Devlet ne zaman suç işlerse üzerine sır damgası vurur. Hiçbir hâkim ve hüküm suçu örtbas edemez.

4- Savcı: Haber öncesinde paralel yapıdan herhangi biriyle irtibat kurdunuz mu?

Dündar: Suç işleyen Cumhurbaşkanı’nın yargılanmasını istemek suç değildir.

5- Erdoğan’ın avukatı:IŞİD’e yardım edildiği algısını oluşturan var mı/kim?

Dündar: Evet. Recep Tayyip Erdoğan...

17.45 Savcı, Can Dündar ve Erdem Gül için tutuklama talebinde bulunmadı. 

13.30 Can Dündar ve Erdem Gül "Özgür basın susturulamaz" sloganıyla salona girdi

12.30 Saat 10.00'da başlayan duruşmaya ara verildi. Duruşmaya Can Dündar ve Erdem Gül'ün 13.30'da sorgularıyla başlayacak.

12.20 Milletvekillerinin duruşmayı izleme talepleri reddedildi. Gerekçe: Hükümet üyesi değiller. Can Dündar'ın oğlu Ege Dündar'ın talebi ise kabul edildi

11.40 Duruşma salonunda 100'ün üzerinde avukat var. İddianame okunmaya başlandı.

11.20 Güvenlik ve İstihbarat Komisyonunun 4 CHP'li üyesi, çalışma alanlarıyla ilgili olduğu gerekçesiyle gizli durusmaya katılım talep etti. Komisyonun CHP'li üyeleri Barış Yarkadaş, Engin Özkoç, Hilmi Yarayıcı ve Tuncay Özkan, mahkeme heyetinin kararını bekliyor.

11.10 DÜNDAR'IN OĞLU DA İÇERİYE ALINMADI

Can Dündar ve Erdem Gül'ün salona alınması sırasında Dündar'ın oğlu Ege Dündar içeriye alınmadı. Hakim kararıyla sanıkların eşleri, anne ve babaları ile avukatları salona alınabiliyordu. Dündar'ın avukatları Ege Dündar'ın da içeriye alınması için mahkeme heyetiyle görüştü. Öte yandan Dündar'ın avukatı Bülent Utku, mahkeme heyetiyle yaptığı görüşmenin ardından koridorda bulunanlara bir açıklama yaptı. Önceki celse duruşmaya giren avukatların sadece bu duruşmaya alınacağını, yetki belgesi olan ve daha sonradan baş vuran avukatların alınıp alınmaması yönünde henüz bir karar verilmediğini söyledi. Avukat Bülent Utku, avukat olan bazı milletvekillerinin de vekil olarak başvurduğunu ancak mahkeme heyetinin net bir dille milletvekillerinin talebini reddettiğini söyledi.

11.00 Duruşma salonunun alabileceği kadar avukatın içeriye alınmasına karar verildi.

10.30 450 avukat duruşmaya katılmak istiyor ancak mahkeme heyeti kabul etmedi. Avukatların ısrarı üzerine heyet değerlendirme yapıyor.

10.00 Mahkemenin görüleceği  salona milletvekilleri alınmadı, geçen duruşmada müdahil olan avukatlar alındı. İstanbul Adalet Sarayı'nın 1. katındaki 14. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunun kapıları açıldı. Bir önceki celse mahkemenin verdiği kapalılık kararı gereği salona sanıklar, avukatları ve yakınlarının dışında kimse alınmadı. Bu doğrultuda özel güvenlik birimleri koridor girişinde kimlik kontrolü ve ellerindeki listeye bakarak salona girişe izin verdi. Bu arada CHP ve HDP li bazı milletvekilleri de binaya geldi, salona girmek istedi ancak buna izin verilmedi. 

Dündar ve Gül davası öncesi adliyede hareketlilik - VİDEO

09.45 Can Dündar Twitter adresinden duruşmanın yapılacağı salonun önünden kareler paylaştı 

 

09.30 Dündar ve Gül adliyeye geldi. Dündar ve Gül'e CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP milletvekilleri Garo Paylan, Meral Danış Beştaş eşlik etti. Adliye önünde gazetecilere açıklama yapan Can Dündar, ''Biz Anayasa'yı tanıyoruz. O Anayasa Mahkemesi kararı, bu yasalar bizi beraate götürecek. Ona inanıyoruz, sonuna kadar bu davada savunma hakkımızı kullanacağız. Tarihte her zaman kazandık yine kazanacağız'' dedi. Erdem Gül ise, ''Bugün burada ne karar verilirse verilsin, burada gazetecilik yargılanıyor, haber yargılanıyor. Gazetecilik suç olmadığına göre bu davayı reddediyoruz. Bu davanın bugün düşmesi gerekiyor'' dedi.

Can Dündar ve Erdem Gül'ün duruşmasını izlemek için 457 avukat başvurdu.

 İlk oturumda gizlilik kararı verildi 

Mahkeme, ilk oturumda,  gizlilik kararı vererek, yargılamanın tamamını kamuoyuna kapatmıştı. CHP İstanbul Milletvekili Sezgin  Tanrıkulu, CHP’li milletvekillerinin bugün de gazetecilere destek olmak üzere adliyede olacaklarını  belirterek, “CHP’li vekiller yeniden davaya katılma talep edecek” dedi.

