Eğitim-Bir-Sen'den yetkililik iddiası

Eğitim-Bir-Sen, eğitim hizmet kolunda 195 bin 670 üyeyle 2011 yılının "genel yetkili" sendikası olduğunu ilan etti.

27 Mayıs 2011 Cuma, 09:27
Abone Ol google-news

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, sendikacılığı "kavga zemininde rekabetten, rekabet zemininde hizmet" sendikacılığına dönüştürme iddiası ve ısrarı ile çıktıkları yolda ortaya kondukları özverinin Eğitim-Bir-Sen'i zirveye taşıdığını ifade ederek, "Değer merkezli, çözüm odaklı, özlük ve özgürlük temelli, sadece tenkit eden değil, teklif de üretebilen bir yaklaşımla sürdürülen hak arama mücadelesinde Eğitim-Bir-Sen, kendine gösterilen teveccühün altında kalmayıp 'yetki'nin hakkını verecektir" dedi.

Sendikacılığın, haksızlıklara ve adaletsizliklere karşı "hayır" diyebilmek ve mücadele etmek olduğunu kaydeden Gündoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Meşru haklar ile yasal haklar arasındaki makası daraltmak için özlük; darbeseverlere karşı darbesavar duruşuyla da özgürlük mücadelesi veren Eğitim-Bir-Sen, özgürlüklerin genişlediği oranda ekmeğin de büyüyeceğine inanmaktadır. Öfke ve sloganın yerine aklın ve bilimin öne çıkarılması gereken sendikal kulvarda, insanların sağlıklı değerlendirme yapabilmesi, iş yapan ile gürültü çıkaranı ayırabilmesi, ancak demokrasinin teneffüs alanlarının genişlemesiyle mümkündür. Toplumun bütün kesimlerine hitap eden bir yaklaşımı hayata geçiren Eğitim-Bir-Sen, demokratik iklim ılımanlaştıkça, gücüne güç katmaya devam edecektir."

Türkiye'de ekmeğin büyümesinin yolunun, ekonomik istikrar ve demokrasinin bütün dinamikleriyle kurumsallaşmasından geçtiğini vurgulayan Ahmet Gündoğdu, "Emeğin ve ekmeğin değerini sıfırlayan antidemokratik süreçlerin bir daha yaşanmaması için, 'kuruş değil, duruş sendikacılığı' yaparak farkımızı ortaya koyduk. Ülke demokrasisinin korku tünelinden çıkma sürecinde çetelerin ve paramiliter yapıların ırgatlığını değil, halkın ırgatlığını yapmaya ve iradesini ipotek altına sokanların tutarsızlıklarını deşifre etmeye devam edecek; sorumlu, ilkeli, demokrasiden, özgürlüklerden ve haklıdan yana duruşumuzu muhafaza ederek, hak bildiğimiz yolda yürüyeceğiz" şeklinde konuştu.
Gündoğdu, yıllardır, istikrarı bozma potansiyeli olan ve kontrol altında tutulması gereken yapılar olarak görülen ve hala tam olarak anlaşılamamış olması bir sistem sorunu olan sendikaların, genellikle, etki alanlarını; 'sistemi değiştirmeye teksif etmek' yerine, ücret eksenli taleplere yoğunlaştırdığını dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde periyodik olarak tökezlemesinde sendikaların duruş probleminin de katkısı vardır. Vesayetten arındırılmamış demokrasinin kalıcı kazanımları olmayacaktır. Kazanılmış hakların kaybedilmesi, aslında kurumsallaşamayan demokrasi sorunudur. Her defasında yeniden başlamak zorunda kalınması, çalışanlar hesabına iş yapanlarla, halkla çatışanlarla iş tutanların fark edilmemiş olmasından kaynaklanmıştır. Eğitim-Bir-Sen olarak, gelecek tasavvurumuzda özgür birey, sivil anayasa ve sivil toplumun olduğunu belirtmemiz gerekir."