Eczacılar Birliği, ilaç alım protokolünü feshetti

Türk Eczacıları Birliği Başkanı Erdoğan Çolak, hem Sosyal Güvenlik Kurumu hem de Maliye Bakanlığı ile imzalanmış olan ilaç alım sözleşmelerini feshettiklerini açıkladı. 2 Şubat'tan itibaren ilaç ödemeleri sosyal güvence kapsamından çıkacak, ilaç paralarının cepten ödenmesi gündeme geldi.

02 Ocak 2009 Cuma, 11:31
Abone Ol google-news

Türk Eczacıları Birliği (TEB) Başkanı Erdoğan Çolak, uzunca bir süredir Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve SGK ile arasındaki sorunların çözümü için birçok adım attıklarını söyleyerek , "Defalarca Bakanlık ve Kurum yetkilileri ile sorunlarımızın uzlaşma temelinde çözülmesi için temaslarda bulunuldu. Bu temasların hiçbirinde bürokratlarımızdan çözüme yönelik bir yaklaşım görmedik. 21 Aralık'ta sesimizi duyurmaya çalıştık; ancak bu sese de kulak verilmedi; hatta vatandaşın sağlık hakkı ve eczacıların meslek hakkı için mücadele eden bizler, ideolojik davranmakla suçlandık" dedi.

TEB Başkanı Çolak, bugün itibariyle sözleşmesizlik dönemine geçiş sürecine girildiğini belirterek "Bu süreçte sorumluluğu bulunanları; sağlık hizmetinin sağlık çalışanları tarafından meslek onuruna yakışır bir şekilde sunulmasını sağlamak için ellerini taşın altın koymaya davet ediyoruz. Çünkü biz yıllardır bu taşın altında ezilerek üstümüze düşen fedakarlığı fazlasıyla gerçekleştirdik" diye konuştu.

TEB Başkanı taleplerini ise şöyle sıraladı:  "Muayene ücretinin eczaneler aracılığıyla tahsili uygulamasının sonlandırılması, Türk Eczacıları Birliği'ne verilen sözleşme yapma yetkisinin mutlak olarak tanınması, 6197 sayılı yasa değişikliğine ilişkin yasa tasarısından eczacı-eczacı ortaklığının geri çekilmesi, avans uygulamasının hayata geçirilmemesi, yüzde 100 ödeme yapılması, kamu kurum ıskontoları yükünün eczacı üzerinden kaldırılması, eczanelerin 1'inci basamak sağlık kuruluşu olarak değerlendirilmesi, reçete dağıtım sisteminin devamı, hastanelerde eczacı istihdamı sağlanması, günübirlik tedavi uygulamasının kaldırılması ile reçete onay sisteminin kesintisiz ve verimli çalışmasının sağlanması gerekmektedir."

Yeşil kart için devlet 350 milyon YTL borçlu

TEB Başkanı Çolak, ödemelerin de zamanında gerçekleştirilmediğini ifade ederek "Yeşil Kart ödemelerinde 2007 yılından devreden alacakların miktarı 350 Milyon TL'dir. Konsolide bütçe ve Yeşil Kart geri ödeme sürelerindeki bu gecikme ve ödemelerde yaşanan diğer sıkıntılarla eczaneler ciddi bir ticari riskin altına sokulmaktadır. Yerine getirilmeyen sözleşme hükümleri nedeniyle, hem SGK ile hem de Maliye Bakanlığı ile imzalanmış olan sözleşmeleri fesh etmeye karar vermiş bulunuyoruz" dedi.
 

SGK'ya ihtar

Toplantının ardından TEB Merkez Heyeti olarak Noter'e gideceklerini ve SGK ile TEB arasında imzalanmış olan Protokol'ün hükümleri gereği aralarındaki sözleşmeyi feshetmek üzere ihtarname göndereceklerini bildiren TEB Başkanı Çolak, şunları söyledi:
"Yani bundan tam bir ay sonraki 'sözleşmesiz' döneme geçiş sürecini başlatacağız. Sözleşmesiz dönemin ne olduğu açıktır. Ortada bir sözleşme olmadan, bir tarafın diğer tarafa hizmet sunması mümkün değildir. Yani, sosyal güvenlik kapsamındaki vatandaşlar, 1 Şubat 2009 tarihinden sonra serbest eczanelerden TC Kimlik Numaraları veya karneleri ile ilaç alamayacaklar. Her ilacın parası fiş veya fatura karşılığı tahsil edilecektir. Bu sözleşmesizlik döneminin sorumlusu Türk Eczacıları Birliği değil, taleplerimize kayıtsız kalan bürokratların uzlaşmaz tavırlarıdır. Tleplerimizin karşılanmasını, SGK ile birlikte uzlaşı ortamında 2009 İlaç Alım Protokolünün imzalanmasını ve vatandaşa ilaç hizmeti sunmaya devam etmeyi istiyoruz. Bu konuda Başbakanımız başta olmak üzere, kamuya sağlık hizmeti sunumundan sorumlu olanları bu görevlerini yerine getirmek üzere harekete geçmeye çağırıyoruz."
 

"İdeolojik davranmıyoruz"

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan TEB Başkanı Erdoğan Çolak, tepkilerinin ve düzenledikleri mitingin ideolojik olduğu yönündeki iddialara de cevap verdi. TEB Başkanı Çolak, 21 Aralık'taki mitingde her görüşten insan olduğunu söyleyerek "Büyük bir kısmı eczacıydı ve her görüşteki eczacı vardı. Bunun ideolojik olarak nitelendirilmesi mitingin üzerine gölge düşürmeye çalışmaktırç. Ancak eczacılar o gün orada gölge düşürülmesine izin vermediler. Ayrıca her zaman somut taleplerimizi dile getiriyoruz. İdeolojik olsaydı oturur sağlık sisteminin eleştirisini yapardık" dedi.

TEB Başkanı Çolak, taleplerini çeşitli kanallarla iletmeye çalıştıklarını belirterek şöyle devam etti: "Milletvekilleriyle de görüşüyoruz. 2 Şubat'tan itibaren olacakları göz önüne getirdiğimizde gerçekten kritik bir nokta. Vatandaşların bunu anlamakta zorluk çekeceğini biliyoruz. TEB'e saldırılar olacağı da biliyoruz. Ancak gücümüz kalmadı. Biz yaşamak istiyoruz. yaşamadan yaşatamayız. 2005'e kadar yılda 70-80 eczane kapanırken, 2005'te 400, 2006'da 700, 2008'de ise 850 eczane kapanmış. Bu da yaşadığımız sıkıntıların önemli bir göstergesi. Biz bu insanları nasıl ilaçsız bırakacağız diye kara kara düşünüyoruz. Huzursuzuz. Ancak yapabileceğimiz bir şey de yok. Sonuçlarına katlanacağız."