Cumhuriyet bilgesini uğurladı

Tedavi gördüğü hastanede önceki gün hayatını kaybeden Türkiye'nin aydınlanma savaşçısı, Cumhuriyet ile adı özdeş, Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı ve İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk için bugün İstanbul'da törenler düzenlendi. Değerli yazar şiddetli yağmura aldırış etmeden törene katılan binlerce seveninin eşliğinde yarın (24. Haziran) toprağa verileceği Hacıbektaş'a uğurlandı. Cumhuriyet Gazetesi önünden bugün saat 23.00'da kalkacak otobüslerle İlhan Selçuk sevenleri Hacıbektaş'a hareket edecek.

23 Haziran 2010 Çarşamba, 05:52
Abone Ol google-news

Tedavi gördüğü hastanede önceki gün yaşamını yitiren Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk için, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda tören düzenlendi. Törene yurdun dört bir yanından çok yoğun düzeyde katılım oldu. Her yaştan billerce yurttaş yazarı son yolculuğuna uğurlamak için erken saatlerden itibaren salonu doldurdu. Sunuculuğunu tiyatro sanatçısı Rutkay Aziz'in yaptığı tören, saygı duruşuyla başladı. Aziz, Selçuk'un "Japon Gülü" kitabından bir parça okudu. Daha sonra sahneye çıkan Erdal Erzincan sazıyla bir türkü seslendirdi. Törende Cumhuriyet gazetesi yazarlarından Alev Coşkun söz aldı. Coşkun, İlhan Selçuk'tan alıntılar yaparak Cumhuriyet Gazetesi'nin tarihini anlattı.

İlhan Selçuk'un fotoğraflarının konuşmalar boyunca sahnedeki ekranda gösterildiği törende, Selçuk'un gazetenin 85. yılında yaptığı konuşmanın banttan yayınlanması ve Balbay'ın mesajının okunması, salondakiler tarafından uzun süre alkışlandı.

Törende piyanist besteci Fazıl Say, "Kara Toprak" eserini ve yazarımız İlhan Selçuk için hazırladığı doğaçlama eseri çaldı. Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’ndaki törenin ardından İlhan Selçuk'un cenazesi, binlerce kişinin katıldığı törenin ardından alkışlarla ve kırmızı karanfillerle gazetenin Şişli’deki merkez binasına getirildi.

Selçuk, Turhan Selçuk'un yanına defnedilecek

İlhan Selçuk, yarın öğlen (24.Haziran), Hacıbektaş’ta, ağabeyi Turhan Selçuk’un yanında, Mahsuni Şerif’in mezarı ile Âşık Veysel, Pir Sultan Abdal ve Yunus Emre’nin heykellerinin bulunduğu Çilehane bölgesindeki Yıldızlar Mezarlığı’nda defnedilecek.

Yıldız: Güle güle İlhan abi, güle güle

Selçuk’un cenazesi gazetenin Şişli’deki merkez binası bahçesinde ve sokakta toplanan binlerce kişi tarafından alkışlar ve sloganlarla karşılandı. Sağanak yağışa karşın, Selçuk’un sevenleri uzun süre bahçedeki tören yerinden ayrılmadı. Burada konuşma yapan gazetenin Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız, İlhan Selçuk’u yağmurlu bir günde uğurlama görevinin kendisine düştüğünü dile getirerek şunları söyledi: “Bugün İlhan Selçuk’u uğurluyoruz. Bu uğurlama görevini de ben üstlendim. Belki de görevlerin en zoru İlhan Abi’yi buradan yağmur altından uğurlamaktı. İlhan Abi bilge kişiliğiyle yazılar kaleme almış ve penceresinden bizlere, okurlara seslenmişti. O pencere hep aydınlıktı ve daima demokrasi yolunu gösteriyordu. İlhan Abinin evi gazetesiydi, bizler de çocuklarıydık. Hasta yatağında bile her zaman ‘çocuklar nasıl?’ diye sorardı. Gazeteye, cumhuriyete bir şey olmasın diye titizlenir, kaygılanır, geleceğe hep umutla bakardı. Yaşamı sade, yalın ve insan sıcaklığı ile doluydu. İlhan Abi bizlere çok şey öğretti. En önemlisi de bu bayrak yarışını sürdürmeyi, gelecek kuşaklara aktarmayı öğretti. Evet İlhan Abi çocukların sana veda etmiyor, okurların sana veda etmiyor. Yalnızca  ‘güle güle’ diyorlar. Güle güle İlhan Abi güle güle...”

