Cindoruk: Yaralı demokrasinin hazin hikayesi

DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, bugün kuruluşunun 26. yılını dolduran DYP'nin hikayesinin "sakat ve sakar demokrasinin bir hikayesi" olduğunu söyledi. Cindoruk, "Biz demokratlığımızı ispat etmek zorunda değiliz. Kimileri iftira da edebilir, kimileri döner 'darbeci' de diyebilir, ama biz bu sözlerden tedirgin olmayız" dedi.

23 Haziran 2009 Salı, 11:34
Abone Ol google-news

DYP'nin 26. kuruluş yılı, DP Genel Merkezi'nde düzenlen törenle kutlandı. Törene bir çok partilinin yanısıra, DYP'nin ilk Genel Başkanı Yıldırım Avcı, parti kurucuları olan eski Bakanlardan Nait Menteşe, Ali Şevki Erek, Hasan Ekinci, Bekir Sami Daçe ve TBMM eski Başkanı İsmet Sezgin de katıldı.

Törende bir konuşma yapan, DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, "DYP'nin hikayesi bizim sakat ve sakar demokrasimizin bir hikayesidir" dedi. DYP'nin tarihsel sürecini anlatan Cindoruk, genel merkez binasında ilk olarak 68 kurucuyla BTP'nin kurulduğunu belirterek, "16 Mayıs 1983'te bu mahzende, bu binada biz BTP'yi açtık. 16 Mayıs'ta kurduk, 31 Mayıs günü 79 sayılı tebliğ ile o zamanki Milli Güvenlik Konseyi partiyi kendilerinin yürürlüğe koyduğu Anayasa'ya aykırı biçimde kapattı, bizi de Zincirbozan'a kapattı" diye konuştu.

DYP'nin ise 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in isim babalığı ile Zincirbozan'dan kurulduğunu söyleyen Cindoruk, "DYP o mahzenden garnizona taşındı. Bir askeri garnizonda kurulan ilk parti Doğru Yol Partisidir. Düşünüyor musunuz tarihte 16 Mayıs'ta BTP'yi kuruyorsunuz, 31 Mayıs'ta onu kapatıyorlar siz yılmıyorsunuz; 23 Haziran 1983'te yani bir ay içinde ikinci partinizi kuruyorsunuz ve ülke çapında örgütleniyorsunuz" dedi.

Cindoruk, 1983'te başlayan kuruluş hikayesini, "yaralı demokrasinin hazin hikayesi"ne benzeterek şunları kaydetti: "Bu macera, 1991'de şu sonucu verdi; bir başbakan çıkardık, bir meclis başkanı çıkardık, bir cumhurbaşkanı çıkardık 1993'te, bir başbakan çıkardık tekrar 1993'te. Bu mahzenden çıktı bunlar. Bu direnişin her sayfasında hukuk var, hak var. Bir tek gün biz, Sayın Demirel hiçbirimiz hakkın dışında, hukukun dışında bir mücadele benimsemedik. Her şeyi hak içinde yaptık ve yaparken de çok dikkatli davranarak Türk devletine Türk ordusuna zarar vermemeye uğraştık. Darbeciyle Silahlı Kuvvetleri ayırdık, Silahlı Kuvvetlerle değil, darbe yapanla darbeciyle mücadele ettik, darbe hukukuyla mücadele ettik ve başarıya ulaştık."
 

'Tılsım, çağdaş, sağduyucu bir anayasadır'

Cindoruk, "konuşan Türkiye yasaksız Türkiye" sloganlarının yanı sıra henüz gerçekleştirilememiş olan sivil demokrasinin tam gerçekleştirilmesi gerektiğini belirterek, kendilerinin demokratlıklarını ise ispat etmek zorunda olmadıklarını söyledi. Cindoruk,"Kimileri iftira da edebilir, kimileri döner 'darbeci' de diyebilir, kimileri döner özgürlükler ve haklardaki yaptığımız savunmayı unutabilirler ama biz içimize sinmiş olan demokrat ruhumuzu kimseyle tartışmayız ve bu sözlerden tedirgin olmayız" diye konuştu.

Cindoruk partililere şöyle seslendi:"Gelin tılsımı beraberce ortaya koyalım. Tılsım demokratik bir rejim ve hür demokrat bir Türkiye ortaya koyan çağdaş, sağduyucu bir anayasadır. Önümüzdeki günlerde işimiz bu olmalıdır. Anayasanın güvenceye aldığı bireyler, Anayasanın güvence altına aldığı cumhuriyet, Anayasanın güvence altına aldığı demokrasi. İşte aradığımız budur."