Demirtaş: Saldırının çekilmeyle ilgisi yok

Reyhanlı'daki saldırının çekilme süreciyle ilgisi olmadığını belirten Demirtaş, "Bu; hükümetin ucu açık dış politikasından, barışı hedef almayan dış politikasından kaynaklandı" dedi.

16 Mayıs 2013 Perşembe, 06:46
Abone Ol google-news

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bir grup gazeteciyle sohbetinde Reyhanlı saldırısı ve Kürt sorunu konusunda yürütülen süreçle ilgili soruları yanıtladı. Demirtaş’ın değerlendirmeleri ana başlıklarıyla şöyle:

Saldırı Suriye politikası kaynaklı: Reyhanlı olayı, doğrudan çözüm sürecini hedefleyen bir saldırı olarak görülmüyor. PKK’nin çekilmesini durdurmak değil, dolaylı bir etkisi vardır. Sırf onu hedefleyen çevreler Reyhanlı’yı seçmezdi. Mesaj Suriye, Türkiye politikasıdır. Mesajın ulaşması için Reyhanlı seçildi. Sayın Başbakan başta öyle değerlendirdi ama bize göre saldırının yerini düşününce, Suriye meselesi ile bağlantısı aşikâr. Hükümet bu konuda tedbirleri halkı da taciz etmeden almak zorunda. Sınır güvenliğini iyi düşünmek lazım. Çok sayıda aktörün at koşturduğu yere dönüştü Türkiye. Bu hükümetin ucu açık dış politikasından, barışı hedef almayan dış politikasından kaynaklandı.

Mezhep çatışması uyarısı: Reyhanlı Arap-Sünni kimliği ile öne çıkan bir bölge. Herkes dikkatli olmalı. Suriye’deki meseleyi buraya taşımak için bu tür şeyler yapılabilir. Türkiye’de bazı çevreler doğrudan Alevi, bazıları da Sünni taraftayız diye gösteriyor.

Çekilme: Genelkurmay, “Çekilenleri görmedik” diyor. Çekilenler de onları görmemiş. “Gördük, gidiyorlardı, el salladık” diyebilirler mi? Kendileri güvenlikten sorumlu siyasetten sorumlu, bir kurum değil.

İmralı’ya yeni ziyaret: Eve dönüş konusu üçüncü aşamanın konusudur. O zaman geldiğinde tartışmak doğru olur. Şimdi tartışmanın kimseye faydası yok. Bu acil bir konu değil, öncelikli değil. Çekilmenin belirli bir aşamasında Kandil, İmralı ziyareti olabilir. Üçüncü aşama geldiğinde tartışılacak konulardır.

Federasyon talebi var mı?: Federasyon istemek suç değil, özerklik yanlış bir şey değil. Valiler seçimle mi işbaşına gelecek, tartışmak lazım. Ülke 81 vilayete bölünmüş durumda. Bölmüşsünüz denmiyor. Biz de idari bir yapı öneriyoruz. 20 bölge meclisi olsun demek bölmek değil. Hiçbir önerimiz Türkiye’yi bölmeye dönük değil. Halkın katılımını artıracak demokratik modeller öneriyoruz.

CHP İmralı’ya sorsun: Çözüm Komisyonu eğer süreci tümüyle yönetmek, hâkim olmak istiyorsa ilgili taraflarla niye görüşmesin? CHP bu yüzden girsin diye ısrar ettik. Gitsin İmralı’yı dinlesin. Pazarlık, senet sepet yapıldı mı görsünler. Biz gittik. Yapılmadığını gördük. Varsa da yoksa da gelip anlatsınlar. Toplumun değişik kesimlerini dinleyebilirler. Bunlarla sınırlı olmaması gerekir. Çözmek için hükümete atacağı adımlar önermeli.