Yıldız’ın konuşmasının ardından Selçuk'un cenazesi CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran ve CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek ile gazetemiz çalışanları tarafından omuzlara alınarak cenaze aracına konuldu. Selçuk’un naaşı, cenaze aracıyla korumaları ve gazetemiz çalışanlarının eşliğiyle, karanfiller ve gözyaşları içinde alkışlarla Hacıbektaş’a uğurlandı.

İlhan Selçuk'u anlattılar

Coşkun: Basın şehitlerinin son halkası

Selçuk’un sevenlerinin salona sığmadığı törende ilk konuşmayı Cumhuriyet Vakfı İkinci Başkanı Alev Coşkun yaptı. Coşkun konuşmasında, Cumhuriyet gazetesinin üç döneme ayrıldığını belirterek, bunlardan birinin de, Selçuk’un gazeteyi yeniden sevenleriyle birlikte ayağa kaldırdığı ve kurumsallaştırdığı dönem olduğunu söyledi. İlhan Selçuk’un bilge bir kişi, aydınlanma felsefesini özümsemiş bilge bir yazar olduğunu vurgulayan Coşkun, “İlhan Ağabey sağlık şikayetin yoktu. Daha çok yaşayacaktın, ama 2008’in 1 Mart gecesi sabaha karşı 04.00’te evini bastılar, her tarafı talan ettiler. Aldılar seni nezarete götürdüler. Oysa devlet sana koruma tahsis etmişti, nereye gittiğin nerde kaldığın belliydi. Çağırsalar polise de gidecektin, savcıya da gidecektin. Nezarethanede 48 saat uyumadan kaldın, savcılıkta saatlerce sorgu verdin, terör örgütünün başı olmakla suçlandın. Ülken için her şeye katlanan yorgun bedenin, bu son duruma isyan etti. Sana karşı yapılan bu haksız muameleye tahammül edemedi. Aramızdan ayrılışına yol açan acı ve hüzünlü süreç böyle başladı. Bu yüzden sen basın şehitlerinin parlayan en son halkasısın” diye konuştu.

Emekli Orgeneral Çetin Doğan

Törenin yapıldığı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’na eşiyle birlikte katılan Balyoz soruşturması kapsamında tutuklanan ve bir süre önce serbest bırakılan Emekli Orgeneral Çetin Doğan, salona girmesiyle uzun süre ayakta alkışlandı. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Orgeneral Doğan, Selçuk’un sağlığının Ergenokon soruşturması sırasında gözaltına alınmasıyla bozulduğunu ve ölümünde bu sürecin etkili olduğunu söyledi. Doğan özetle şunları söyledi: “Ben onun 50 yıldır sadık bir okuyucusuyum. Bende ilk iz bırakan ABD’ye ilişkin gözlemleriydi. Gerçekten bu medya halkın medyası olmayınca, bilgi kirliliği ile ne yapılacağını insanlar bilemiyor. Bir korku imparatorluğu kuruluyor bazı yerlerde. İşte Türkiye’nin halini de görüyorsunuz. Sonuçta Türkiye, büyük bir yurtseverini kaybetti. Ama bu topraklar verimli ve inanıyorum ki daha yüzlerce İlhan Selçuk’lar ondan güç alarak, ondan hız alarak yetişecektir bu topraklarda. Son dönemlerde çok üzülmesinin de etkisi var. İnsanın gerçekten yüreği kaldırmıyor. Selçuk’un da eminim ki kendi şahsı için değil, ulusun Türkiye’nin düştüğü durumla ilgili bütün üzüntüleri oluştu. Ve bu üzüntüler insanı kahrediyor. Ama her kayıp ulusumuza bir şeyler kazandırıyor inancındayım. Benim, benimle ilgili olayla ilgili ilk çıktığımda bir şiir okumuştum: Ben yanmasam, sen yanmasan nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa... Evet, çıra gibi yandı ama büyük bir çınar ağacı, çok kişiyi aydınlattı yüreğiyle.”

