CHP'li milletvekillerinden ortak yazılı açıklama

Suriye'yi ziyaret eden CHP milletvekilleri, hükümetin, Reyhanlı'daki saldırılarla CHP'yi ilişkilendirmeye çalıştığını iddia ederek, ''Hükümetin sorumluluğu bu kadar net ve ortada iken CHP ve milletvekillerine saldırmak acizliğin, çaresizliğin ve tükenmişliğin bir göstergesidir'' dedi.

31 Mayıs 2013 Cuma, 16:20
Abone Ol google-news

CHP'den, farklı tarihlerde Suriye'ye giden milletvekilleri ortak yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Reyhanlı'da gerçekleştirilen terör saldırısı ile ilgili CHP'ye yönelik "her türlü nezaketten uzak, ağır saldırılarda bulunduğu, tehdit ettiği, hedef gösterdiği, terörle, teröristlerle ilişkilendirmeye çalıştığı" ileri sürüldü.

Hiç kimsenin CHP'yi ve milletvekillerini bu şekilde suçlamaya, terörle ilişkilendirmeye ve hedef göstermeye hakkı olmadığı belirtilen açıklamada, "Özellikle Suriye'de savaşan silahlı muhalif militanlara her türlü desteği veren, kollayıp koruyan ve onlarla işbirliği yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hiç değildir'' denildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Savaş çığırtkanlığı yaparak, silahlı gurupları destekleyerek, sınırları yolgeçen hanına çevirerek bu terör saldırılarına zemin hazırladınız. Bizler 'barış' dedikçe sizler savaş çığırtkanlığı yaptınız.

İçine düştüğünüz Ortadoğu bataklığında debeleniyorsunuz, battıkça saldırıyorsunuz. Gaziantep, Cilvegözü, Akçakale, Reyhanlı ve diğer bütün patlamaların siyasi sorumlusu sizlersiniz. Şoförün, mihmandarın, çaycının, tavukçunun, balıkçının arkasına saklanarak bu sorumluluktan kurtulamazsınız. Terör saldırılarını önlemek ve bu ülkede yaşayan bütün vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak sizin görevinizdir. Yoksa bu ülkeyi başkası mı yönetiyor Sayın Başbakan?

Esad'la fotoğraf çektiren de ailece tatil yapan da 'kardeşim' diyen de sizsiniz, ne çabuk unuttunuz? Suriye'de üç ay tutuklu kalan ve kaderine terk ettiğiniz bir gazetecimizi ailesine ve özgürlüğüne kavuşturmamızı bile içinize sindiremediniz. Suriye'ye yaptığımız bütün ziyaretler basın ve medya önünde cereyan etmiştir. Dışişleri Bakanlığı bilgilendirilmiş ve Suriye Devleti'nin resmi makamlarına başvuru yapılarak ziyaretler gerçekleştirilmiştir. Bu ziyaretlerin amacı da hedefi de bellidir. Bu ziyaretler sonrasında hazırlanan raporlar hem basın ve medyayla hem de Dışişleri Bakanlığı ile de paylaşılmıştır. Yandaş basınınızı kullanarak dedikodular üzerinden bu ziyaretleri yasa dışı göstermeye çalışamazsınız.

Patlamadan hemen sonra, henüz deliller toplanmadan, şüphelilerin ifadesi alınmadan muhalif gurupları akladınız, olaya suçlu yaratma telaşına düştünüz. Gizlilik kararı verilen soruşturma hakkında basın ve medyada insanları suçlu ilan edip linç ettiniz, yargılama ve soruşturma sürecine müdahale ettiniz. Ceza hukukunun temel ilkesi olan 'Suçluluğu ispat edilinceye kadar herkes masumdur' ilkesini çiğnediniz. Mahkemenin gizlilik kararını ihlal ettiniz. Yargının yerine geçerek suçluları aklama yoluna girdiniz. Jandarma istihbaratının raporlarına rağmen saldırıyı engelleyemediniz. Sansür kararı aldınız, mobese ve kamera kayıtlarını toplattınız ve bütün bu basiretsizliğinizin faturasını CHP'ye kesmeye çalıştınız."

Terör saldırılarının gerçek faillerinin bir an önce bulunması istenilen açıklamada, "Hükümet bu konuda samimi ise derhal bir araştırma komisyonu kurulması kararı almalıdır. Hükümetin sorumluluğu bu kadar net ve ortada iken CHP ve milletvekillerine saldırmak acizliğin, çaresizliğin ve tükenmişliğin bir göstergesidir. Hükümet suçluluk psikolojisi ve telaşı içindedir" ifadelerine yer verildi.