"En başarısız hükümet Erdoğan hükümeti"

Abdüllatif Şener, "Son 30 yılın ekonomik büyüme rakamları açısından en başarısız hükümeti, 2007 seçimlerinden sonra kurulan 60. Erdoğan hükümetidir" dedi.

31 Mart 2011 Perşembe, 12:24
Abone Ol google-news

Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, büyüme oranları ve siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ekonomik büyüme rakamlarının, siyasal iktidarın neyi yapıp neyi yapmadığını gösterdiğini belirten Şener, TÜİK'in 2010 yılı büyüme rakamlarına göre ekonominin büyüdüğünün ifade edildiğini ancak gerçeğin böyle olmadığını öne sürdü.

Hem 2010 yılı için açıklanan rakamların hem de hükümetin 2007 yılından bu yana izlemiş olduğu politikaların AK Parti hükümetinin başarısızlığını gösterdiğini söyleyen Şener, 2009 yılına göre rakamların büyük olmasına karşın 2008 yılına göre düşük olduğunu dile getirdi.

Şener, 2008 yılında 742 milyar dolarlık bir GSMH varken 2010 yılında bu rakamın 736 milyar dolar olduğunu söyledi. Şener, kişi başı gelirin de 2008 yılında 10 bin 285 dolarken 2010 yılında 10 bin 79 dolara gerilediğini ifade etti.

Türkiye'de özgür basın olmadığını öne süren Şener, bu sebeple gerçeklerin seslendirilmediğini ve rakamların büyük bir başarı gibi sunulduğunu söyledi. Şener, mevcut ekonomik düzenin ''hükümetin yandaşları ve o yandaşların, işbirlikçi yabancılarına yaradığını'' ileri sürdü.

60. Erdoğan hükümeti döneminde ortaya çıkan işsizlik oranının Cumhuriyet tarihinin en yüksek oranı olduğunu ifade eden Şener, Ecevit hükümetinin başarısızlığını ise 1999 Marmara depremi ve 2001 krizi bağlamında değerlendirdiklerini söyledi.


HSYK Atamaları

Abdüllatif Şener, iki gündür HSKY'nın atama kararları kapsamında kişilerin tartışıldığını ancak sistemin konuşulmadığını dile getirdi.

Şener, ''Ergenekon'un 'Öz'ü gitti diye manşetler atılıyor. Savcıların görev yerlerinin değiştirilmesi üzerine lehte veya aleyhte destanlar yazılıyor. Ahmet'e, Mehmet'e takılmanın anlam derinliğini ben keşfedemiyorum. Öğrencilik yıllarımdan beri değişik öğretmenlerim sık sık 'Küçük beyinler kişileri, büyük beyinler sistemi tartışır' derdi. Bu ülkede sistemi tartışan kimse kalmadı. Biri gelir biri gider'' görüşünü dile getirdi.

Şener, ''Zekeriya Öz'ün işin özü olmadığını'' ifade ederek, ''İşin özü, bu ülkedeki hukuk sistemi nedir, nasıldır, vatandaşın hakkını garanti altına alıyor mu, almıyor mu, tartışmamız, konuşmamız gereken bu'' diye konuştu.

Şener, Ergenekon davasının gelinen noktada Türkiye'nin yakın geçmişiyle yüzleşmesini sağlayan bir dava olma niteliğini göstermediğini ifade etti. Şener, ''Faili meçhuller, 28 Şubat ve 27 e-Muhtırası gibi'' konularla yüzleşilmediğini öne sürdü.

Abdüllatif Şener, gazeteci Ahmet Şık'ın kitap taslağının toplatılmasıyla ilgili soruyu yanıtlarken, ''Rahmetli Özal'ın 141, 142 ve 163. maddeleri kaldırdığı günden bugüne kadar bu ülkede düşünce özgürlüğü hiç bu kadar baskı altına alınmamıştır'' dedi.

Şener, Türkiye'nin çağ dışı karanlık bir ortama sürüklendiğini de iddia etti.