DSP Genel Başkanı Masum Türker

İlhan Selçuk Türkiye için büyük bir kayıp. Kendisi biz öğrenciyken dinlemekten zevk aldığımız, görüşlerinin peşinde koştuğumuz, devrimci, ilerici, Türkiye’de solun olmazsa olmaz olduğunu en iyi savunan aydınlanmacılardan biridir. Ama son zamanlarda özellikle Ergenekon meselesinde rahmetli İlhan Selçuk’un karıştırılmış olması hepimizi üzmüştür.

CHP Genel Sekreteri Önder Sav

Sayın İlhan Selçuk yeri kolay doldurulacak insanlardan biri değil. Bir döneme damgasını vuran düşün adamlarımızdan birisiydi. Eğilmeden, bükülmeden ödün vermeden yazdı. Arkasında lekesiz bir şöhret bırakarak ayrıldı. Demokratik laik Cumhuriyet’in, Atatürk ilke ve devrimlerinin gelişmiş, coşkulu bir düşün adamını, bir dostumu kaybetmiş olmanın üzüntüsü içindeyim. Sıradan bir insan değildi, sıra dışı bir insandı. Bedel ödeyen insanlardan biriydi. İnsanlık tarihi bedel ödetenleri değil, bedel ödeyenleri hatırlayacak. İlhan Selçuk da böyle bir değerdi, bir ulu çınardı.

CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek

İlhan Selçuk Cumhuriyet’in öğrencisi, daha sonraki kuşakların yani bizlerin de başöğretmeniydi. İlhan Selçuk’tan her şeyin ötesinde Atatürk devrimciliğini öğrendik. Biz başöğretmenimizi kaybettik. Türkiye’nin başı sağolsun.
Eskişehir Büyyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen: Kurtuluş Savaşından bugüne Türk ordusu bağımsızlık, aydınlanma ve demokrasi sürecinde, satılık, kiralık ve dönek, kara mürekkepli kalemlerin yanında İlhan Selçuk, cesur, ışıklı, dev bir kalem abidesiydi. Yeni ve gelecek kuşaklar onun çektiklerini ve yazılarını kendileri için bir güzergah olarak takip etmeliler.

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül

Önemli bir yazar önemli, bir düşünürdü. Kendisine Allah’tan rahmet, tüm sevenlerine dostlarına başsağlığı diliyorum. Çok dürüst bir insandı. Onun yazdığı yazılardan hepimizin ders alması lazım.

Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna

İlhan bey basın camiasının abisi olduğu kadar düşünce dünyasının da önemli bir ismiydi. Kendisi para pul peşinde koşmak yerine fikir ve ideallerinin peşinde koştu. Selçuk çok sevilerek yaşadı ve herkesin sevgi seli içerisinde de öbür dünyaya intikal ediyor. Çok güzel bir olgu bu. Kendisine Tanrı’dan rahmet niyaz ediyorum, nur içinde yatsın. Fikirlerini, görüşlerini takip eden milyonlarca insanın onun yolundan ilerleyeceğine inanıyorum.

Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen

Acımız çok büyük. O bir önder, bir devrimci ve Türkiye aydınlanmasının sayılı insanlarından bir tanesiydi. Tüm güzellikleri üzerinde toplamış bir insan, bir önder ve liderdi. Bundan sonra birçok insan onun ilkeleriyle yaşayacak. Türk ulusunun başı sağolsun.

Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk

Sevgili İlhan Selçuk’u, belki de Türkiye’nin kendisine en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde kaybettik. Çünkü bütün hayatını demokrasiye, insan haklarına ve Türkiye’de Cumhuriyet’in yaşamasına adamış olan bir kişinin Cumhuriyet’in, demokrasinin en çok tehlikede olduğu, en çok tartışıldığı bir dönemde kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Kendisi zaten eserleriyle hiçbir zaman unutulmayacak. Saygıyla anıyoruz. Son dönemde yaşadıklarına baktığımızda, Türkiye açısından son derece üzüntü verici, utanç verici bir tablo yaşandı.

Hızlan: Derin yazıyordu

Hürriyet gazetesi yazarı Doğan Hızlan da yaptığı konuşmada Türk basınında yarım yüzyıl “eksen” olmanın sorumluluğunun ancak doğru bildiği yoldan giden insanın başarısı olduğunu belirtti. Hızlan, “İlhan Selçuk yaşamı boyunca ne şaşırdı ne de şaşırttı. Bir çok insana yazı yazmayı öğretti. Derin yazıyordu. Müthiş bir üslupçuydu. Onu okuyan, anlayabilen, Türkiye’nin durumunun müthiş bir grafiğini görürdü. İlhan Selçuk’un yaşadıkları ve yazdıkları arasında hep bir paralellik ve saydamlık vardı” dedi.

