Cumhuriyetin Cumhuriyetinde 97 yıl

Cumhuriyetimiz, Türkiyemizin ufkundaki Atatürk güneşidir. Ulusal varlığımızın siyasal güvencesi, sonsuza değin bağımsız yaşama istencimizin simgesidir.- ATATÜRK’ümüzün Türk gençliğine “Sonsuza dek koruyup yücelterek yaşatmak görevini damarlarındaki soylu kana yollama yaparak verdiği CUMHURİYET onun en kutsal armağanı, hepimizin en büyük ulusal ve siyasal değeri, varlığımızın dayanağı, özgün ve onurlu simgesidir.

29 Ekim 2020 Perşembe, 05:30
Cumhuriyetin Cumhuriyetinde 97 yıl
Abone Ol google-news

Yekta Güngör Özden

ESKİ ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI

“Ya istiklal ya ölüm!” diyerek zamanın çok olumsuz koşullarını göğüsleyip “erdemdir” nitelemesini yaptığı Cumhuriyeti başarılı açılımları ve atılımlarıyla siyasal bir nakış gibi işlemiş, siyasetten hukuka, sanayiden ekonomiye, bayındırlıktan kara, deniz–hava–demiryollarına, eğitimden spora devrimlerle dünyaya benimsettiği genel yapımızla güven toplamıştır. Öyle ki Kurtuluş Savaşımızda yenilen Yunanistan, Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermiştir. Bu aşamayla uluslararası ünü hepimize kıvanç duyuran düzeye yükselmiştir. Cumhuriyet, siyasal bir düzen, yönetim biçimi, ıra (karakter) ve nitelik olmaktan öte onurlu bir yaşam biçimi, varlık ve yükseliş yapısıdır. Atatürk bizim kutup yıldızımız, onurumuz, gücümüz, amacımız, ereğimiz, yüreğimizdir. onun yurdumuz Türkiye’yi ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kazandırarak ulusal yaşamımıza katkısı ve geleceği kapsayan yönelişi hepimizin varlık güvencesidir.

EN DEĞERLİ EMANETİMİZ...

Bu nedenlerle kimi zaman atılımlarına engel olmaya çalışan önündeki kara bulutları da geçerlik tanımayarak silip süpürmüştür. Asya’ya sürülerek yok edilmek istenen bir ulusun kurtarıcısı, yepyeni bir dünya devletinin kurucusu olarak tarihteki ışıklı yerini almış, Türk ulusunun yüreğine gömülmüştür. Onun bize onur veren en değerli, en kutsal emaneti Cumhuriyeti sonsuza değin yaşatıp yüceltmek hepimizin yaşam koşuludur, en büyük görevi ve sorumluluğudur. Osmanlı İmparatorluğu’nun ihanetle sona eren varlığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla gerçekleşen ulusal yapıyla büsbütün tarihin kara sayfalarına gömülmüştür. Türk ulusunun soyunun değerlerini yansıtan devrimci gelişmelerle aldığı yol, uluslararası alanda övgülerle karşılaşmış, barış için oluşturulan ortak kurullarla Atatürk’ün öncülük yaptığı ilişkiler kurulmuştur.

BİR İLKE, BİR ÜLKÜ, BİR KURUM, BİR TÜRKİYE

Günümüzde Atatürk’e, eserlerine ve ilişkilerine karşı kimilerinin gerici, çıkarcı, yıkıcı, yadsıyıcı (inkârcı), hatta suçlayıcı yaklaşımı, insanlık adına utandırcı içeriktedir. Atatürk’ün değerini bilmeyenlerin insanlık nitelikleri ve değeri tartışılır. Savaşın kartalı, barışın güvercini olarak beynini güneş, yüreğini bayrak yapmış bir Türk büyüğüdür. Bağımsızlık, özgürlük, eşitlik, ulusal egemenlik, yurtseverlik, uygarlık, çağdaşlık, bilimsellik, hukuksallık, soyluluk, onur, erdem, ahlak, özgüven, dayanışma, ilke ve ülkü anıtıdır. Cumhuriyetin kurucusudur. Tüm seçkinliği ve değerleriyle büyük ve eşsiz bir önderdir. Bir ilke, bir ülkü, bir kurum, bir Türkiye’dir. Bizim için bir dünyadır. Cumhuriyetimiz, Atatürk’ün kurduğu çağdaş, siyasal yapıdır. Yalnız siyasal biçim değil, bir niteliktir. Yeniden doğuştur. İnsanlık ve yurttaşlık kurumu olarak hepimizin gözbebeğidir. Demokratik yaşamın güvencesidir. Bekçisi, Türk ulusudur.