[Haber görseli]

[Haber görseli]

Gazeteciliğin yargılandığı tarihi davanın ilk oturumu 25 Mart’ta yapıldı. İlk duruşmadan kısa süre önce  davaya bakmakla görevlendirilen duruşma savcısı Evliya Çalışkan, dosyada olmayan belge ve bilgilere dayanarak gizlilik talep etti. Mahkeme de avukatların adil yargılanma hakkının ihlal edileceği yönündeki itirazlarına karşın savcının talebini kabul etti. Kararda, açık oturumda, gizli kalması gereken bilgilerin içeriğine, davanın tarafı olmayan üçüncü kişilerin vâkıf olma riskinin bulunduğu belirtildi.

Can Dündar'dan mahkeme çıkışı açıklama: Mücadelemiz devam edecek - VİDEO[Haber görseli]

MİT ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davaya katılma talebi de kabul edildi. CHP’li ve HDP’li vekiller de davaya katılma talep etti. Sözlü olarak ret kararı veren mahkeme, ‘milletvekilleri salondan çıkmıyor’ diye, bu talepleri kayda almadan duruşmayı 1 Nisan’a erteledi.

CHP'li Tanrıkulu: Yine geleceğiz

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın ikinci oturumu bugün saat 10.00’da başlayacak. Dündar ve Gül’e destek olmak isteyenler bugün da adliyeye akın edecek. Dündar ve Gül’ü savunmak üzere 100’e yakın avukat davaya katılacak. Avukatların taleplerinin ardından, iddianamenin okunması, Dündar ve Gül’ün mahkemece sorgusunun yapılması bekleniyor.

Erdem Gül'den '1 Nisan' açıklaması - VİDEO[Haber görseli]

CHP’li milletvekilleri de yeniden davaya katılma talebinde bulunacaklar. CHP’li Tanrıkulu, “Biz yine adliyede olacağız. İlk duruşmada müdahale talep etmeyen vekillerimiz, dilekçe vererek davaya  katılmak isteyecekler. Duruşmanın gizli yapılması adil yargılanma ilkelerine çok açık bir biçimde  aykırıdır. Yargılamanın böyle başlaması, yargının nasıl bir baskı altında olduğunun göstergesidir.  Dosyadaki bilgiler de kamuoyndan saklanmak isteniyor. Cumhurbaşkanı’nın müdahilliğinin kabul  edilmiş olması da Erdoğan’ın bu işi şahsi mesele haline getirdiğini ve intikam almak amacıyla  davrandığını göstermektedir. Bu tutum da Cumhurbaşkanın’nın bulunması gerektiği konumla  bağdaşmamaktadır” dedi.

Gizlilik kararına büyük tepki: "Çocuklarınıza ne diyeceksiniz" - VİDEO

Savcının mantığı akla ve bilime aykırı

Cumhuriyet Savcısı İrfan Fidan, ilk duruşmaya kısa bir süre kala, dosyaya yeni bir klasör göndermişti. Savcının ‘yeni delil’ iddiası, hükümet yandaşı medyada günlerce yer aldı. Amaç, tutuklama kararı vermesi için mahkemeyi etkilemekti. Dündar’ın evini satın aldığı iddia edilen avukat S.A. MİT TIR’ları davasında vekil değil. S.A., TSK ile anlaşmalı avukat olarak bütün üst düzey subayların cevap ve düzeltme metnini hazırlamakla görevli.

Can Dündar ve Erdem Gül’ün avukatı Akın Atalay, ev satışı üzerinden mahkemeyi etkileme çabalarına yanıt verdi: “Cumhurbaşkanı’nın öfkeli üslubuyla tutuklama istemesinden sonra, şimdi bunu mahkemede deneyecekler.”



Akın Atalay, “Gerçek şu ki, satın aldığı evin sahibinin Dündar olması dışında hiçbir günahı (!) olmayan bir avukat tutuklu” dedi. Atalay, evi satın aldığı idda edilen, avukat B.M.Y.’nin ofisinde kiracı olarak bulunan avukat S.A.’nın MİT TIR’ları soruşturmasında tutuklanan Celepoğlu’nun avukatı olduğunun iddia edildiğini belirterek, şöyle devam etti:

“İşte bu dikkat çekiciymiş. Evi satın alan avukattan, ofisinde kiracı olan avukata, oradan da tutuklu tuğgenerale ulaşıyorsunuz. Böylece, Dündar’ın evinin, haber karşılığında FETÖ tarafından değerinden fazlasına satın alınmış olduğunu kanıtlıyorsunuz. Bu mantığı yürüten birine akla ve bilime dayalı bir toplumda kamu görevi verilmesi düşünülemez. O kişinin yeri asla adalet hizmeti değildir.”

Celepoğlu’nun avukatı değil

S.A.’nın Celepoğlu’nun avukatı olmadığını söylediğine dikkat çeken Atalay, “S.A. diyor ki; ‘ben TSK’deki genarallere basınla ilgili, tekzip gibi işlerde hukuki yardımda bulunuyorum. Bu kapsamda Celepoğlu için de birkaç gazeteciye tekzip başvurusu yaptım.’ Bu durum bir şeylerin kanıtıysa, S.A.’nın avukatlığını yaptığı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, önceki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı Tümgeneral Abdullah Arslan da var. Aynı mantık ve hukuk zihniyeti bu kişiler için de aynı illiyet bağını kurmaz mı?” diye sordu.