Dr. Beşir Doster

Herkes yazardı ama İlhan Selçuk farklı yazardı. MÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Barış Doster: İlhan Selçuk hem aydınlanma bilgesi, hem Cumhuriyet çınarı, hem de emeğin, eşitliğin, bağımsızlığın yiğit savunucusu olarak daima yüreklerde ve belleklerde yaşayacak.

Sanatçı Kadir İnanır

Ben İlhan Selçuk’u Yüzbaşı Selahattin'in Romanı ile tanıdım. Her zaman saygıyla, bir gün olsun yazılarını eksiltmeden okudum.

Tiyatrocu Şerif Sezer:

İlhan Ağabey benim dünya görüşümün mimarıydı. Dünya görüşümün yönlenmesini sağladı genç yaşımda. Son dönemde yaşadıkları çok acı. O hiç haketmediği muameleye maruz kaldı. Ülkesini çok seven biriydi ve ülkesi için de hep savaştı.

Gazeteci Uğur Dündar

Benim İlhan Ağabey’le çok eskiye dayanan bir hukukum var. Hatta 2001 krizinde, bunu çok kimse bilmez, Mustafa Denizli ile birlikte, ben o sırada işsizdim ama, bir kenarda biraz param vardı. İlhan Ağabey’i aradım ve dedim ki, İlhan Ağabey, biz bu paraları aslında zor günler için kazandık, olur ya gazetenin senet ödemede zorlukları çıkabilir, bilin ki biz Mustafa Denizli ile birlikte yanınızdayız. Bu parayı da seve seve Cumhuriyet için harcarız. Çok teşekkür etti bana. En son da gözaltına alındıktan sonra, serbest kaldığı gün, Emre Kongar hocamızla birlikte, Yalçın Bayer de oradaydı. Evini ziyaret ettim, evde uzun uzun sohbet ettik. Ben ilk kez gidiyordum evine, evindeki mütevazi görünüm beni çok etkilemişti. Ben bambaşka bir atmosfer hayal ediyordum.

Sirmen’den AKP’ye ampul göndermesi

Cumhuriyet gazetesi yazarı Ali Sirmen’in, “Turhan Selçuk’un en düzenli ev kadınlarını bile kıskandıracak düzendeki evinin duvarında, bir tablo gördüm. Fonda bir ampul odayı aydınlatıyor. O zamanlar ampul karanlığın değil aydınlanmanın aracıydı” diye başladığı konuşması salondan büyük alkış aldı. 1930’larda dahi İlhan Selçuk’un küçük bir çocukken babasına Cumhuriyet gazetesi okuduğunu anımsatan Sirmen, “İlhan Selçuk her zaman aydınlanmayı, Cumhuriyet’i, bağımsızlığı, emeği, insan sevgisini ve dürüstlüğü savundu” dedi.

"O aydınlanmanın ordusuydu"

Törende Selçuk anısına bir konuşma yapan Emre Kongar, "O aydınlanmanın ordusuydu, Onun çok şapkası vardı, filozof ve köşe yazarı şapkası... Tam bir hümanistti" dedi.

CHP Genel Sekreteri Önder Sav ise  "Aydınlarımızın baskı görmediği çağdaş bir demokraside buluştuğumuz zaman Selçuk'un ruhu şad olacaktır" dedi.

Erinç: Unutmayacağız...

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve gazetemiz yazarlarından Orhan Erinç de, Selçuk’un gazetecilik yaşamının örnek alınması gerektiğini söyledi. Gazeteciliği özel çıkarlara alet etmemeyi Selçuk’un bir yaşam biçimi olarak benimsediğini belirten Erinç, “Biz gazeteciler kendisini örnek sayıyoruz. Cumhuriyet gazetesinin bugüne ulaşmasında Selçuk’un önemli katkıları vardır. Son dönemde İlhan abinin çizdiği yolda yürüme konusunda hem cumhuriyet çalışanları ve okurlarının ellerinde bir mihenk taşı vardır. O mihenk taşı da İlhan Selçuk’un belirlediği yayın ilkeleridir. Kendisini TGC olarak saygı ile selamlıyorum. Kendisini unutma olanağımız olmadığını da birkez daha vurguluyorum” dedi. 

