CHP lideri Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: Saray'da oturanlar Türkiye gerçeğini göremez

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sarayın ve AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gündeminin farklı olduğunu belirterek, ekonomiye yönelik eleştirilerini sürdürdü. "Pazar artıklarından yiyecek toplayan anneler, çöplerden toplayan anne-babalar. Bunlar olmaz, yanlıştır diyoruz" diyen Kılıçdaroğlu, "Sevgili Erdoğan, eğer istiyorsan gel sen de gez oralarda. Sen de gör nasıl toplandığını. Gelebilirsen. Türkiye'yi nasıl bir hale soktuğunu görmek istiyorsan gel oraya. Gelebilir mi? Gelemez. Saray'da oturanlar Türkiye gerçeğini görmek istemiyorlar" ifadelerini kullandı.

26 Ocak 2021 Salı, 13:44
CHP lideri Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: Saray'da oturanlar Türkiye gerçeğini göremez
Abone Ol google-news

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. 

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları:

Biz saraylar için mücadele etmiyoruz. Biz esnaf kazansın, kantinci kazansın bunun mücadelesini veriyoruz. Halkın sorunu varsa bunu çözmek bizim görevimiz. Milletvekili arkadaşlarıma bu bağlamda yürekten teşekkür ederim. Ocak ayı bizim için zor bir ay çok fazla anmalar var. Terör mücadelesinde yazdığı yazılar için hayatı sonlandırılan aydınlar için. Hrant Dink, Uğur Mumcu, Gaffar Okkan hepsi bir ocak gününde şehit edildiler. Dolayısıyla biz karanlığa ışık tutanlarımızı saygı ve seygiyle anıyoruz. 

AFYON KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI 

Afyonkarahisar'da yapılan bir kentsel dönüşüm çalışmasını eleştiren CHP lideri, "Afyonda bir kentsel dönüşüm kararı alınıyor. Milletvekili arkadaşımız burayı izliyor. 5 Şubat 2021 tarihinde ihale yapılacak erteleniyor Mart ayına. Arsalarda değer takdiri yapılıyor. Metrekaresi 400 TL ile bin 750 TL arasında burada oturan insanlar günlük yaşayan insanlar. Bunlara kimse sahip çıkmaz düşüncesiyle çok düşük fiyatlara. Milletvekilimiz araştırdı. Mezarlıkta metrekaresi daha pahalı. Bunlarda vicdan da yok. Toplantı yapılıyor bu insanlar isyan ediyor. 'Haksızlığa uğradık' diyorlar. Vatandaşın hakkını tek başına savunacaksın yiğit bir insan olarak. Biz de senin arkanda olacağız.

"AK PARTİ NE YAPMAK İSTEDİ DE CHP ENGEL OLDU?"

AK Parti'ye oy veren kardeşlerime seslenmek istiyorum. Burada onlarla samimi bir görüşme yapmak istiyorum. AK Parti'ye oy verdiniz 19 yıldır iktidar oldular. Tek başına oldular. Hiçbir zaman bir vatandaşıma dönüp de neden AK Parti'ye oy verdin diye özel bir yargılama yapmadım ama şu soruyu sormanın vakti geldi. Ak Parti ne yapmak istedi de Cumhuriyet Halk Partisi engel oldu? Bizi niye eleştiriyorsunuz? Bir haklı gerekçe ortaya koyun. Efendim tarihte şunlar bunlar oldu. E tarihte olmuşsa olmuş kardeşim. Sen geleceğe bak. Geleceği inşa edeceksin. Vatandaş sana görevi niye verdi? Geleceği inşa et diye. 19 yıl çarpı 365 tek hedef var CHP. Ne yaptık? Bir şey yaptık evet, hatalarını, yolsuzluklarını açıkladık tek tek. Bu bizim hakkımız ya. O vatandaşın hakkını kim savunacak arkadaş. Müsaade edin de hapsi biz göze alalım ve eleştirelim sizi. Bir daha soruyorum AK Parti'ye oy veren bütün kardeşlerimize. CHP oy verip iktidar yaptığınız AK Parti'nin yapmak istediği önemli bir şeyi biz ne zaman, nerede engelledik? Yok böyle bir şey. 

19 yıldır tek başına iktidardalar mı? Evet. İstedikleri kanunu çıkarıyorlar mı? Evet. Hatta sabah çıkardıkları kanun bakıyorlar yanlış, öğleden sonra değiştiriyorlar. Biz uyarıyoruz. Her yerde uyarıyoruz. Kim adına? Millet adına. Bizi eleştiriyorlar. Eleştirebilirler ama biz haklıyız. İstedikleri kararnameyi çıkarıyorlar mı? Bakın Resmi Gazete'ye her gün Cumhurbaşkanlığı kararnameleri çıkar. Biz mi engel oluyoruz? Her alanda atama yapıyor mu? Yapıyor. İstedikleri kişiye, istedikleri ihaleyi veriyorlar mı? Veriyorlar. Biz eleştiriyor muyuz? Eleştiriyoruz. Kim adına? Tüyü bitmemiş yetim adına. 

Dedik ki, yeni dersliklere ihtiyaç var, dedik ki bize milli emlaktan adres gösterin biz okul yapacağız. Ona bile sırt döndüler. Biz yapacağız dedik, ver arsayı belediyelerimiz yapacak dedik. Bunu bile yapmadılar, kibir yüzünden. Allah'ın izniyle bu Firavunları göndereceğiz.

Saray'da işsizlik yok. İşsizlikle mücadele ediyorlar mı? Hayır. Neyi konuşuyorlar, Erdoğan ağzını açıyor aynı şeyler, bakanlar ağzını açıyor aynı şeyler. 

Erdoğan açıklama yapıyor, "Bazı dostlar diyor ki dükkanlar kapanıypr, şirketler kapanıyor. Kapanan falan yok her şey ortada" Saray'dan bakınca her şey açık. Bütün lüks var. Dükkanlar kapandı. Ben hayret ediyorum ya, bunlar nasıl devlet yönetiyor ? Hiç değilse Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Gazetesi, var hiç olmazsa ona bakın. 202 yılında 99 bin 588 esnaf ve meslekten sicilden terkini istedi. Böyle bir insan devleti yönetemez. Halkından habersiz olan, Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetemez. Günde ortalama 273 esnaf ve sanaatkar dükkanını kapatıyor. Hala diyor ki nereden çıkardınız bunları diyor. Kendi yarattığı ekonomiden habersiz. 

"ESNAFI BATIRAN ADAM RECEP TAYYİP ERDOĞAN"

Bu ara bir de 'adam' tartışması çıktı. Bu kadar zavallılığı, bu kadar acizliği hiç görmemiştim, tanık da olmamıştım. Ama ben sana 'adam' diyorsam bir şey söyleyeyim, esnafı batıran adam Recep Tayyip Erdoğan. Doğru mu? Yüzde yüz doğru. Esnafı sen batırdın. Herkes bunu bilmeli. Biz zaman zaman gazete ve televizyonlarda yer alan fotoğrafları kullanıyoruz. Biz çekmiyoruz. Pazar artıklarından yiyecek toplayan anneler, çöplerden toplayan anne-babalar. Bunlar olmaz, yanlıştır diyoruz. 

"TÜRKİYE'Yİ NASIL BİR HALE SOKTUĞUNU GÖRMEK İSTERSEN GEL"

Sevgili Erdoğan, eğer istiyorsan gel sen de gez oralarda. Sen de gör nasıl toplandığını. Gelebilirsen. Türkiye'yi nasıl bir hale soktuğunu görmek istiyorsan gel oraya. Gelebilir mi? Gelemez. Saray'da oturanlar Türkiye gerçeğini görmek istemiyorlar. 