Çetinkaya: Devrimci ruhun yaşam biçimimiz olacak

Cumhuriyet gazetesi yazarı Hikmet Çetinkaya da özetle şöyle konuştu: “Bizim yolculuğumuz uzun bir yolculuktu. Kimi kez hüzün kimi kez sevinç. Merhaba onurlu ve devrimci yüreğiyle mücadele eden İlhan Abi. Merhaba, sözde değil özde Atatürkçüler, solcular, sosyalistler merhaba. Aydınlanma devrimine inanan, Sıvas’ta diri diri yakılan aydınların çocukları, eşleri anaları merhaba, merhaba Mustafa Balbay, merhaba, Tuncay Özkan, Doğu Perinçek, merhaba. İlhan Selçuk, Susurluk’taki devlet içindeki örgütlü silahlı güç ortaya çıktığı gün yazdığı yazılar, güneydoğudaki faili meçhullerde yazdığı yazılar, din, dil, mezheb ayrımı gözetmeden laik cumhuriyet çatısında yaşayan İlhan Selçuk merhaba. Bizim uzun yolculuğumuz bitmedi. Bu uzun yolculuğumuz devam edecek. Demokrasi, temel hak ve özgürlükleri sonuna kadar savunacağız. Emekçilerin yanında olan kimliğimizden çekinmeyeceğiz. Devrimciyiz, sosyalistiz, özde Atatürkçüyüz. Tarikatçıların şemsiyesi altında Atatürkçülük yapanlardan hiç değiliz. Yunus Nadi, Nadir Nadi’nin çizdiği yolda ödün vermeden devam edeceğiz. Senin devrimci ruhun bizim yaşam biçimimiz olacaktır.”

İlhan Selçuk’un gücü

Cumhuriyet gazetesi yazarı Şükran Soner de, İlhan Selçuk’un siyasi iktidar tarafından “başı ezilmek istenen düşman” olarak görüldüğünü belirterek, “İlhan Selçuk nasıl bir güçtür ki siyasi parti lideri olmamasına, örgütlerin başında bulunmamasına karşın başı ezilmek istenmektedir. İlhan Selçuk bir tehdit algılamasıyla yok edilmesi, başı ezilmesi gerekenlerin başında görülüyor. 12 Mart’ta, 12 Eylül’de ve bugün yaşamının her döneminde başının ezilmesi için yapılmayacak şeyler yapılmıştı” diye konuştu.
 

BALBAY'DAN İLHAN SELÇUK'A VEDA

Çelebi: Cumhuriyet öksüz, sahipsiz kalmayacak

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, “ölüm kalleştir ve geri dönülmezdir” sözleriyle başladığı konuşmasında, salona duygu yüklü anlar yaşattı.  Selçuk’un, kendilerinin yol haritasını belirlediğini, bu konuda ödün vermemiş, dik durmayı becermiş önemli bir önderleri olduğunu vurgulayarak, “Yaşadığı talihsiz gün evine gelen polislere çay ısmarlama hümanistliğini de üstlenen birisi. Emekçiler açısından  Pencere’sini sürekli emekten yana, demokrasiden yana, insan haklarından yana, laiklikten yana, Cumhuriyet'ten yana bize açmıştır. Bu ülkenin gerçek aydınlarına, cumhuriyetçilerine açmış ve bizimle paylaşmıştır. Bu aşamada özellike demokrasi dışı yaklaşımlara karşı mücadele vermiş. Ziverbey’de bunu en etkin sonun kadar savunmuş ve ödün vermemiş. 12 Eylül hukukuna karşı ödün vermememiş bir insanan demokrasi dışı hareket bu ülkenin ayıbıdır. Utan, utan, utan. Biz cumhuriyet okurları olarak o Pencere’de öksüz kaldık ama asla Cumhuriyet öksüz, sahipsiz kalmayacak” diye konuştu.

Tarık Akan’ın senaryosu

Alkışlar altında konuşmasını yapan sanatçı Tarık Akan da yazdığı senaryoyu kürsüden şöyle aktardı: “Bu senaryoda, ben bir ülkenin başbakanıyım, altımda son model Mercedesim var. Makam aracı olarak kullanıyorum. Benim ülkemde on binlerce savcı varken ben o arabamı bir savcıya hediye ediyorum ve savcının kulağına eğiliyorum, bunu siz duymuyorsunuz. Ertesi gün tutuklamalar başlıyor, kötü bir senaryo ama maalesef gerçek bir senaryo.”