Erdoğan'a sormak isterim, AK Partili kardeşlerime de sormak isterim, AK Parti'ye oy veren kardeşlerime de sormak isterim. Günlük 47 liraya nasıl geçinilir? Ama Saray sosyetesi oturuyorsunuz oradan ahkam kesiyorsunuz. CHP, halkın partisidir ve halkın sorunlarını dile getirecektir.

Sanıyorlar ki Erdoğan'ın verdiği talimat her yerde geçer. Senin talimatın pazarda geçer. Ekonominin kendi kuralları varıdr, bütün dünyada böyle. Efendim Erdoğan talimat verdi fiyatlar düşecek. E düşmedi? Niçin, Erdoğan devlet yönetmeyi bilmiyor. Devlet terbiyesi nedir bilmiyor. Erdoğan acaba mazot fiyatını biliyor mu? İlaç fiyatını biliyor mu acaba. Kredi faizleri, faiş fiyatlarla köprüden geçenlerin derdini bilmiyorlar. Bunların dövizle ne alakası var diyorlar. Ekonomiyi bilmiyorlar, bunların tamamı dövize bağlı.

HALK EKMEK AÇIKLAMASI

Gözleri o kadar kararmış ki, İBB yoksul semtlerde ekmek büfesi kurmak istiyor, AK Parti ve MHP karşı. Niye karşısınız kardeşim, fakir fukara ucuz ekmek alsa ne olur? İlla CHP yapmasın. Belediyeler yardımı yapmasın... Eğer CHP'li belediyeler olmasaydı, bugün Türkiye daha büyük sorunlarla karşı karşıyaydı. 

AŞI TEPKİSİ

Çin'den aşı getirdiler. Eskiden biz aşı üretirdik. Çocuklarımıza aşı yapardık. Şimdi dışarıdan aşı alıyoruz. Bunların kendi internet sitelerinde bir açıklama var." Aşı üretim sorunun çözümü için Türkiye'de yeni teknoloji uygun bir aşı ve serum üretim tesisi kurulmasıyla mümkün iken, bu yatırım yapılmayıp, yerine kısa dönem için daha az maliyetli görünen aşı ithalinin benimsenmesi Türkiye'yi aşı üreten ve ihraç eden konumundan, aşı ihtiyacını dış ülkelerden karşılayan bir ülke konumuna getirmiştir." Kendimiz yapıyorduk eskiden. 

İRFAN FİDAN'IN AYM ÜYELİĞİ

Bilgi hırsızlığı yapan kişiye Anayasa Mahkemesi'ne üyelik veriyoruz. Hırsızları yargılayacak. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir düzen. İrfan Fidan 107 oyla seçildi. 20 günlük bir adam Yargıtay'a gelmiş, 20 günde bu 107 kişi bunu nasıl tanıdı? Talimat aldılar, 107 kişi Yargıtay'ın yüz karasıdır. 

İçişleri Bakanlığı bir genelge yazıyor, bütün valiliklere hepiniz suç duyurusunda bulunun, dava açın diyor. Dava açmazsanız namertsiniz! Hepiniz militansınız, hepiniz yolsuzluğun militanısınız, ahlaksızlığın militanısınız.

MELİH BULU TEPKİSİ

Üniversiteler sıradan kuruluşlar değildir. Bugüne kadar bir yardımcı dahi bulamadın. Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde sayın Parlar, bir dönem rektörlüğe atandı. Fakat itiraz etti. Güven oyu isteyeceğim dedi. Kendi bölümünde çok az bir farkla güven oyu almaz. Benim bölümümde bile çok az bir farkla bile olsa güven yoksa bunu kabul edemem dedi. Boğaziçi Üniversitesi'nin yeni atanan rektörü de bu tarihsel olaydan ders çıkarmalıdır. Kavgaya gerek yok, ben bu görevi bırakıyorum. Görevi bıraktığınız zaman bilgiye ve bilime olan saygınız artacaktır. Herkes sizi böyle anacaktır. Kendisine böyle bir tavsiyem var.