Tanilli'nin mesajı

Rutkay Aziz, Server Tanilli’nin Selçuk için yazdığı yazıyı okudu. Tanilli’nin yazısında, “İlhan Selçuk aydınlanma felsefesine 1970’leri izleyen yıllarda da savunmuştur, ölürken de bu felsefeye bağlıydı” dedi.

"İlhan Selçuk ölümsüzdür"

Yazarın cenazesi binlerce kişinin eşliğinde alkışlarla Şişli'deki gazete binasına geldi. Şiddetli yağmura aldırış etmeden gazetenin binası önünde yurttaşlar "Türkiye laiktir laik kalacak", "Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek", "Mustafa Kemal'in askerleriyiz", "İlhan Selçuk ölümsüzdür", "Yurtsevenler çıkacak hesap soracak", "Hükümet istifa", "Türkiye seninle gurur duyuyor", "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganları dikkat çekti.

 

Törenlere çok sayıda siyasi, gazeteci ve sanatçı da katıldı.

Törene katılanlar arasında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, Yönetim Kurulu üyesi Turgay Olcayto, CHP Genel Sekreteri Önder Sav, CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, Anayasa Hukuku Profesörü. Prof. Dr. Süheyl Batum, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, DSP Başkanı Masum Türker, Eski Başbakan Yardımcılarından Murat Karayalçın, Mehmet Faraç, emekli Orgeneral Çetin Doğan, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Kamil Tekin Sürek, Meclis eski başkanı Hikmet Çetin, DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, Hürriyet gazetesi yazarı Doğan Hızlan, YÖK eski Başkanı Erdoğan Teziç, Sanatçı Tarık Akan, Kadir İnanır, Tiyatrocu Genco Erkal, Işık Yenersu, Güvenç Dağdeviren, Şerif Sezer, Macide Tanır, yazar Hikmet Altınkaynak, ressam Mehmet Güleryüz, Piyanist besteci Fazıl Say, İşadamı Rahmi Koç, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay, eski TSYD Başkanı Onur Belge, Gazeteci Sedat Ergin, Orhan Birgit, Oral Çalışlar, Uğur Dündar, Ergin Konuksever, şair Sait Maden, Eray Canberk Araştırmacı Gürol Sezen, TSYD eski Başkanı Onur Belge, Cumhuriyet gazetesi yazarları İbrahim Yıldız, Utku Çakırözer, Ahmet Oruçoğlu, Çetin Yiğenoğlu, Hakan Kara, Hikmet Çetinkaya, Orhan Bursalı, Egemen Berköz, Celal Üster, Hikmet Bila, Özlem Yüzak, Egemen Berkök,  Mümtaz Soysal, Emre Kongar, Güray Öz, Zeynep Oral, Erol Manisalı, Erdal Atabek, Ümit Zileli dikkat çekti. 

"İlhan Selçuk'un katili Gladyo"

Tören salonundaki yoğun katılım nedeniyle salona giremeyen yurttaşlar töreni, fuayede kurulan ekranlardan izliyor. İşçi Partililer bina önünde "İlhan Selçuk'un katili Gladyo" yazılı pankartlar taşıdılar.

Eğitim derneklerine bağış

Tören sırasında bina girişinde kurulan Türk Eğitim Vakfı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Çağdaş Eğitim Vakfı standları sayesinde bu derneklere çok sayıda bağış yapıldı.

 

TÖRENDEN FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ

FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

İlgili haberler için tıklayınız;

İLHAN SELÇUK'U KAYBETTİK

YOL ARKADAŞLARI SELÇUK'U ANLATTI

SELÇUK BU KARELERLE YAŞAYACAK

İLHAN SELÇUK'UN CUMHURİYET'TEKİ İLK YAZISI

'ATATÜRKÇÜ KİMLİĞİ İLE BÜYÜK BİR BOŞLUĞU DOLDURUYORDU'

İLHAN SELÇUK'UN SON YAZISI

'DÜŞÜNCELERİNDEN ÖDÜN VERMEYEN BİR YİĞİTTİ'

SELÇUK'UN YAŞAMINI YİTİRDİĞİ HASTANEYE ZİYARETÇİ AKINI